Artvin’de madencilik faaliyetlerinin hızla artması, bölge halkı ve çevre örgütleri arasında büyük tepkiye yol açıyor. SOL Parti Ekoloji Grubu Üyesi Mahmut Zeytinci, yaptığı açıklamada “Ya Artvin ya maden demiştik. İkisi bir arada olamaz” ifadelerini kullanarak, madencilik projelerinin doğal yaşamı ve yerel halkın geleceğini tehdit ettiğini vurguladı. Zeytinci, yetkililere çağrıda bulunarak, Artvin’in eşsiz ekosisteminin korunması için acilen önlem alınması gerektiğini belirtti.
Madencilik faaliyetleri ve çevresel etkileri
Artvin, son yıllarda altın ve bakır başta olmak üzere çeşitli maden arama ve işletme projelerine sahne oluyor. Özellikle Cerattepe ve Kafkasör bölgelerinde yoğunlaşan madencilik çalışmaları, ormanlık alanların tahrip olmasına, su kaynaklarının kirlenmesine ve biyoçeşitliliğin azalmasına neden oluyor. Bölge halkı, bu faaliyetlerin hem tarım hem de turizm potansiyelini olumsuz etkilediğini savunuyor. Zeytinci, “Artvin sadece Türkiye için değil, dünya için önemli bir doğal miras. Madencilik uğruna bu mirası yok etmek kabul edilemez” dedi.
Yerel halkın tepkisi ve protestolar
Artvin halkı, madencilik projelerine karşı çeşitli eylemler düzenliyor. Geçtiğimiz aylarda binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirilen mitinglerde “Suya, toprağa, yaşama sahip çık” sloganları atıldı. Yöre sakinleri, maden şirketlerinin bölgede ağaç kesimi ve patlatma yapması sonucu heyelan riskinin arttığını, içme suyu kaynaklarının tehdit altında olduğunu dile getiriyor. Mahmut Zeytinci, “Artvin halkı bilinçli ve kararlı. Bizim sesimizi duymazdan gelmeleri mümkün değil” diye konuştu.
Siyasi partilerden destek açıklamaları
SOL Parti dışında, CHP, Yeşiller Partisi ve HDP gibi siyasi partiler de Artvin’deki madencilik karşıtı mücadeleye destek veriyor. CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, konuyu TBMM gündemine taşıdıklarını belirterek, “Artvin’in yeşil dokusunu korumak hepimizin görevi” ifadelerini kullandı. Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Sevil Turan ise, “Madencilik şirketlerine verilen izinler yeniden gözden geçirilmeli. Bu süreçte halkın katılımı sağlanmalı” dedi.
Hukuki süreç ve uluslararası boyut
Çevre örgütleri, Artvin’deki maden projelerine karşı hukuki mücadele yürütüyor. Danıştay, bazı projelerin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporlarının yetersiz olduğu gerekçesiyle iptal kararları verdi. Ancak şirketlerin bu kararlara rağmen çalışmalarına devam ettiği yönünde iddialar bulunuyor. Uluslararası çevre örgütleri de Artvin’e dikkat çekerek, bölgedeki madencilik faaliyetlerinin küresel iklim krizine katkıda bulunduğunu belirtiyor. Greenpeace yetkilileri, Karadeniz’in son büyük yağmur ormanlarından birinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor.
Mahmut Zeytinci kimdir?
SOL Parti Ekoloji Grubu Üyesi Mahmut Zeytinci, uzun yıllardır Artvin’de çevre mücadelesi veren bir aktivist. Kendisi daha önce Cerattepe direnişinin öncülerinden biri olarak tanındı. Zeytinci, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çevre bilincinin artırılması için çalışmalar yürütüyor. “Ya Artvin ya maden” söylemi, kısa sürede bölgede bir direniş sloganı haline geldi.
Artvin’de madencilik faaliyetlerine karşı mücadele, yalnızca ekolojik bir sorun değil, aynı zamanda demokratik katılım ve halk iradesinin yok sayılmasıyla ilgili bir siyasi meseledir. Yerel halkın talepleri dikkate alınmadığı sürece bu çatışmanın büyümesi kaçınılmaz görünüyor. Türkiye’nin geleceği için, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve çevre odaklı politikalara ihtiyaç duyulduğu bir kez daha ortaya çıkıyor.