Gaziantep'in Araban ilçesinde, kentin coğrafi işaret tescilli ürünleri arasında yer alan firiğin üretimine başlandı. Yılda sadece bir hafta süren ve tamamen geleneksel yöntemlerle yapılan firiğ hasadı, Araban Ovası'nda dumanlı bir mesaiyi beraberinde getiriyor. Çiftçiler, henüz olgunlaşmamış yeşil buğday başaklarını toplayıp ateşte yakarak, kendine has aromasıyla bilinen firiği elde ediyor. Bu yıl hasadın verimli geçtiğini belirten üreticiler, firiğin hem iç piyasada hem de yurt dışında yoğun talep gördüğünü ifade ediyor.
Firiğin üretim süreci nasıl işliyor?
Firik, buğdayın henüz yeşilken hasat edilmesi ve ateşte yakılmasıyla elde edilen bir ürün. Araban Ovası'nda yetiştirilen yerel buğday çeşitleri, bu işlem için ideal. Hasat sabahın erken saatlerinde başlıyor; toplanan başaklar özel fırınlarda veya açık ateşte yakılıyor. Yanma işlemi sırasında başakların dış kabuğu yanarken iç kısım buharda pişiyor. Ardından soğutulan başaklar dövülerek kabuklarından ayrılıyor ve güneşte kurutuluyor. Bu zahmetli süreç, firiğe eşsiz bir dumanlı lezzet kazandırıyor.
Yılda sadece bir haftalık üretim penceresi, firiği oldukça özel kılıyor. Buğdayın tam olgunlaşmadan hasat edilmesi gerektiği için üreticiler, doğru zamanı tutturmak için büyük bir titizlikle çalışıyor. Arabanlı çiftçiler, bu yıl hava koşullarının uygun gitmesi nedeniyle verimden memnun.
Coğrafi işaret ve ekonomik değer
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin çabalarıyla 2021'de coğrafi işaret tescili alan firik, kentin gastronomi turizmine katkı sağlıyor. Özellikle Ortadoğu mutfağında yoğunlukla kullanılan firik, pilavlardan çorbalara kadar birçok yemekte tercih ediliyor. Araban Ticaret Borsası verilerine göre, yıllık firik üretimi yaklaşık 500 ton civarında. Kilogram fiyatı ise geçen yıla göre yüzde 20 artarak 80 TL'ye yükseldi. Üreticiler, artan maliyetlere rağmen talebin canlı olmasının kendilerini memnun ettiğini söylüyor.
İlçede firik üretimi yapan aile işletmeleri, bu geleneksel yöntemi gelecek nesillere aktarmak için çaba gösteriyor. Gençlerin ilgisinin azalmasına karşın, bazı üreticiler modern teknikleri devreye sokarak süreci daha verimli hale getirmeye çalışıyor. Ancak asıl lezzetin geleneksel yöntemde olduğuna inananlar da az değil.