Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de ilan ettiği "Deniz Milli Parkı" kararı, Atina yönetimini harekete geçirdi. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türkiye kıyılarına yalnızca 1.5 kilometre uzaklıktaki Meis Adası'na giderek üç günlük sembolik bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretin ardından adaya yerleşecek ailelere yönelik skandal bir teşvik paketi duyuruldu.
Meis'e Nüfuslandırma Teşviki
Yunan hükümeti, Meis Adası'nı "nüfuslandırma" adı altında yeni bir teşvik paketiyle destekleyeceğini açıkladı. Paket kapsamında adaya taşınan ailelere konut yardımı, vergi indirimi, ulaşım sübvansiyonu ve çocuklu ailelere ek mali destek sağlanacağı belirtildi. Atina'nın amacı, adadaki kalıcı nüfusu artırarak bölgedeki egemenlik iddialarını güçlendirmek olarak yorumlanıyor. Miçotakis, ziyareti sırasında yaptığı açıklamada "Meis bizim için sadece bir ada değil, ulusal bir davadır" ifadelerini kullandı. Ancak Türkiye'ye bu kadar yakın bir adada atılan bu adım, Ankara'da tepkiyle karşılandı.
Türkiye'nin Deniz Milli Parkı Kararı
Türkiye, geçtiğimiz haftalarda Doğu Akdeniz'de bir "Deniz Milli Parkı" ilan ettiğini duyurmuştu. Bu karar, Meis Adası çevresindeki deniz yetki alanlarını da kapsayacak şekilde planlandı. Atina, bu hamleyi "uluslararası hukuka aykırı" olarak nitelendirip protesto etti. Türkiye ise kararın kendi kıta sahanlığındaki haklarına dayandığını savunuyor. Deniz Milli Parkı, bölgedeki balıkçılık ve enerji kaynakları üzerinde Türkiye'nin egemenlik haklarını pekiştirmeyi amaçlıyor. Uzmanlar, bu adımın Doğu Akdeniz'deki güç dengesini değiştirebileceğini belirtiyor.
Miçotakis'in Sembolik Ziyareti ve Tepkiler
Miçotakis'in Meis ziyareti, Yunan basınında "tarihi bir duruş" olarak sunulurken, Türkiye'den sert bir dille eleştirildi. Dışişleri Bakanlığı kaynakları, "Meis'e yönelik teşvikler, adanın statüsünü değiştirmeye yönelik provokatif bir girişimdir" açıklamasını yaptı. Yunanistan'ın adaya yerleştireceği ailelerin, Türkiye kıyılarına 1.5 kilometre mesafede yaşayacak olması, bölgede yeni bir gerilim hattı oluşturdu. Miçotakis, adada düzenlenen törende yaptığı konuşmada, "Burada kalıcı bir varlık göstermek zorundayız. Meis'i asla yalnız bırakmayacağız" dedi. Ancak Türk yetkililer, bu tür adımların uluslararası hukukta karşılığı olmadığını vurguluyor.
Arka Plandaki Egemenlik Mücadelesi
Meis Adası, 1947 Paris Antlaşması ile İtalya'dan Yunanistan'a devredilmişti. Ancak adanın Türkiye kıyılarına olan yakınlığı, kıta sahanlığı ve karasuları konularında yıllardır süregelen anlaşmazlıkların merkezinde yer alıyor. Türkiye, Meis'in kendisine ait olmadığını kabul etmekle birlikte, adanın çevresindeki deniz yetki alanlarının kendi kıta sahanlığına dahil olduğunu savunuyor. Yunanistan ise adanın kendi karasuları ve münhasır ekonomik bölgesi içinde olduğunu iddia ediyor. Son dönemde artan sondaj ve araştırma faaliyetleri, iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırmış durumda. Miçotakis hükümeti, adadaki nüfusu artırarak fiili durum yaratmayı hedefliyor. Ancak bu strateji, Ankara'nın sert tepkisiyle karşılaşmış durumda.
Uzman Değerlendirmesi: Gerilim Tırmanıyor
Uluslararası ilişkiler uzmanları, Türkiye'nin Deniz Milli Parkı kararı ile Yunanistan'ın nüfuslandırma teşvikinin karşılıklı restleşme olduğunu belirtiyor. Doğu Akdeniz'deki doğalgaz rezervleri ve stratejik konum, iki ülke arasındaki rekabeti körüklüyor. Meis Adası'na yönelik teşvikler, Yunanistan'ın AB ve ABD'den destek arayışını da hızlandırabilir. Ancak Türkiye'nin bölgedeki askeri varlığı ve sondaj gemileri, Atina'nın hamlelerini sınırlıyor. Önümüzdeki günlerde konunun NATO ve AB zirvelerinde gündeme gelmesi bekleniyor. Miçotakis'in 1.5 kilometre yakından yaptığı çağrı, aslında ne kadar zor bir durumda olduğunu gösteriyor.