Türk sineması ve televizyonunun usta ismi Gülsen Tuncer'in (81) amansız bir hastalıkla mücadele ettiği ortaya çıktı. Film-San Vakfı tarafından yapılan yazılı açıklamada, 'Aşk-ı Memnu' dizisindeki Arsen Hanım rolüyle geniş kitlelerce tanınan sanatçının sağlık durumuna ilişkin kamuoyuna bilgi verildi. Vakıf, Tuncer için acil şifalar dileyerek sanat camiasını ve sevenlerini haberdar etti.
Altı dekadlık sanat kariyeri
Gülsen Tuncer, Türk tiyatrosunun ve ekranlarının en köklü isimlerinden biri. 1944 doğumlu sanatçı, sahneye adım attığı günden bu yana sayısız tiyatro oyununda, sinema filminde ve televizyon yapımında rol aldı. Ancak geniş kitlelerin belleğinde en çok, 2008-2010 yılları arasında yayınlanan ve Türk televizyon tarihine damga vuran 'Aşk-ı Memnu' dizisindeki Arsen Hanım karakteriyle yer etti.
Halit Ziya Uşaklıgil'in aynı adlı romanından uyarlanan dizide Tuncer, Adnan Bey'in kız kardeşi Arsen Hanım'a hayat verdi. Dönemin konak yaşamını, aile içi gerilimleri ve ahlaki çatışmaları ekrana taşıyan yapım, yayınlandığı dönemde reyting rekorları kırdı ve bugün hâlâ televizyonlarda tekrar bölümleriyle izleyiciyle buluşuyor. Arsen Hanım, dizinin en çok konuşulan yan karakterlerinden biri oldu; Tuncer'in soğukkanlı ve otoriter oyunculuğu, karakteri unutulmaz kıldı.
Sinema ve tiyatrodaki izleri
Gülsen Tuncer'in sanat hayatı yalnızca 'Aşk-ı Memnu' ile sınırlı değil. İstanbul Şehir Tiyatroları'nda uzun yıllar görev alan sanatçı, klasik ve çağdaş oyunlarda çok sayıda rol üstlendi. Sinemada da 'Kurtlar Vadisi' gibi yapımlarda ve çeşitli dönem filmlerinde oynadı. Seslendirme sanatçılığı da yapan Tuncer, mesleğinin inceliklerini genç kuşaklara aktarmak için dersler verdi, atölye çalışmaları düzenledi.
Sanatçının aldığı ödüller arasında tiyatro ve sinema alanındaki katkılarından dolayı verilen çeşitli onur plaketleri bulunuyor. Camia içinde 'usta' sıfatıyla anılan Tuncer, disiplinli çalışması ve mesleki birikimiyle tanınıyor. Sevenleri, sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla sanatçıya geçmiş olsun mesajları gönderiyor.
Film-San Vakfı'ndan açıklama
Film-San Vakfı, yaptığı duyuruda Tuncer'in tedavi sürecinin devam ettiğini belirterek, 'Sanatçımıza acil şifalar, ailesine sabır diliyoruz' ifadelerine yer verdi. Vakıf yetkilileri, kamuoyunu bilgilendirmenin yanı sıra sanatçıya destek olunması çağrısında bulundu. Açıklamanın ardından birçok oyuncu, yönetmen ve yapımcı, Tuncer için iyi dileklerini iletti.
Tuncer'in rahatsızlığına ilişkin ayrıntılı tıbbi bilgi paylaşılmadı. Sanatçının yakın çevresi, tedavinin sürdüğünü ve ailesinin süreçle yakından ilgilendiğini belirtti.
Türk televizyon tarihinde bir fenomen: Aşk-ı Memnu
2008-2010 yılları arasında Kanal D'de yayınlanan 'Aşk-ı Memnu', Türkiye'de televizyon dizilerinin altın çağını başlatan yapımlardan biri olarak kabul ediliyor. Beren Saat, Kıvanç Tatlıtuğ, Nebahat Çehre, Selçuk Yöntem ve Zerrin Tekindor gibi isimleri bir araya getiren dizi, yasak aşk temasını modern bir anlatımla işledi. Dizi, yayınlandığı dönemde reyting rekorları kırdı ve birçok ülkeye satıldı.
Arsen Hanım karakteri, dizinin gidişatında kilit roller üstlendi; aile içindeki iktidar mücadelelerinde sık sık belirleyici oldu. Gülsen Tuncer, bu rolüyle hem genç izleyicinin hem de klasik roman okurunun takdirini kazandı.
Sanat camiasında dayanışma
Türkiye'de sanatçıların sağlık sorunları, zaman zaman mesleki dayanışma ağlarının harekete geçmesine vesile oluyor. Film-San Vakfı'nın duyurusu da bu dayanışmanın bir örneği olarak değerlendiriliyor. Vakıf, yıllardır sinema emekçilerinin sosyal hakları ve sağlık ihtiyaçları için çalışmalar yürütüyor.
Usta oyuncunun tedavi sürecinin nasıl ilerleyeceği henüz netlik kazanmadı. Ancak sanat dünyası, Gülsen Tuncer'in bir an önce sağlığına kavuşması için duacı.
Gülsen Tuncer gibi isimlerin sağlık haberleri, Türkiye'de sanat emekçilerinin yaşam koşullarını ve yaşlılık dönemindeki destek mekanizmalarını yeniden gündeme getiriyor. Bir döneme damga vuran oyuncuların anıları, yalnızca bireysel kariyerlerin değil, aynı zamanda toplumsal belleğin de parçası. Bu nedenle Tuncer'e gösterilen ilgi, aslında Türk sinemasının ve televizyonunun ortak hafızasına verilen değerin bir yansıması.