Arnavutköy Belediyesi, ilçenin alt ve üstyapı ihtiyaçlarını karşılamak üzere ARFALT Asfalt, Bitüm ve Yol Kimyasalları Entegre Üretim Tesisi'ni hizmete açtı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İsfalt'ın iflas sürecinin ardından gelen bu hamle, AK Partili belediyenin yol yapımında bağımsız hareket etme hedefini ortaya koyuyor. Tesis, yıllık 500 bin ton asfalt üretim kapasitesiyle dikkat çekerken, ilçedeki yol çalışmalarında maliyet avantajı sağlayacak.
ARFALT'ın stratejik önemi
AK Partili Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, törende yaptığı konuşmada, "İsfalt'ın iflasıyla İstanbul'da asfalt tedarikinde sıkıntılar yaşanıyordu. Biz, kendi tesisimizi kurarak bu sorunu çözdük. ARFALT, sadece Arnavutköy'e değil, çevre ilçelere de hizmet verebilecek kapasitede" dedi. Tesis, tam otomasyonlu sistemlerle donatılmış olup, çevre dostu üretim teknikleri kullanıyor. Ayrıca, belediye bünyesinde 100 kişiye istihdam sağlanması planlanıyor.
İsfalt'ın iflası ve belediyelerin arayışı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) iştiraki İsfalt, artan borç yükü ve mali sıkıntılar nedeniyle 2024 yılında iflas başvurusunda bulunmuştu. Bu durum, İBB ve ilçe belediyelerinin asfalt tedarikinde aksamalara yol açmıştı. AK Partili belediyeler, çözüm için kendi tesislerini kurma yoluna giderken, CHP'li belediyeler ise alternatif tedarikçiler arayışını sürdürüyor. Uzmanlar, yerel yönetimlerin bu hamlesini "merkezi yönetimle yaşanan gerilimin bir yansıması" olarak değerlendiriyor. Arnavutköy'ün yanı sıra Başakşehir ve Sultangazi gibi ilçelerde de benzer tesislerin planlandığı konuşuluyor.
Teknik özellikler ve çevresel etkiler
ARFALT, son teknoloji filtre sistemleri sayesinde emisyonları minimuma indiriyor. Tesiste, geri dönüştürülmüş asfalt kullanım oranı yüzde 30'a kadar çıkabiliyor. Ayrıca, yağmur suyu toplama ve arıtma sistemleri ile su tüketimi azaltılıyor. Belediye yetkilileri, tesisin faaliyete geçmesiyle yılda 15 milyon TL tasarruf edileceğini öngörüyor.
Bağımsız değerlendirme
ARFALT'ın hizmete açılması, yerel yönetimlerin merkezi otoriteden bağımsız altyapı çözümleri geliştirme eğilimini gösteriyor. Ancak bu tür hamleler, kent genelinde kaynak israfına yol açabileceği gibi, belediyeler arası koordinasyonu da zayıflatabilir. Öte yandan, İsfalt'ın iflasının ardından ortaya çıkan boşluk, kamu yararı gözetilerek doldurulmalı; belediyelerin kendi tesislerini kurması yerine ortak bir çözüm geliştirilmesi daha verimli olabilir. Bu gelişme, siyasi rekabetin hizmet kalitesine nasıl yansıdığının bir örneği olarak kayda geçti.