TercihHaber
Telegram
SON DAKİKA
Siyaset

Atatürk'ün Gözünden Vahdettin'in Kaçışı: İngiliz Gemisiyle İstanbul'dan Ayrılış

✍️ TercihHaber 📖 2 dk okuma
Atatürk'ün Gözünden Vahdettin'in Kaçışı: İngiliz Gemisiyle İstanbul'dan Ayrılış

Mustafa Kemal Atatürk'ün notları, tarihin akışını değiştiren bir anı belgeliyor: Sultan Vahdettin'in 17 Kasım 1922 gecesi İstanbul'dan bir İngiliz savaş gemisiyle kaçışı. Atatürk, o geceyi "Vahdettin Efendi, bu gece saraydan gaybubet eylemiştir. Zat-ı Şahane İngiliz himayesine girerek bir İngiliz savaş gemisiyle İstanbul'dan müfarakat etmiştir" sözleriyle kayda geçirdi. Bu kaçış, Osmanlı İmparatorluğu'nun fiilen sona erdiğinin ve yeni bir devletin kuruluş sürecinin en kritik dönemeçlerinden biriydi.

Kaçışın Perde Arkası

Mondros Mütarekesi sonrası işgal altındaki İstanbul'da, Saltanat Şurası'nın aldığı kararlarla halkın desteğini kaybeden Vahdettin, Anadolu'da başlayan Milli Mücadele'ye karşı İngilizlerle iş birliği yapmıştı. 1922 sonbaharında Mudanya Mütarekesi ile savaş sona erip Ankara hükümetinin diplomatik zaferi kesinleşince, Vahdettin'in konumu sarsıldı. 1 Kasım 1922'de TBMM, saltanatı kaldırdı. Bunun üzerine Vahdettin, can güvenliği endişesiyle İngiliz yetkililere sığındı. İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold'un talimatıyla HMS Malaya zırhlısı, Vahdettin ve maiyetini almak üzere Dolmabahçe önlerine demirledi.

Atatürk, bu olayı değerlendirirken Vahdettin'in sadece bir hükümdar olarak değil, bir milletin iradesine sırt çevirmiş bir figür olarak tarihe geçtiğini vurgular. O gece sarayda yaşananlar, İngiliz arşivlerine de yansımıştır: Vahdettin, yanında oğlu Ertuğrul, başmabeyinci ve birkaç hizmetkarla gece yarısı gizlice Beşiktaş iskelesine indi. HMS Malaya'dan gelen bir filika ile gemiye alındı. Gemi, sabaha karşı Marmara'ya açıldı ve Malta'ya yöneldi.

Tarihsel Bağlam ve Etkileri

Vahdettin'in kaçışı, Türk milletinin egemenliğini pekiştirdiği bir döneme denk gelir. 24 Temmuz 1923'te Lozan Antlaşması imzalanmış, 29 Ekim'de Cumhuriyet ilan edilmiştir. Atatürk, hatıralarında bu kaçışı "bir zavallının kendi milletine ihanetinin nihai sonucu" olarak niteler. Vahdettin, önce Malta'da, ardından San Remo'da sürgün hayatı yaşadı; 1926'da vefat etti. Bugün Türkiye'deki birçok tarihçi, onun bu hareketini "hainlik" olarak değerlendirirken, bazı İngiliz kaynakları "zorunlu bir iltica" olarak tanımlar.

Bu tarihsel kesit, Atatürk'ün liderlik vizyonunu da ortaya koyar: Bir hükümdarın tahtını bırakıp kaçmasına karşın, bir milletin bağımsızlık için verdiği mücadeleyle yeni bir devlet kurması. Atatürk'ün notları, Vahdettin'in kaçışını sadece bir olay olarak değil, gericilik ile ilericilik arasındaki kopuşun simgesi olarak sunar. Bugün bile bu olay, Türk siyasi tarihindeki dikotomileri anlamak için kritik bir referans noktasıdır.

Etiketler:
atatürkvahdettintarihmilli mücadeleosmanlı

İlgili Haberler

15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılı: Hakikat tekelciliğiyle mücadele
Siyaset

15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılı: Hakikat tekelciliğiyle mücadele

18 dk önce

15 Temmuz'un 10. Yılında Pranga Gölgesi
Siyaset

15 Temmuz'un 10. Yılında Pranga Gölgesi

18 dk önce

TKDF Acil Yardım Hattı'na bir ayda 316 çağrı
Siyaset

TKDF Acil Yardım Hattı'na bir ayda 316 çağrı

23 dk önce

LGS kontenjan krizi: Yüz binlerce öğrenci seçeneksiz kaldı
Siyaset

LGS kontenjan krizi: Yüz binlerce öğrenci seçeneksiz kaldı

23 dk önce