Arap ülkeleri, Kolombiya'nın işgal altındaki Suriye toprağı Golan Tepeleri üzerindeki sözde İsrail egemenliğini tanıma kararını sert bir dille kınayarak, Bogota yönetimine bu adımdan derhal geri dönme çağrısında bulundu. Arap Birliği üyesi ülkeler, uluslararası hukuku ihlal eden bu kararın bölgesel istikrarı tehdit ettiğini vurguladı.
Kolombiya'nın Kararı ve Uluslararası Tepkiler
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Golan Tepeleri'ni İsrail toprağı olarak tanıyan bir kararname imzaladığını duyurmuştu. Bu karar, ülkenin dış politikasında köklü bir değişiklik anlamına geliyor; zira Kolombiya, uzun yıllardır Filistin davasını destekleyen ve İsrail'in işgal politikalarını eleştiren ülkeler arasında yer alıyordu. Petro'nun bu hamlesi, hem iç kamuoyunda hem de uluslararası arenada büyük yankı uyandırdı.
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Aboul Gheit, yaptığı yazılı açıklamada, "Kolombiya'nın bu kararı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 497 sayılı kararı başta olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Golan Tepeleri, Suriye'nin ayrılmaz bir parçasıdır ve işgal altındaki topraklardır. Bu tür tek taraflı tanımalar, bölgedeki barış çabalarına ciddi zarar vermektedir" ifadelerini kullandı.
Mısır, Ürdün ve Körfez Ülkelerinden Kınama
Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Kolombiya'nın kararının "uluslararası meşruiyete aykırı" olduğu belirtilirken, Ürdün de benzer bir dille bu adımı "geçersiz ve hukuki dayanaktan yoksun" olarak nitelendirdi. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt gibi Körfez ülkeleri de yayımladıkları bildirilerde Kolombiya'yı kararından vazgeçmeye çağırdı.
Suriye resmi haber ajansı SANA, hükümetin Kolombiya'ya yönelik sert tepkisini duyururken, Şam yönetimi bu kararın "uluslararası toplumun iradesine karşı bir meydan okuma" olduğunu savundu. Suriye Dışişleri Bakanlığı, Kolombiya'nın büyükelçisini çağırarak diplomatik protestoda bulunduğu bilgisini paylaştı.
Latin Amerika'dan Yükselen Sesler
Kolombiya'nın bu kararı, Latin Amerika ülkeleri arasında da yalnızlaşmasına neden oldu. Brezilya, Arjantin ve Meksika gibi bölgenin önde gelen ülkeleri, Golan Tepeleri'nin statüsünün BM kararları çerçevesinde çözülmesi gerektiğini vurgulayarak Kolombiya'nın adımını dolaylı olarak eleştirdi. Bolivya ve Venezuela ise Kolombiya'nın kararını kınayan açıklamalar yayımladı.
İsrail'den Memnuniyet Açıklaması
İsrail Dışişleri Bakanı, Kolombiya'nın kararını memnuniyetle karşıladığını belirterek, "Bu, Golan Tepeleri'nin egemenliğinin tanınması yönünde atılmış cesur bir adımdır. İsrail ile Kolombiya arasındaki ilişkileri güçlendirecektir" dedi. İsrail, 1967'deki Altı Gün Savaşı sırasında işgal ettiği Golan Tepeleri'ni 1981'de tek taraflı olarak ilhak etmiş olsa da, uluslararası toplum bu ilhakı tanımıyor. Sadece ABD, 2019'da dönemin Başkanı Donald Trump'ın kararıyla Golan Tepeleri'nde İsrail egemenliğini tanıyan ilk ülke olmuştu. Kolombiya, ABD'nin ardından bu yönde adım atan ikinci ülke olarak kayıtlara geçti.
Uluslararası Hukuk ve Bağlam
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1981 tarihli 497 sayılı kararı, İsrail'in Golan Tepeleri'ni ilhakını "geçersiz ve uluslararası hukuka aykırı" ilan etmişti. Bu karar, İsrail'in işgal altındaki topraklardaki egemenlik iddialarını tanımama yönündeki uluslararası mutabakatın temelini oluşturmaktadır. Kolombiya'nın bu kararı, uluslararası toplumun büyük çoğunluğunun benimsediği bu ilkeye açık bir tezat oluşturuyor.
Kararın Gerekçesi ve İç Siyasi Dinamikler
Analistler, Petro'nun bu kararının arkasında iç siyasi hesapların olabileceğini öne sürüyor. Petro, ülkesindeki ekonomik kriz ve artan güvenlik sorunlarıyla boğuşurken, dış politikada İsrail ile yakınlaşmanın ABD ile ilişkileri güçlendireceğini ve uluslararası finans kuruluşlarından destek almayı kolaylaştıracağını düşünüyor olabilir. Ancak bu hamle, ülkedeki sol partilerin ve muhalefetin de tepkisini çekti; muhalefet, kararın "halkın iradesine aykırı" olduğunu savunuyor.
Kolombiya'nın Değişen Dış Politikası
Kolombiya, tarihsel olarak Filistin davasına yakınlığıyla biliniyordu. 2018'de dönemin Başkanı Iván Duque, İsrail ile ilişkileri güçlendirme adına Kudüs'te ofis açmış, ancak tam bir büyükelçilik kurmamıştı. Petro ise seçim kampanyasında İsrail'in Filistin politikasını eleştirmiş, hatta "soykırım" olarak nitelendirmişti. Bu yüzden bu karar, hem seçmen tabanını hem de uluslararası kamuoyunu şaşırttı. Arap Birliği'nin kınama açıklaması, Kolombiya'nın bu adımının bölgesel yansımalarının daha da büyüyeceğine işaret ediyor.
Sonuç olarak, Kolombiya'nın Golan Tepeleri kararı, uluslararası toplumda geniş bir kınama dalgasıyla karşılandı ve ülkenin dış politikasında radikal bir dönüşümün habercisi olarak yorumlanıyor. Arap ülkelerinin bu kararlı tepkisi, benzer adımların caydırılması yönünde önemli bir mesaj niteliği taşırken, Orta Doğu'daki barış sürecine olan güveni de olumsuz etkiliyor. Kolombiya'nın geri adım atıp atmayacağı ise önümüzdeki günlerde netleşecek.