Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, 15 ilde LGBTİ+ dernekleri ve aktivistlerine yönelik gerçekleştirilen "Ailem Güvende" operasyonunu sert bir dille eleştirerek, bunun temel hak ve özgürlüklerin ihlali anlamına geldiğini bildirdi. Amor, yaptığı yazılı açıklamada, operasyonun ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve ayrımcılık yasağı gibi evrensel ilkeleri çiğnediğini vurguladı.
Operasyonun Detayları ve Gözaltılar
Edinilen bilgilere göre, "Ailem Güvende" adı verilen operasyon kapsamında 15 şehirde eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Baskınlarda çok sayıda LGBTİ+ derneği yöneticisi ve aktivist gözaltına alındı. Operasyonun gerekçesi olarak "aile yapısını koruma" ve "çocukların korunması" gibi ifadeler öne sürülse de, uluslararası kuruluşlar ve insan hakları savunucuları bu gerekçelerin gerçek dışı olduğunu belirtiyor. Gözaltına alınanlar arasında avukatlar, psikologlar ve sivil toplum liderleri de bulunuyor.
Nacho Sanchez Amor, açıklamasında operasyonun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara aykırı olduğunu ifade etti. Amor, "Bu tür eylemler, Türkiye'nin demokratikleşme sürecine zarar vermekte ve toplumsal barışı tehdit etmektedir" dedi.
Uluslararası Tepkiler ve Bağlam
Operasyona yönelik uluslararası tepkiler giderek artıyor. Avrupa Birliği Komisyonu sözcüsü, gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve endişe duyduklarını belirtti. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar da operasyonu kınayan açıklamalar yaptı. Bu operasyon, son yıllarda Türkiye'de LGBTİ+ bireylere yönelik artan baskıların bir parçası olarak görülüyor. 2023 yılında düzenlenen Onur Yürüyüşü'nün polis müdahalesiyle engellenmesi ve medyada nefret söyleminin yükselişi, bu tabloyu derinleştirdi.
Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları, operasyonun sadece LGBTİ+ topluluğunu değil, tüm muhalif sesleri susturma amacı taşıdığını savunuyor. Hükümet yetkilileri ise operasyonun "aile değerlerini korumak" ve "çocukları zararlı içeriklerden uzak tutmak" için yapıldığını öne sürüyor. Ancak uluslararası hukuk uzmanları, bu gerekçelerin evrensel insan hakları standartlarıyla bağdaşmadığını belirtiyor.
AP Raportörü Amor, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde temel hak ve özgürlüklere saygı göstermesi gerektiğini hatırlatarak, "Bu tür operasyonlar, Türkiye'nin AB ile ilişkilerini olumsuz etkileyecektir" uyarısında bulundu. Amor ayrıca, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması ve yargı önüne çıkarılmaları çağrısı yaptı.
Bağımsız Değerlendirme
"Ailem Güvende" operasyonu, Türkiye'de sivil toplumun karşı karşıya olduğu baskıların son örneği olarak dikkat çekiyor. Uluslararası toplumun tepkisi, Türkiye'nin insan hakları sicilini yeniden gündeme getirirken, bu tür eylemlerin uzun vadede ülkenin demokratik itibarına zarar vereceği açık. Sivil toplum örgütleri, dayanışma çağrısı yaparak operasyonu protesto etmeye devam ediyor. Önümüzdeki günlerde konunun Avrupa Parlamentosu'nda ve diğer uluslararası platformlarda daha geniş yankı bulması bekleniyor. Türkiye'deki yetkililerin bu eleştirilere nasıl yanıt vereceği ise belirsizliğini koruyor.