İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için geldiği New York'ta yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler'e duyulan güvenin azaldığını söyledi. Arakçi, bu yılki Genel Kurul'un sloganının 'Güveni Yeniden İnşa Etmek' olarak belirlendiğini hatırlatarak, bu durumun ülkelerin örgüte olan inancını yitirdiğini veya güvenin zayıfladığını kabul ettiğini gösterdiğini ifade etti.
Genel Kurul'da güven mesajı
Arakçi, New York'ta düzenlediği basın toplantısında, Birleşmiş Milletler'in kuruluş ilkelerinden uzaklaştığını savundu. İranlı Bakan, "Bu yılki Genel Kurul'un sloganı 'Güveni Yeniden İnşa Etmek' olarak belirlendi. Bu durum, tüm ülkelerin artık örgüte herhangi bir güveninin kalmadığını veya duyulan güvenin azaldığını kabul ettiğini gösteriyor" dedi. Arakçi, uluslararası toplumun ortak sorunlara çözüm bulma konusunda BM'ye olan güvenini yitirdiğini, bunun da örgütün etkinliğini sorgulattığını belirtti.
İran Dışişleri Bakanı, BM'nin reforme edilmesi gerektiğini vurgulayarak, özellikle Güvenlik Konseyi'nin yapısının günümüz gerçeklerini yansıtmadığını söyledi. Arakçi, "BM'nin karar alma mekanizmaları, küresel sorunların çözümünde yetersiz kalıyor. Bu nedenle tüm üyelerin güvenini yeniden kazanmak için kapsamlı bir reform şart" ifadelerini kullandı.
İran'ın BM'den beklentileri
Arakçi, İran'ın BM'den beklentilerini de sıraladı. Özellikle Orta Doğu'daki çatışmaların sona erdirilmesi ve Filistin meselesinin adil bir çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtti. İranlı Bakan, "BM, işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan insan hakları ihlallerine sessiz kalmamalı. Uluslararası hukuk herkes için bağlayıcı olmalı" dedi. Arakçi, ayrıca tek taraflı yaptırımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve BM'nin bu tür uygulamalara karşı daha etkin tavır alması gerektiğini savundu.
İran Dışişleri Bakanı, nükleer anlaşma konusundaki tutumlarını da yineledi. ABD'nin 2018'de anlaşmadan çekilmesinin ardından İran'ın yükümlülüklerini kademeli olarak askıya aldığını hatırlatan Arakçi, "Anlaşmanın diğer tarafları, İran'ın ekonomik kazanımlarını garanti etmedi. Bu durum, BM'nin güvenilirliğine gölge düşürdü" diye konuştu.
Uluslararası tepkiler ve BM'nin geleceği
Arakçi'nin açıklamaları, BM'nin 81. Genel Kurulu'nda yankı uyandırdı. Birçok ülke temsilcisi, BM'nin etkinliğinin azaldığı yönündeki eleştirilere katıldığını belirtti. Uzmanlar, BM'nin özellikle Güvenlik Konseyi'ndeki veto yetkisi nedeniyle kilitlendiğini ve küresel krizlerde etkili olamadığını vurguluyor. Son yıllarda Suriye, Yemen, Ukrayna ve Gazze gibi krizlerde BM'nin rolü sınırlı kaldı.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, geçtiğimiz yıllarda yaptığı açıklamalarda, örgütün güven krizini aşması için üye ülkelerin işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu dile getirmişti. Ancak büyük güçler arasındaki rekabet, reform çabalarını zorlaştırıyor. İran'ın açıklamaları, BM'nin meşruiyetini sorgulayan seslerin arttığını gösteriyor.
Öte yandan, İran'ın BM'ye yönelik eleştirileri, Batılı ülkelerin İran'a yönelik tutumuyla da yakından ilgili. ABD ve Avrupa ülkeleri, İran'ın bölgesel politikalarını ve nükleer programını endişeyle izliyor. İran ise kendisine yönelik yaptırımların haksız olduğunu savunuyor. Bu karşılıklı güvensizlik ortamı, BM çatısı altında diyalog kurulmasını zorlaştırıyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin New York'taki mesajları, Birleşmiş Milletler'in karşı karşıya olduğu meşruiyet krizini bir kez daha gözler önüne serdi. 'Güveni Yeniden İnşa Etmek' sloganı, aslında sorunun kaynağını özetliyor: Üye ülkeler, örgütün kararlarını uygulama kapasitesine ve tarafsızlığına güvenmiyor. BM'nin geleceği, reform taleplerinin ne ölçüde karşılanacağına ve büyük güçlerin işbirliğine bağlı görünüyor. Arakçi'nin sözleri, yalnızca İran'ın pozisyonunu değil, aynı zamanda küresel yönetişimdeki derin çıkmazı da yansıtıyor.