Yunanistan, Ege ve Doğu Akdeniz'de Türkiye ile yeniden gerilim yaşanabileceği değerlendirmesiyle dört ayrı kriz senaryosu üzerinde çalışıyor. Atina'nın olası bir tırmanma durumunda Girit'in güneyinde karasularını 12 deniz miline çıkarma seçeneğini de gündemde tuttuğu belirtiliyor. Senaryolar, son dönemde artan karşılıklı açıklamalar ve bölgesel jeopolitik gelişmeler ışığında hazırlandı.
Dört Farklı Tırmanma Senaryosu
Edinilen bilgilere göre Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan senaryolar, Ege'de kıta sahanlığı, karasuları, hava sahası ihlalleri ve gayri askeri statüdeki adalar başlıklarını kapsıyor. İlk senaryo, Ege'de araştırma gemileri veya sondaj faaliyetleri üzerinden yaşanabilecek bir kriz. İkinci senaryo, hava sahası ihlalleri ve it dalaşı kaynaklı bir tırmanma. Üçüncü senaryo, gayri askeri statüdeki adalara yönelik askeri konuşlandırma iddiaları. Dördüncü senaryo ise Doğu Akdeniz'de enerji arama faaliyetleri ve deniz yetki alanları anlaşmazlıkları üzerine kurulu.
Atina'nın bu senaryolar kapsamında diplomatik, askeri ve hukuki adımları eş zamanlı yürütmeyi planladığı ifade ediliyor. Özellikle Girit'in güneyinde karasularının 12 mile çıkarılması seçeneği, Yunanistan'ın uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanma argümanıyla gündemde tutuluyor. Ancak bu adımın Türkiye tarafından savaş nedeni olarak değerlendirileceği biliniyor.
Girit Güneyi ve 12 Mil Tartışması
Yunanistan, 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin karasularının 12 mile çıkarılması halinde savaş nedeni sayacağına dair kararını hatırlatmasına rağmen, Girit'in güneyinde böyle bir adımı masada tutuyor. Atina, Girit ile Rodos arasındaki bölgede karasularını genişletmenin Ege'deki dengeyi değiştireceği ve Türkiye'nin tepkisini çekeceği değerlendirmesini yapıyor. Bu nedenle senaryo, caydırıcılık unsuru olarak görülüyor.
Uluslararası hukukta karasuları 12 mile kadar ilan edilebiliyor. Ancak Ege'nin coğrafi yapısı nedeniyle böyle bir adım, Türkiye'nin kıyılarına yakın birçok adanın etrafında sorun yaratıyor. Yunanistan, Girit'in güneyinde ise Ege'ye göre daha geniş bir deniz alanı olduğu için burada 12 mil ilan etmenin daha az riskli olduğunu düşünüyor. Yine de Türkiye'nin buna askeri müdahale dahil tüm seçenekleri değerlendireceği biliniyor.
Türkiye'nin Tutumu ve Bölgesel Dengeler
Türkiye, Ege ve Doğu Akdeniz'de haklarını korumak için askeri ve diplomatik adımlar atıyor. Son yıllarda Doğu Akdeniz'de sondaj ve sismik araştırma faaliyetleri yürüten Türkiye, Yunanistan'ın karasularını genişletme girişimlerine karşı çıkıyor. Ankara, sorunların diyalog yoluyla çözülmesi çağrısı yapmakla birlikte, oldubittiye izin vermeyeceğini deklare ediyor.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, son dönemde yaptıkları açıklamalarda Türkiye'ye karşı sert mesajlar verirken, aynı zamanda diyalog kapısını da açık tutuyor. Atina, Avrupa Birliği ve ABD'den destek arayışını sürdürüyor. Ancak AB içinde Türkiye ile ilişkilerde farklı sesler çıkabiliyor.
Uzmanlar, Ege ve Doğu Akdeniz'de tansiyonun yükselmesinin sadece iki ülkeyi değil, bölgeyi ve NATO'yu da olumsuz etkileyeceğini vurguluyor. Olası bir krizin enerji projelerini, göç rotalarını ve ticaret yollarını da etkileyeceği belirtiliyor.
Yunanistan'ın Askeri Hazırlıkları
Yunanistan, senaryolar kapsamında askeri hazırlıklarını da hızlandırdı. Ege adalarına yapılan askeri sevkiyatlar, Fransa'dan alınan Rafale savaş uçakları ve yeni firkateyn projeleri bu kapsamda değerlendiriliyor. Atina ayrıca ABD ile savunma işbirliğini derinleştiriyor. Girit'teki Souda Körfezi'ndeki üs, ABD ve NATO için stratejik önemini koruyor.
Türkiye ise kendi askeri tatbikatlarını sürdürüyor ve Doğu Akdeniz'deki varlığını güçlendiriyor. Türk Deniz Kuvvetleri, son dönemde yaptığı tatbikatlarla caydırıcılık mesajı veriyor. Ayrıca insansız hava araçları ve yerli savunma sanayi ürünleriyle operasyonel kabiliyetini artırıyor.
Diplomasi Trafiği ve Olası Sonuçlar
İki ülke arasında istikşafi görüşmeler 2016'dan bu yana kesintiye uğramış durumda. Son olarak 2021'de yeniden başlayan görüşmelerden somut sonuç alınamadı. Atina'nın hazırladığı senaryolar, 2023 seçimleri sonrası Türkiye'nin dış politikasında bir değişiklik olup olmayacağı belirsizliğini de yansıtıyor.
Yunanistan'ın dört senaryosu, aynı zamanda Türkiye'nin olası hamlelerine karşı bir hazırlık niteliğinde. Atina, her senaryo için diplomatik, askeri ve ekonomik yanıt seçeneklerini belirlemiş durumda. Ancak bu senaryoların kamuoyuyla paylaşılması, tansiyonu düşürmek yerine artırabilir.
Uzmanlar, iki ülke arasındaki sorunların çözümü için diyalog ve müzakere süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Karşılıklı güven artırıcı adımlar ve iletişim kanallarının açık tutulması, olası krizlerin önlenmesinde kritik rol oynayabilir. Aksi halde Ege ve Doğu Akdeniz, yeniden sıcak çatışma riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Yunanistan'ın Girit'in güneyinde karasularını 12 mile çıkarma seçeneğini gündemde tutması, Türkiye tarafından provokasyon olarak değerlendiriliyor. Ankara, böyle bir adımın kabul edilemez olduğunu ve gerekli karşılığın verileceğini defalarca açıkladı. Bu nedenle Atina'nın bu seçeneği ne kadar ciddiye aldığı ve uygulayıp uygulamayacağı belirsizliğini koruyor.