Yunanistan, son yıllarda hız verdiği silahlanma programına bir yenisini ekledi. Başbakan Kiriakos Miçotakis başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Konseyi (KİSEA), Aşil Kalkanı adı verilen ve yaklaşık 4.2 milyar Euro değerindeki savunma paketini onayladı. Paket, hava savunma sistemlerinden fırkateynlere, mühimmattan elektronik harp sistemlerine kadar geniş bir yelpazede silah ve ekipmanı kapsıyor.
Paketin içeriği ve kapsamı
KİSEA toplantısında alınan karara göre, 4.2 milyar Euro'luk paket öncelikle hava savunma kapasitesinin güçlendirilmesini hedefliyor. Bu kapsamda, İsrail yapımı David's Sling (Davud Sapanı) ve Spyder hava savunma sistemlerinin yanı sıra, ABD'den temin edilecek Patriot bataryalarının modernizasyonu da yer alıyor. Ayrıca, Yunanistan'ın mevcut F-16 savaş uçaklarının Viper seviyesine yükseltilmesi ve yeni tip fırkateyn alımı için bütçe ayrıldı. Paket içerisinde denizaltılar için torpido ve güdümlü mermiler, kara kuvvetleri için zırhlı araçlar ve insansız hava araçları da bulunuyor.
Stratejik bağlam ve bölgesel etkiler
Yunanistan'ın bu dev savunma harcaması, Ege'deki güç dengesi ve Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları bağlamında değerlendiriliyor. Atina yönetimi, özellikle Türkiye ile yaşanan gerilimlerin ardından askeri caydırıcılığını artırma kararlılığında. Miçotakis hükümeti, 2020 yılında Fransa'dan 18 adet Rafale savaş uçağı satın almış, 2021'de ise 3 adet Belharra sınıfı fırkateyn için anlaşma imzalamıştı. Aşil Kalkanı paketiyle birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya oranı yüzde 3'ün üzerine çıkacak. Bu oran, NATO'nun yüzde 2 hedefinin oldukça üzerinde. Uzmanlar, Yunanistan'ın bu hamlesinin bölgede silahlanma yarışını tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Yunanistan'ın bu adımı, AB ve NATO içinde de tartışma yarattı. Bazı Avrupalı müttefikler, borç kriziyle boğuşan bir ülkenin bu kadar büyük bir savunma harcaması yapmasını eleştirirken, ABD ve Fransa gibi ülkeler Atina'nın güvenlik endişelerini anlayışla karşılıyor. Savunma analistlerine göre, Yunanistan'ın bu hamlesi, özellikle hava savunma alanında önemli bir boşluğu doldurmayı hedefliyor. Ülke, halihazırda S-300 ve TOR-M1 gibi Rus yapımı sistemlere sahip olsa da, bu sistemlerin bakım ve yedek parça sorunları nedeniyle Batı menşeli sistemlere yöneliyor. Paketin finansmanı ise kamu borcu üzerinden yapılacak ve ödemeler 10 yıla yayılacak. Yunanistan Maliye Bakanlığı, bu harcamaların bütçe açığına ek yük getirmeyeceğini, ancak borç stoğunu artıracağını belirtiyor. Bağımsız değerlendirmelere göre, Yunanistan'ın bu silahlanma hamlesi, uzun vadede bölgesel dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip. Özellikle Türkiye ile ilişkilerde yeni bir gerilim kaynağı olabileceği gibi, AB içinde savunma harcamaları konusundaki tartışmaları da alevlendirebilir. Aşil Kalkanı, adını mitolojideki yenilmez savaşçıdan alıyor ancak Atina'nın bu adımının gerçekten bir kalkan işlevi görüp görmeyeceği, önümüzdeki dönemde belli olacak.