İstanbul Valiliği, Avrasya Tüneli'nde meydana gelen boru patlaması sonucu oluşan su birikintisi nedeniyle geçici olarak durdurulan araç trafiğinin, saat 20.25 itibarıyla tekrar açıldığını resmen duyurdu. Olayda can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, tünel içerisinde biriken suyun tahliye edilmesinin ardından ulaşım normale döndü. Yetkililer, patlamanın nedenine ilişkin inceleme başlatıldığını belirtti.
Olay nasıl gelişti?
Avrasya Tüneli'nde akşam saatlerinde aniden bir boru patlaması yaşandı. Patlama sonucu tünel içerisinde hızla su birikmeye başladı. Sürücüler zor anlar yaşarken, İstanbul Valiliği ve ilgili birimler hızla müdahale etti. Trafik akışı güvenlik gerekçesiyle durduruldu ve tünel girişleri kapatıldı. Ekipler, suyun tahliyesi için pompalar ve vidanjörlerle çalışma başlattı. Yaklaşık iki saat süren çalışmaların ardından su seviyesi düşürüldü ve tünel yeniden araç geçişine uygun hale getirildi.
Tünelin önemi ve trafik etkileri
Avrasya Tüneli, İstanbul'un Asya ve Avrupa yakalarını deniz tabanının altından birbirine bağlayan kritik bir ulaşım altyapısıdır. 2016 yılında hizmete giren tünel, günde ortalama 100 bin aracın geçişine olanak sağlamaktadır. Bu nedenle tünelde yaşanan herhangi bir aksama, şehir genelinde trafik yoğunluğuna neden olabiliyor. Bugünkü olayda da tünelin kapanmasıyla birlikte D-100 karayolu ve çevre yollarda uzun araç kuyrukları oluştu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi trafik yoğunluğu haritası, akşam saatlerinde tünelin kuzey ve güney girişlerinde yoğunluğun arttığını gösterdi.
Valilik yetkilileri, tünelin yapısal bir sorun olmadığını, patlamanın bakım çalışmaları sırasında meydana geldiğini değerlendiriyor. Tünel işletmecisi şirket tarafından yapılan açıklamada, hasar tespit çalışmalarının sürdüğü ve gerekli onarımların yapılacağı belirtildi. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı.
Bu tür altyapı kazaları, büyük şehirlerde ulaşımın ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle İstanbul gibi trafik yoğunluğunun had safhada olduğu bir metropolde, tüneller ve köprüler gibi kritik geçiş noktalarında yaşanacak en ufak bir aksama, binlerce insanın günlük yaşamını etkileyebiliyor. Yetkililerin, benzer olayların tekrarlanmaması için altyapı bakım ve denetim süreçlerini gözden geçirmesi bekleniyor.