Antalya'da yaşayan Ali Süslü (47), imza işlemi için gittiği polis merkezinde isim benzerliği yüzünden başka bir kişinin kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle gözaltına alındı ve cezaevine gönderildi. Masumiyetini 9 gün boyunca kanıtlayamayan Süslü, ancak bir psikoloğun T.C. kimlik numarasını kontrol etmesiyle serbest kaldı. Yaşanan bu adli hata, vatandaşların isim benzerliği nedeniyle mağdur olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
İmza İçin Gitti, Cezaevine Döndü
Olay, Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde geçtiğimiz hafta meydana geldi. Polis merkezine imza atmak için giden Ali Süslü, görevlilerin yaptığı kimlik sorgulamasında isim benzerliği bulunan başka bir şahsın 10 günlük kesinleşmiş hapis cezası ile karşılaştı. Polis ekipleri, Süslü'nün kimlik bilgilerini doğrulamadan, cezanın kendisine ait olduğunu düşünerek hakkında yakalama kararı olduğunu belirtti. Süslü, ifadesine rağmen aynı gün cezaevine teslim edildi.
Bu süreçte Ali Süslü, kendisinin suçsuz olduğunu, hatta daha önce herhangi bir adli kaydının bulunmadığını söyledi. Ancak yetkililer, sistemdeki bilgilerin doğru olduğunu iddia ederek Süslü'yü dinlemedi. Süslü, cezaevinde geçirdiği ilk günlerde avukatına ulaşmaya çalıştı ancak yaşanan yoğunluk nedeniyle hukuki destek almakta zorlandı.
Psikoloğun Dikkati Kurtardı
Mahkumiyetin 9. gününde cezaevinde psikolojik destek almak isteyen Ali Süslü, görüşme sırasında psikoloğa durumu anlattı. Psikolog, Süslü'nün anlattıklarından şüphelenerek T.C. kimlik numarasını sistemden tekrar kontrol etti. Yapılan kontrolde, cezanın asıl sahibinin farklı bir T.C. kimlik numarasına sahip olduğu ve isim benzerliği nedeniyle Süslü'nün yanlışlıkla gözaltına alındığı tespit edildi. Bunun üzerine yetkililer derhal harekete geçti ve Süslü için tahliye kararı çıkarıldı. 10. gününde tahliye edilen Süslü, cezaevinden çıktığında büyük bir mağduriyet yaşadığını dile getirdi.
Yaşanan olay, adli sistemdeki isim benzerliği sorununu yeniden gündeme getirdi. Türkiye'de sıkça karşılaşılan bu tür karışıklıklar, masum vatandaşların haksız yere cezaevinde kalmasına yol açabiliyor. Özellikle kimlik numarası yerine isimle yapılan sorgulamaların, bu tip hatalara zemin hazırladığı belirtiliyor.
Adli Hata ve Mağduriyet
Ali Süslü, tahliye sonrası yaptığı açıklamada, "10 gün boyunca kapalı bir ortamda kaldım. Suçsuz olduğumu bilmek yetmiyor, bunu ispat etmek gerekiyor. Psikolog olmasaydı belki daha uzun süre kalacaktım" dedi. Süslü, yetkililerden bu konuda daha dikkatli olmalarını ve kimlik numarası doğrulamasının yapılmasını istedi. Avukatı ise süreçte yaşanan ihmallere dikkat çekerek, maddi ve manevi tazminat davası açacaklarını belirtti.
Bu tür adli hataların önüne geçilmesi için savcılık ve emniyet birimlerinin, benzer isimli kişilerin T.C. kimlik numaralarını da içeren detaylı bir veri tabanı oluşturması gerektiği uzmanlar tarafından ifade ediliyor. Ayrıca, yakalama kararlarında parmak izi veya fotoğraf gibi biyometrik verilerin kontrol edilmesinin, mağduriyetleri büyük ölçüde azaltacağı kaydediliyor.
Ali Süslü'nün yaşadığı mağduriyet, adalet sisteminin hata payını gözler önüne seren önemli bir örnek teşkil ediyor. İsim benzerliği nedeniyle hayatı kâbusa dönen Süslü'nün yaşadıkları, kamuoyunda adli mekanizmaların güvenilirliğine dair soru işaretleri uyandırdı. Bu olayın ardından yetkililerin, benzer hataların tekrarlanmaması için gerekli önlemleri alması bekleniyor. Vatandaşların böyle bir durumla karşılaştıklarında hukuki yollara başvurarak haklarını aramaları gerektiği vurgulanıyor.