Orta Vadeli Program'da (OVP) yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 28,4'e revize edilmesi, milyonlarca çalışanın merakla beklediği asgari ücret zammı hesaplarını değiştirdi. Ocak ayında yüzde 27'lik artışla 28 bin 75 liraya yükseltilen asgari ücretin, önümüzdeki dönemde hangi seviyeye ulaşacağına dair ilk tahminler gelmeye başladı. Ekonomistler, OVP'deki güncellemeler ışığında farklı zam senaryolarını masaya yatırıyor.
OVP'deki Enflasyon Revizyonu ve Etkileri
Hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Program'da 2025 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4'e çıkarıldı. Bu revizyon, asgari ücret zammının belirlenmesinde kritik bir rol oynuyor. Asgari ücret, genellikle yıl sonu enflasyon oranı ve refah payı eklenerek hesaplanıyor. Önceki hedeflere göre daha yüksek bir enflasyon beklentisi, zam oranının da yukarı yönlü olabileceğine işaret ediyor.
Ekonomistler, OVP'deki revizyonun sadece enflasyonu değil, aynı zamanda büyüme ve işsizlik tahminlerini de etkilediğini belirtiyor. Asgari ücretin belirlenmesinde kullanılan formül, enflasyon artı büyüme oranının bir kısmını içeriyor. Bu nedenle, OVP'deki değişiklikler doğrudan zam oranına yansıyacak.
Olası Zam Senaryoları
İlk hesaplamalara göre, asgari ücrete yapılacak zam oranı yüzde 25 ila yüzde 35 arasında değişebilir. İşte öne çıkan senaryolar:
- Senaryo 1: Enflasyon hedefi olan yüzde 28,4'e ek olarak 5 puanlık refah payı verilirse, zam oranı yüzde 33,4'e ulaşır. Bu durumda asgari ücret 37 bin 450 liraya çıkar.
- Senaryo 2: Sadece enflasyon farkı verilirse, zam yüzde 28,4 olur ve asgari ücret 36 bin 50 lira olur.
- Senaryo 3: Hükümetin seçim ekonomisi uygulayarak daha yüksek bir zam yapması durumunda oran yüzde 35'i bulabilir ve ücret 37 bin 900 lirayı aşar.
Bu senaryolar, piyasa koşullarına ve hükümetin vereceği karara bağlı olarak şekillenecek. Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun Aralık ayında toplanması bekleniyor.
İşveren ve İşçi Kesiminin Beklentileri
İşçi sendikaları, enflasyonun altında bir zam yapılmaması gerektiğini vurguluyor. Türk-İş ve DİSK gibi konfederasyonlar, refah payı ile birlikte en az yüzde 35 zam talep ediyor. İşveren kesimi ise artan maliyetler nedeniyle dengeli bir zam istiyor. TOBB ve TÜSİAD, asgari ücret artışının istihdamı olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtiyor.
Hükümet kanadından henüz resmi bir açıklama gelmedi ancak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, OVP sunumunda asgari ücretin enflasyona ezdirilmeyeceğini söyledi. Bu açıklama, refah payı verilebileceği yönünde bir sinyal olarak yorumlandı.
Asgari Ücretin Ekonomiye Etkisi
Asgari ücret, sadece çalışanları değil, tüm ekonomi politikalarını etkiliyor. Yapılacak zam, enflasyon üzerinde doğrudan etkili olacak. Özellikle hizmet sektöründe fiyat artışlarına neden olabilir. Merkez Bankası, asgari ücret artışının enflasyon hedefleriyle uyumlu olması gerektiğini savunuyor.
Ayrıca, asgari ücretteki artış, dolaylı olarak diğer ücretleri de yukarı çekiyor. Bu durum, işgücü maliyetlerini artırarak istihdamı etkileyebilir. Ekonomistler, zam oranının belirlenmesinde bu dengeyi gözetmek gerektiğini ifade ediyor.
2027 ve Sonrası İçin Öngörüler
OVP'ye göre enflasyonun 2027'de tek haneli rakamlara düşmesi hedefleniyor. Bu durumda asgari ücret artışları da daha öngörülebilir hale gelecek. Ancak kısa vadede, yüksek enflasyon ortamında zam oranları dalgalı seyredebilir. Uzmanlar, asgari ücretin alım gücünün korunması için her yıl enflasyonun üzerinde bir artış yapılması gerektiğini belirtiyor.
Önümüzdeki günlerde Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun toplanması ve tarafların taleplerini iletmesi bekleniyor. Kamuoyu, hükümetin vereceği kararı yakından takip ediyor. Asgari ücret zammı, milyonlarca insanın yaşam standardını doğrudan etkileyecek.