Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) katılım sürecinin 2018 yılından bu yana demokratik gerileme ve hukukun üstünlüğündeki erozyon nedeniyle fiilen dondurulmuş durumda olduğunu belirtti. Cumhuriyet'e yaptığı değerlendirmede Amor, bu durumun Avrupa'nın geleceği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı. İspanyol siyasetçi, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin yeniden canlandırılması için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
Demokratik Gerileme ve Hukuk Devleti Vurgusu
Sanchez Amor, Türkiye'de 2018'den bu yana yaşanan gelişmelerin AB üyelik müzakerelerini olumsuz etkilediğini söyledi. Özellikle yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğü ve temel haklar alanlarındaki gerilemelerin altını çizen Amor, "Hukukun üstünlüğü ve demokratik standartlar, AB üyeliğinin olmazsa olmaz koşullarıdır. Türkiye'nin bu alanlarda kaydettiği gerileme, sürecin dondurulmasının ana nedenidir" dedi. Raportör, AB'nin Türkiye'ye yönelik tutumunun net olduğunu ve bu standartlardan taviz verilmeyeceğini belirtti.
Amor'un açıklamaları, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporlarına yönelik tutarlı eleştirilerini yansıtıyor. Son yıllarda AP, Türkiye'deki insan hakları ihlalleri ve demokratik gerileme konusunda pek çok karar aldı. 2019 ve 2021 raporlarında Türkiye'nin üyelik müzakerelerinin askıya alınması çağrısı yapılmıştı. Amor, bu çağrıların arkasında durduklarını ve Türkiye'nin somut adımlar atmadıkça sürecin ilerlemeyeceğini kaydetti.
Avrupa'nın Geleceği İçin Risk
Nacho Sanchez Amor, Türkiye'nin AB için stratejik önemine de değindi. Türkiye'nin bölgesel istikrar, enerji güvenliği ve göç yönetimi gibi konularda kilit bir aktör olduğunu belirten Amor, ancak bu önemin demokratik değerlerden ödün verilerek kullanılamayacağını söyledi. "Türkiye ile işbirliği yapmak zorundayız, ancak bu işbirliği karşılıklı saygı ve ortak değerler temelinde olmalıdır" diye konuştu.
Raportör, Avrupa'nın geleceğinde Türkiye'nin rolünün belirsizliğini koruduğunu ifade etti. AB'nin genişleme politikası çerçevesinde Batı Balkanlar'a öncelik verildiğini hatırlatan Amor, Türkiye'nin de bu süreçte yer alabilmesi için gerekli reformları hızlandırması gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde Türkiye'nin AB perspektifinin daha da zayıflayacağı uyarısında bulundu.
AB-Türkiye İlişkilerinde Yeni Dönem Arayışı
Amor'un değerlendirmesi, son dönemde AB ile Türkiye arasında yaşanan karşılıklı adımların ardından geldi. Türkiye'nin İsveç'in NATO üyeliğine onay vermesi ve AB'nin Türkiye'ye yönelik bazı açılımlar yapması ilişkilerde yumuşama sinyali olarak yorumlanmıştı. Ancak Amor, bu olumlu havanın kalıcı olması için Türkiye'nin demokratik reformları hayata geçirmesi gerektiğini söyledi. "Güven artırıcı adımlar memnuniyet verici, ancak asıl mesele hukuk devleti ve temel haklardır" dedi.
Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raportörü olarak Amor, önümüzdeki dönemde hazırlanacak Türkiye raporunda bu konulara geniş yer vereceklerini belirtti. Raporda, Türkiye'nin AB üyeliği için gerekli kriterleri yerine getirmediği ve müzakerelerin fiilen durduğu tespitine yer verilmesi bekleniyor. Amor, ayrıca Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları ve muhalefetle diyalog halinde olduklarını ve onların görüşlerini rapora yansıtacaklarını ifade etti.
Değerlendirme
Nacho Sanchez Amor'un açıklamaları, Türkiye-AB ilişkilerinde kilit bir dönemeçte önemli ipuçları veriyor. AB'nin Türkiye'ye yönelik tutumu, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü ekseninde şekillenmeye devam ediyor. Türkiye'nin AB üyelik süreci, 2018'den bu yana yaşanan gelişmelerle ivme kaybetmiş durumda. Ancak son dönemdeki karşılıklı adımlar, ilişkilerde yeni bir sayfa açılması için umut verici bir zemin oluşturabilir. Yine de Amor'un vurguladığı gibi, bu sürecin ilerlemesi için Türkiye'nin demokratik reformları hayata geçirmesi ve AB'nin de tutarlı bir şekilde bu standartları savunması gerekiyor. Avrupa'nın geleceği açısından Türkiye'nin stratejik konumu göz ardı edilemez, ancak bu ilişkinin sağlıklı bir zeminde ilerlemesi için karşılıklı güven ve ortak değerlere bağlılık şart.