Yunanistan yönetimi, Doğu Akdeniz’deki dengeleri değiştiren Mekke İttifakı’na karşı Mısır’ı kendi ittifak hattında tutma çabasını sürdürüyor. Türkiye’nin de içinde yer aldığı ittifaka karşı Atina, Kahire ile askeri, enerji ve diplomatik bağları güçlendirmeye odaklanmış durumda. Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis’in önümüzdeki dönemde Mısır’a yapacağı ziyaret ve iki ülke arasında imzalanması planlanan anlaşmalar, bu çabanın somut adımları olarak öne çıkıyor.
Mekke İttifakı ve Doğu Akdeniz’de Değişen Denge
Türkiye, Mısır, Libya, Cezayir, Tunus, Ürdün, Irak, Lübnan, Suriye, Sudan, Somali, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman, Kuveyt, Fas, Moritanya, Yemen, Filistin ve Cibuti’nin katılımıyla oluşturulan Mekke İttifakı, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da yeni bir işbirliği zemini yaratıyor. İttifak, enerji, ticaret, güvenlik ve savunma alanlarında ortak projeler öngörüyor. Yunanistan ise bu oluşumun dışında kalarak, bölgesel etkisini korumak için alternatif ortaklıklar geliştirmeye yöneliyor.
Atina’nın en kritik hamlesi, Mısır’ı bu ittifakın dışında tutmak veya en azından Kahire’nin ittifak içindeki aktif rolünü sınırlamak. Mısır, hem enerji kaynakları hem de jeopolitik konumu nedeniyle Doğu Akdeniz’de kilit bir aktör. Yunanistan, Mısır ile 2020’de imzaladığı deniz yetki alanı anlaşmasını genişletmeyi ve savunma işbirliğini derinleştirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda ortak tatbikatlar, savunma sanayi işbirlikleri ve Doğu Akdeniz’de doğalgaz arama faaliyetleri öne çıkıyor.
Atina’nın Diplomatik Hamleleri ve Askeri İşbirliği
Yunanistan, son yıllarda Mısır ile ilişkilerini stratejik bir ortaklık seviyesine taşıdı. 2020’de imzalanan deniz yetki alanı anlaşması, iki ülke arasındaki işbirliğinin temel taşı oldu. Ardından gelen savunma anlaşmaları ve ortak tatbikatlar, Atina’nın Kahire’yi kendi güvenlik mimarisine entegre etme çabasını gösteriyor. Yunanistan ayrıca Mısır’ın Doğu Akdeniz Gaz Forumu’ndaki rolünü destekleyerek, enerji alanında da işbirliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Miçotakis hükümeti, Mısır’a yönelik diplomatik trafiği yoğunlaştırmış durumda. Dışişleri Bakanı Nikos Dendias’ın Kahire ziyaretleri ve karşılıklı üst düzey görüşmeler, ilişkilerin sıcak tutulmasını sağlıyor. Atina, ayrıca Avrupa Birliği nezdinde Mısır’a yönelik mali ve teknik desteğin artırılması için lobi faaliyetleri yürütüyor. Bu çabalar, Mısır’ın Mekke İttifakı’na yönelmesini engellemeyi veya en azından ittifak içindeki konumunu dengelemeyi hedefliyor.
Askeri alanda ise Yunanistan ve Mısır, ortak tatbikatlarla operasyonel uyumu artırıyor. “Medusa” ve “Ptolemy” gibi tatbikatlar, iki ülkenin deniz ve hava güçlerini bir araya getiriyor. Ayrıca Yunanistan, Mısır’a savunma sanayi ürünleri tedarik etme ve ortak üretim projeleri geliştirme peşinde. Bu işbirliği, Atina’nın Türkiye’ye karşı bölgesel bir denge unsuru oluşturma stratejisinin parçası.
Mısır’ın İkilemi: Batı ile İlişkiler ve Bölgesel Baskılar
Mısır, bir yandan Yunanistan ile ilişkilerini derinleştirirken, diğer yandan Mekke İttifakı’na katılarak bölgesel işbirliğinden de geri kalmıyor. Kahire’nin bu çift yönlü diplomasisi, ekonomik ve güvenlik çıkarlarını çeşitlendirme arayışından kaynaklanıyor. Mısır, özellikle doğalgaz rezervlerinin paylaşımı ve deniz yetki alanları konusunda Türkiye ile yaşadığı anlaşmazlıklarda Yunanistan’ı bir denge unsuru olarak görüyor. Ancak Mekke İttifakı, Mısır’a Arap dünyası ve İslam coğrafyasıyla daha güçlü bağlar kurma imkânı sunuyor.
Mısır’ın ekonomik sıkıntıları ve dış finansman ihtiyacı, dış politikasını şekillendiren önemli bir faktör. Körfez ülkeleri ve uluslararası kuruluşlardan sağlanan destekler, Kahire’nin manevra alanını genişletiyor. Yunanistan ise Avrupa Birliği üyesi olarak Mısır’a yönelik finansal yardımlarda etkili bir aktör. Atina, bu kartı kullanarak Mısır’ı kendi hattında tutmayı amaçlıyor. Öte yandan, Mısır’ın Libya ve Doğu Akdeniz’deki çıkarları, Yunanistan ile işbirliğini zorunlu kılıyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Yunanistan’ın Mısır’ı yakın tutma çabası, sadece ikili ilişkilerle sınırlı değil. Atina, aynı zamanda Fransa, İtalya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerle ortak projeler geliştirerek, Doğu Akdeniz’de çok taraflı bir denge mekanizması kurmaya çalışıyor. Bu kapsamda, Doğu Akdeniz Gaz Forumu ve diğer bölgesel inisiyatifler öne çıkıyor. Yunanistan, Türkiye’nin bölgedeki artan etkisini dengelemek için AB ve NATO içindeki konumunu da kullanıyor.
Mekke İttifakı’nın kurulması, Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini yeniden şekillendirdi. Türkiye’nin öncülüğündeki ittifak, bölgesel işbirliğini genişletirken, Yunanistan gibi ülkeleri yeni arayışlara itti. Atina’nın Mısır’a yönelik diplomatik ve askeri hamleleri, bu yeni denklemde kendine yer edinme çabası olarak yorumlanıyor. Ancak Mısır’ın her iki tarafla da ilişkilerini sürdürmesi, Yunanistan’ın hedeflerine ulaşmasını zorlaştırabilir.
Uzmanlar, Yunanistan’ın Mısır ile ilişkilerini güçlendirmesinin, Doğu Akdeniz’de kalıcı bir istikrar için tek başına yeterli olmadığını belirtiyor. Bölgesel sorunların çözümü için Türkiye’nin de dahil olduğu kapsayıcı platformlara ihtiyaç duyuluyor. Atina’nın Kahire’yi kendi hattında tutma çabası, kısa vadede bazı kazanımlar sağlasa da, uzun vadede bölgesel işbirliğinin önemini koruyacağı değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, Yunanistan’ın Mısır’ı Mekke İttifakı’na karşı kendi yanında tutma stratejisi, Doğu Akdeniz’deki rekabetin bir yansıması. Atina, askeri, enerji ve diplomatik araçlarla Kahire’yi kendi hattında tutmaya çalışırken, Mısır ise çıkarlarını çeşitlendirerek her iki tarafla da işbirliğini sürdürüyor. Bu denge oyunu, önümüzdeki dönemde bölgesel istikrarı ve ittifakların geleceğini belirleyecek.