Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 21 Haziran'dan bu yana Avrupa'da etkisini gösteren aşırı sıcak hava dalgası nedeniyle 1300'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Örgüt, sıcaklıkların mevsim normallerinin çok üzerinde seyrettiği bölgelerde okulların kapatıldığını ve elektrik şebekelerinin çökmeye başladığını belirtti. En fazla can kaybı ise İtalya, İspanya ve Almanya'da yaşandı.
Sıcak hava dalgası Avrupa'yı kavuruyor
Avrupa'nın güney ve batı kesimlerinde etkili olan sıcak hava dalgası, hava sıcaklıklarını 45 santigrat dereceye kadar yükseltti. İtalya'da Sicilya ve Sardinya adalarında termometreler 47 dereceyi gösterirken, İspanya'nın Endülüs bölgesinde 46 derece kaydedildi. Almanya'nın bazı bölgelerinde de 40 derecenin üzerinde sıcaklık ölçüldü. DSÖ Avrupa Bölgesel Direktörü Hans Kluge, 'Sıcak hava dalgası, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için büyük risk oluşturuyor. Son bir haftada 1300'den fazla ölüm bildirildi, bu sayının artmasından endişe ediyoruz' dedi.
Okullar kapatıldı, enerji krizi kapıda
Aşırı sıcaklar, günlük hayatı felç etti. İtalya ve İspanya'da birçok şehirde okullar tatil edilirken, dışarıda çalışma saatleri kısıtlandı. Klima kullanımının artmasıyla elektrik talebi rekor seviyelere ulaştı. Fransa'da bazı nükleer santraller soğutma suyu sıcaklıklarının yükselmesi nedeniyle kapasite düşürmek zorunda kaldı. İspanya'da ise elektrik şebekelerinde aşırı yüklenme nedeniyle iki saatlik planlı kesintiler uygulandı. Sağlık yetkilileri, sıcak çarpması vakalarının hastaneleri doldurduğunu ve sağlık sisteminin baskı altında olduğunu bildirdi.
İklim değişikliği ve gelecek uyarıları
Uzmanlar, bu tür aşırı hava olaylarının iklim değişikliği nedeniyle daha sık ve şiddetli hale geldiğini vurguluyor. Dünya Meteoroloji Örgütü, önümüzdeki günlerde sıcaklıkların daha da artabileceği uyarısında bulundu. DSÖ, hükümetlere serinleme merkezleri açma, su dağıtımı sağlama ve risk gruplarını koruma çağrısı yaptı. Avrupa Birliği ise kriz yönetimi mekanizmalarını devreye soktu. Yaşanan bu olay, iklim değişikliği ile mücadelenin aciliyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzun vadede yapısal önlemler alınmazsa, her yaz benzer tablolarla karşılaşılması kaçınılmaz görünüyor.