Antalya'nın Bey Dağları eteklerinde faaliyet gösteren taş ve mermer ocakları, son yıllarda hızla genişleyerek yayla köylerinin sınırlarına dayandı. Bölge sakinleri, ocaklardan çıkan molozların doğal yaşamı yok ettiğini ve su kaynaklarının kirletildiğini belirtiyor. Bu durum, hem çevre aktivistlerinin hem de yerel halkın tepkisini çekiyor.
Yayla Köylerinde Artan Tehdit
Bey Dağları'nın eşsiz doğası, endemik bitki türleri ve zengin su havzalarıyla biliniyor. Ancak son yıllarda artan mermer ocakları, bu doğal güzellikleri tehdit eder hale geldi. Özellikle Akseki, İbradı ve Gündoğmuş ilçelerine bağlı yayla köylerinde yaşayan vatandaşlar, ocakların yarattığı toz ve gürültü kirliliğinden şikayetçi. Ayrıca, ocaklardan çıkan molozların dere yataklarına dökülmesi, sel riskini artırıyor ve tarım arazilerine zarar veriyor.
Su Kaynakları Tehlikede
Bölgedeki en büyük endişe, mermer ocaklarının su kaynaklarına olan etkisi. Uzmanlar, ocakların açılması sırasında yapılan patlatmaların ve kazıların, yeraltı su rezervlerini olumsuz etkilediğini vurguluyor. Ayrıca, mermer kesimi sırasında kullanılan kimyasalların ve atık suların, yer altı sularına karışma riski bulunuyor. Bu durum, hem içme suyu hem de tarımsal sulama açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Çevre Aktivisti Uyarıyor
Antalya Çevre Platformu sözcüsü, yaptığı açıklamada, "Bey Dağları, Türkiye'nin akciğerlerinden biri. Buradaki mermer ocakları sadece doğayı değil, insan sağlığını da tehdit ediyor. Yetkililerin bir an önce bu ocakların faaliyetlerini durdurması veya sıkı denetim altına alması gerekiyor" dedi. Ayrıca, bölgedeki yayla köylerinde yaşayan vatandaşların, bu tesislerden kaynaklanan sağlık sorunları yaşadığını da sözlerine ekledi.
Yerel Halkın Tepkisi
Yayla köylerinden birinde yaşayan ve ismini vermek istemeyen bir çiftçi, "Eskiden burada tertemiz su akardı, şimdi toz toprak içinde. Hayvanlarımız otlayacak yer bulamaz oldu. Mermer ocakları yüzünden köyümüzden göç etmeyi bile düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Benzer şikayetler, bölgedeki diğer köylerden de geliyor. Köylüler, ocak şirketlerinin bölgede verdiği sözlerin hiçbirini tutmadığını, iş imkanı yaratmak yerine sadece doğayı sömürdüklerini ifade ediyor.
Yetkililerden Açıklama
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri, mermer ocaklarının ruhsatlarının düzenli olarak denetlendiğini açıkladı. Ancak, bölgedeki denetimlerin yetersiz olduğu ve kaçak ocakların da bulunduğu iddiaları gündemde. Antalya Büyükşehir Belediyesi ise, konuyla ilgili gerekli yasal işlemlerin başlatıldığını ve çevre koruma tedbirlerinin artırılacağını duyurdu.
Sonuç ve Değerlendirme
Türkiye'nin doğal güzellikleriyle ünlü bu bölgesinde mermer ocaklarının yarattığı tahribat, sürdürülebilir bir çevre politikasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Ekonomik kazanç uğruna doğal varlıkların yok edilmesi, uzun vadede hem ekosistemi hem de bölge insanının yaşamını tehdit ediyor. Yetkililerin, bu konuda çevre odaklı kararlar alması ve denetimleri sıkılaştırması büyük önem taşıyor. Aksi halde, Bey Dağları'nın eşsiz coğrafyası, gelecek nesillere aktarılamayacak bir miras olarak kalacak.