Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 58 üyesi, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e hitaben kaleme aldıkları mektupta, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) ABD yaptırımlarına karşı korunması için mevcut tüm araçların vakit kaybedilmeden devreye alınması çağrısında bulundu. Mektup, ABD'nin UCM yetkililerine yönelik yaptırım tehditlerinin ardından geldi.
ABD yaptırımlarına karşı acil eylem talebi
AP üyeleri, mektupta UCM'nin bağımsızlığının ve işlevselliğinin korunmasının altını çizdi. ABD'nin 2020 yılında UCM Savcısı ve ailesine yönelik yaptırım kararı alması, ardından 2024 yılında da benzer adımların sinyalini vermesi üzerine harekete geçen parlamenterler, AB'nin hukukun üstünlüğüne bağlılığını vurguladı. Mektupta, "UCM'ye yönelik her türlü yaptırım, uluslararası adaletin temel taşlarına zarar verir" ifadesi kullanıldı.
AB'den somut adım beklentisi
Parlamenterler, AB Komisyonu'ndan UCM ile işbirliğini güçlendirmesini, olası yaptırımlara karşı hukuki ve diplomatik destek sağlamasını istedi. Ayrıca, AB'nin UCM'ye yönelik mali katkılarını sürdürmesi ve mahkemenin operasyonel kapasitesini artırması gerektiği belirtildi. Mektupta, "AB, küresel adaletin korunmasında liderlik rolü üstlenmelidir" denildi.
UCM, 2002 yılında Roma Statüsü ile kurulmuş olup, soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçları gibi uluslararası suçları kovuşturuyor. Ancak ABD, UCM'yi kendi vatandaşları üzerinde yargı yetkisi iddiasıyla sürekli eleştiriyor ve zaman zaman yaptırım tehdidinde bulunuyor. Avrupa Birliği ise Roma Statüsü'ne taraf olan 27 üye ülke aracılığıyla UCM'yi destekliyor.
UCM'nin artan önemi ve ABD ile gerilim
Son dönemde UCM, Ukrayna savaşı ve Gazze'deki çatışmalar bağlamında önemli soruşturmalar yürütüyor. ABD'nin, UCM'nin İsrail ve Filistin topraklarındaki eylemlerine ilişkin soruşturma başlatmasına tepki olarak yaptırım hazırlığı yaptığı iddia ediliyor. Bu durum, AB ile ABD arasında yeni bir gerilim hattı oluşturdu. AP üyeleri, ABD'nin yaptırım tehditlerinin UCM'nin tarafsızlığını ve etkinliğini zayıflatacağı uyarısında bulunuyor.
Mektupta ayrıca, AB'nin UCM'ye yönelik yaptırımlara karşı bir "koruma kalkanı" oluşturması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda, AB'nin UCM yetkililerine vize kolaylığı sağlaması, bankacılık işlemlerinde kolaylık tanıması ve olası yaptırımlara karşı hukuki destek sunması öneriliyor. Parlamenterler, AB Komisyonu'nu bu konuda somut adımlar atmaya davet etti.
Ekonomik ve hukuki boyut
UCM'ye yönelik yaptırımlar, sadece hukuki değil ekonomik sonuçlar da doğurabilir. Mahkemenin mal varlıklarının dondurulması veya bankacılık işlemlerinin kısıtlanması, UCM'nin soruşturmalarını yürütmesini zorlaştırabilir. ABD'nin yaptırım kararı alması durumunda, AB ülkeleri ile ABD arasında ticari ve finansal ilişkilerde de tansiyon yükselebilir. AP üyeleri, bu riski göz önünde bulundurarak AB'nin önleyici tedbirler almasını istiyor.
Mektup, AB'nin uluslararası hukuka bağlılığını yeniden teyit etmesi açısından da önem taşıyor. Son yıllarda AB, kurala dayalı uluslararası düzenin korunmasında daha aktif rol almayı hedefliyor. UCM'ye destek, bu hedefin somut bir yansıması olarak görülüyor.
Uzmanlar ne diyor?
Uluslararası hukuk uzmanları, ABD'nin UCM'ye yönelik yaptırımlarının mahkemenin meşruiyetini sarsabileceğini belirtiyor. Ancak AB'nin etkili bir koruma sağlaması durumunda UCM'nin işlevselliğini koruyabileceği ifade ediliyor. Öte yandan, ABD ile AB arasındaki bu gerilimin, NATO ve diğer uluslararası platformlarda işbirliğini olumsuz etkileyebileceği de dile getiriliyor.
AP üyelerinin girişimi, AB kurumları içinde UCM'ye verilen önemin bir göstergesi. Ancak AB Komisyonu'nun somut adımlar atıp atmayacağı, önümüzdeki günlerde netleşecek. Von der Leyen'e gönderilen mektup, AB'nin küresel adaletteki rolünü pekiştirme yönünde bir irade ortaya koyuyor.
Arka plan: UCM ve ABD ilişkileri
ABD, UCM'ye taraf olmamakla birlikte, mahkemenin çalışmalarını yakından takip ediyor. 2002'de Amerikan Askeri Personelinin Korunması Yasası ile ABD, UCM'nin kendi vatandaşlarını yargılamasını engellemeye çalıştı. 2020'de dönemin ABD Başkanı Donald Trump, UCM yetkililerine yaptırım uygulanmasını öngören bir kararname imzalamıştı. Bu yaptırımlar, 2021'de Joe Biden yönetimi tarafından kaldırılmıştı. Ancak son dönemde ABD'den gelen yeni tehditler, endişeleri yeniden alevlendirdi.
AB ise Roma Statüsü'ne taraf olan ülkeler aracılığıyla UCM'yi destekliyor ve mahkemenin bağımsızlığını savunuyor. AB Temel Haklar Şartı, adil yargılanma hakkını güvence altına alıyor ve UCM'nin çalışmalarına destek veriyor.
AP üyelerinin çağrısı, AB'nin ABD karşısında bağımsız bir duruş sergilemesi gerektiğini savunanlar tarafından olumlu karşılandı. Ancak bazı çevreler, ABD ile ilişkilerin daha fazla gerilmesinden endişe duyuyor. Mektubun ardından AB Komisyonu'nun nasıl bir yol izleyeceği, transatlantik ilişkilerin geleceği açısından da belirleyici olacak.
UCM'nin bağımsızlığı, uluslararası hukukun etkinliği için kritik bir öneme sahip. AB'nin bu konudaki tutumu, küresel adalet sisteminin geleceğini şekillendirecek.