Apple'ın resmi fiyat artışından önce sipariş verilen MacBook Pro modelleri için bazı yetkili satıcıların müşterilerden ek ücret talep etmesi, kullanıcılarda büyük tepkiye yol açtı. Özellikle 2023 model 14 ve 16 inç MacBook Pro siparişlerinde yaşanan bu durum, tüketicilerin güvenini sarsarken yetkililerden konuyla ilgili açıklama bekleniyor. Siparişini aylar önce veren bazı kullanıcılar, ürün teslimata hazır olduğunda satıcının fiyat farkını ödemeyi şart koştuğunu belirtiyor.
Zam Öncesi Sipariş, Sonra Ek Ücret
Sosyal medyada ve tüketici forumlarında paylaşılan şikayetlere göre, Apple'ın 2023 Ekim ayında yaptığı fiyat güncellemesi öncesinde sipariş veren kullanıcılar, ürünlerin teslimat aşamasında satıcı tarafından aranarak o zamanki güncel fiyat farkının ödenmesi gerektiği bilgisiyle karşılaştı. Örneğin, 60 bin liraya sipariş verilen bir MacBook Pro için satıcının 68 bin lira istediği iddia edildi. Bu durum, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a göre sipariş anındaki fiyatın geçerli olması gerektiği ilkesiyle çelişiyor.
Yetkili Satıcılar ve Sorumluluk
Apple'ın Türkiye'deki yetkili satıcıları arasında yer alan bazı firmaların, stok yönetimi ve kur dalgalanmalarına karşı kendilerini korumak amacıyla bu tür uygulamalara başvurduğu belirtiliyor. Ancak tüketici hakları dernekleri, siparişin onaylanması ve ödemenin yapılmış olmasının bir sözleşme niteliği taşıdığını vurguluyor. Bu nedenle satıcıların ek ücret talep etmesinin hukuka aykırı olduğu ifade ediliyor. Mağduriyet yaşayan tüketiciler, Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurabilir veya Ticaret Bakanlığı'na şikayette bulunabilir.
Tüketiciler Ne Yapmalı?
Konuyla ilgili hukuki süreçte, siparişe ilişkin tüm belgelerin (fatura, sipariş onayı, ödeme dekontu) saklanması büyük önem taşıyor. Ayrıca satıcıyla yapılan yazışmalar, e-posta veya mesaj kayıtları delil olarak kullanılabiliyor. Tüketici dernekleri, yaşanan mağduriyetlerin artması halinde toplu dava açılabileceğini de belirtiyor. Apple'ın bu konuda satıcılarına yönelik bir genelge yayımlayıp yayımlamayacağı merak konusu.
Genel Değerlendirme
Teknoloji ürünlerinde fiyat dalgalanmaları ve kur riski nedeniyle satıcıların bu tür uygulamalara yönelmesi anlaşılabilir olsa da, tüketici güvenini zedeliyor. Sipariş anındaki fiyatın korunması, hem yasal bir zorunluluk hem de ticari ahlak gereği. Tüketicilerin bilinçli hareket ederek haklarını araması, benzer durumların tekrarlanmaması için caydırıcı olacaktır. Bu olay, teknoloji perakende sektöründe daha şeffaf ve tüketici dostu uygulamaların geliştirilmesi ihtiyacını bir kez daha gözler önüne seriyor.