Antalya'nın Serik ilçesi yakınlarında geçtiğimiz hafta meydana gelen ve 10 kişinin hayatını kaybetmesine, 24 kişinin yaralanmasına neden olan yolcu otobüsü kazasına dair Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin hazırladığı rapor kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda, kazada yaşamını yitiren otobüs şoförü İzzet Karaağaç'ın asli derecede kusurlu olduğu ortaya kondu. 3 Mart 2025 tarihinde meydana gelen feci kaza, Antalya-İstanbul seferini yapan özel bir otobüs firmasına ait aracın, Serik ilçesi çıkışında kontrolden çıkarak şarampole devrilmesiyle yaşanmıştı.
Raporda yer alan kritik detaylar
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 10 sayfalık raporda, kazanın oluşumunda sürücü İzzet Karaağaç'ın asli kusurlu olduğu vurgulanıyor. Rapora göre şoför, aracın hızını yol, hava ve trafik koşullarına uygun şekilde ayarlamamış, ayrıca direksiyon hakimiyetini kaybetmiş. İncelemede otobüsün fren sisteminde herhangi bir arıza bulunmadığı, lastiklerin yol tutuşunun yeterli olduğu belirtilirken, kazanın tamamen sürücü hatasından kaynaklandığı ifade ediliyor. Olay anında şoförün uykusuz veya yorgun olduğuna dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı ancak aşırı hız nedeniyle aracın virajda savrulduğu kaydediliyor.
Görgü tanıkları ve kazanın etkileri
Kaza sırasında otobüste bulunan yolculardan bazıları, aracın bir anda savrulduğunu ve şoförün ani bir manevra yaptığını ifade etmişti. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, şoför Karaağaç, viraja hızlı girmiş ve direksiyonu kırmasına rağmen aracı kontrol edememiş. Otobüsün devrilmesinin ardından çevredeki vatandaşlar ve sağlık ekipleri hemen yardıma koşmuş, yaralılar çevre hastanelere kaldırılırken 10 kişi olay yerinde hayatını kaybetmişti. Kazadan sonra bölgede geniş çaplı soruşturma başlatılmış, otobüs firmasının yetkilileri ifadeye çağrılmıştı. Şoför İzzet Karaağaç'ın 25 yıllık mesleki tecrübeye sahip olduğu ve daha önce herhangi bir trafik cezası veya kazaya karışmadığı öğrenilmişti.
Kazadan alınması gereken dersler
Bu tür trajediler, sürücülerin kurallara uyma zorunluluğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Adli Tıp raporuyla da teyit edildiği üzere, bir anlık dikkatsizlik veya hız ihlali, onlarca insanın hayatını karartabiliyor. Yetkililerin, özellikle uzun yol otobüslerinde hız sınırlayıcı ve sürücü dinlenme takip sistemlerinin etkinliğini artırması, benzer kazaların önlenmesi açısından kritik önem taşıyor. Toplu taşıma araçlarında can güvenliğinin öncelikli olduğu unutulmamalı; hem firma denetimleri hem de sürücü eğitimleri sıkılaştırılmalıdır.