Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin Satın Alma Gücü Paritesi (SGP) sonuçlarını yayımladı. Verilere göre Avrupa ülkeleri arasında en yüksek fiyat düzeyine sahip ülke İsviçre olurken, Türkiye 35 ülke arasında 23. sırada yer aldı. SGP, ülkeler arası fiyat düzeyi karşılaştırmalarında kullanılan temel bir gösterge olarak öne çıkıyor.
Türkiye'nin fiyat düzeyi endeksi 63,2
Rapora göre, Türkiye'nin fiyat düzeyi endeksi 63,2 olarak hesaplandı. Bu değer, AB ortalamasının (100) altında kalmakla birlikte, Türkiye'nin Avrupa'nın en düşük fiyat düzeyine sahip ülkeleri arasında yer aldığını gösteriyor. Listenin ilk sırasındaki İsviçre'nin endeks değeri 162,5 iken, en düşük fiyat düzeyine sahip ülke 47,8 ile Arnavutluk oldu. Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerin verileri de dahil edildiğinde, Türkiye'nin sıralaması orta sıralarda yer alıyor.
En pahalı ülkeler ve Türkiye'nin konumu
Avrupa genelinde en pahalı ülkeler sıralamasında İsviçre'yi, 134,1 ile Norveç, 131,5 ile İzlanda, 127,6 ile Danimarka ve 124,8 ile İrlanda takip etti. AB üyesi ülkeler arasında en yüksek fiyat düzeyine sahip ülke ise 123,5 ile Lüksemburg oldu. Türkiye, 63,2 endeks değeriyle Romanya (63,9), Bulgaristan (64,5) ve Yunanistan (65,1) gibi ülkelerle benzer seviyede yer aldı. Economist Intelligence Unit'in Dünya Satın Alma Gücü Endeksi'ne göre Türkiye, 2025 yılında 49. sırada bulunuyor.
Satın Alma Gücü Paritesi nedir?
Satın Alma Gücü Paritesi, farklı ülkelerdeki aynı mal ve hizmet sepetinin fiyatlarının karşılaştırılmasına dayanan bir ekonomik göstergedir. SGP hesaplamalarında, her ülkedeki fiyat düzeyleri AB ortalamasına göre normalize edilir. Bu sayede, döviz kurlarından kaynaklanan yanılsamalar ortadan kaldırılarak gerçek alım gücü karşılaştırmaları yapılabilir. TÜİK verileri, Eurostat metodolojisine uygun olarak hazırlanmış olup, uluslararası karşılaştırmalara olanak tanımaktadır.
Türkiye'nin fiyat düzeyi dinamikleri
Türkiye'de son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ve döviz kuru dalgalanmaları, fiyat düzeyini etkileyen en önemli faktörler arasında. Özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki artış, hanehalkı bütçeleri üzerinde baskı oluşturuyor. Ancak, düşük işgücü maliyetleri ve hizmet sektöründeki rekabet, bazı kalemlerde fiyatların AB ortalamasının altında kalmasını sağlıyor. Raporda, Türkiye'nin konut, ulaştırma ve eğitim gibi temel harcama gruplarında AB ortalamasına göre daha düşük fiyat düzeyine sahip olduğu belirtiliyor.
Ekonomistler, SGP verilerinin uluslararası karşılaştırmalarda önemli bir referans olduğunu ancak tek başına yaşam maliyetini yansıtmadığını vurguluyor. Türkiye'deki düşük gelir seviyeleri ve gelir dağılımındaki eşitsizlik, satın alma gücünün sınırlı kalmasına neden oluyor. Bu bağlamda, TÜİK verileri, politika yapıcılar için önemli bir veri kaynağı sunuyor.