İstanbul Güngören’de 16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın öldürülmesinin ardından ailesine yönelik sosyal medya üzerinden tehdit mesajları gönderildiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada 9 şüpheli hakkında hazırlanan mütalaa mahkemeye sunuldu. İddianamede, şüphelilerin “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “tehdit” suçlarından cezalandırılması talep ediliyor.
Olayın geçmişi ve soruşturma süreci
Atlas Çağlayan, 2022 yılının Eylül ayında Güngören’de bir parkta bıçaklanarak öldürülmüştü. Cinayetin ardından ailenin sosyal medya hesaplarına çok sayıda tehdit ve hakaret içeren mesajlar gönderildi. Ailenin şikâyeti üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 9 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin ifadelerinde, tehdit mesajlarını “tepki göstermek amacıyla” yazdıklarını söyledikleri öğrenildi.
Mütalaada neler var?
Hazırlanan mütalaada, şüphelilerin attıkları mesajlarda Atlas Çağlayan’ın ailesine yönelik ağır hakaretler ve tehditler yer aldığı belirtildi. İddianamede, şüphelilerden 3’ünün “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”, diğer 6’sının ise “tehdit” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor. Ayrıca şüpheliler hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanması da isteniyor.
Savcılık, şüphelilerin eylemlerini “sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen organize bir kampanya” olarak nitelendirdi. Mütalaada, bu tür tehditlerin toplumda korku ve panik yarattığı, ailenin psikolojisini olumsuz etkilediği vurgulandı.
Aile avukatından açıklama
Atlas Çağlayan’ın ailesinin avukatı, mütalaayı değerlendirirken, “Müvekkillerimiz, oğullarının acısını yaşarken bir de tehdit ve hakaretlere maruz kaldı. Bu süreçte adaletin yerini bulmasını umuyoruz. Sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Toplumsal boyut ve benzer davalar
Atlas Çağlayan cinayeti, Türkiye’de çocuklara yönelik şiddet ve sosyal medyada nefret söylemi tartışmalarını yeniden gündeme taşımıştı. Uzmanlar, bu tür tehditlerin özellikle mağdur aileler üzerinde yarattığı travmaya dikkat çekiyor. Benzer davalarda mahkemelerin verdiği caydırıcı cezaların önemi vurgulanırken, sosyal medya platformlarının da bu tür içerikleri denetleme sorumluluğu hatırlatılıyor.
Davanın ilk duruşmasının önümüzdeki haftalarda İstanbul Adliyesi’nde görülmesi bekleniyor. Kamuoyu, mahkemenin vereceği kararı merakla bekliyor.