Antalya'da üç çocuk annesi Songül Uzunoğlu'nun 2019 yılında yaptırdığı estetik dolgu işlemi sonrası dudağındaki doku kaybıyla başlayan hukuk mücadelesi yedinci yılında devam ediyor. Yüzünde kalıcı hasar oluşan Uzunoğlu, defalarca ameliyat olurken, ceza davasında doktorlar beraat etti. Tüketici Mahkemesi ise Uzunoğlu lehine 994 bin TL tazminata hükmetti; kararın temyiz süreci sürüyor. Olay, estetik işlemlerdeki güvenlik açıklarını ve mağdurların adalet arayışını bir kez daha gündeme taşıdı.
Estetik dolgu kabusu: Dudağında doku kaybı oluştu
Songül Uzunoğlu, 2019 yılında bir özel sağlık kuruluşunda dolgu işlemi yaptırdı. İşlem sonrası dudağında şiddetli ağrı ve morarma başladı. Kısa sürede doku kaybı oluşan Uzunoğlu, acil olarak hastaneye kaldırıldı. Yapılan müdahalelere rağmen dudağındaki hasar kalıcı hale geldi. Uzunoğlu, bu süreçte çok sayıda ameliyat geçirdi; yüz estetiği ve rekonstrüktif cerrahi operasyonlarıyla onarım sağlanmaya çalışıldı. Ancak fiziksel ve psikolojik travmanın izleri hala taze.
Hukuk mücadelesi: Ceza ve tüketici davaları
Uzunoğlu, olayın ardından doktorlar ve sağlık kuruluşu hakkında suç duyurusunda bulundu. Açılan ceza davasında bilirkişi raporları ve tıbbi kanıtlar incelendi. Mahkeme, doktorların kast veya taksirle hareket ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. Bunun üzerine Uzunoğlu, tüketici mahkemesine başvurdu. Tüketici Mahkemesi, işlemin ayıplı hizmet kapsamında olduğuna hükmederek Uzunoğlu'na 994 bin TL manevi ve maddi tazminat ödenmesine karar verdi. Ancak bu karar, davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay'da inceleniyor. Uzunoğlu'nun avukatı, sürecin uzamasından duyduğu rahatsızlığı dile getirirken, müvekkilinin adalete olan inancını koruduğunu belirtti.
Estetik işlemlerde güvenlik tartışması
Songül Uzunoğlu'nun yaşadığı olay, estetik operasyonların risklerini ve denetim eksikliğini yeniden gündeme getirdi. Türkiye'de estetik işlemlerin giderek yaygınlaşmasıyla birlikte, işlemlerin yetkisiz kişiler tarafından yapılması veya sterilizasyon kurallarına uyulmaması gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, estetik müdahalelerin mutlaka alanında uzman ve sertifikalı hekimler tarafından, akredite sağlık kuruluşlarında yapılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca hastaların bilgilendirilmiş onam formlarını dikkatle okumaları ve işlem öncesi riskleri sorgulamaları uyarısı yapılıyor.
Bu vaka, mağdurların hukuk mücadelesinde karşılaştığı zorlukları da gözler önüne seriyor. Ceza davalarında kast veya taksirin ispatlanmasının güçlüğü, tüketici hukukunun ise nispeten daha hızlı sonuç verebilmesi dikkat çekiyor. Uzunoğlu'nun davası, benzer durumdaki kişiler için emsal teşkil edebilecek nitelikte. Yargıtay'ın tazminat kararını onaylaması halinde, estetik işlemlerde standartların yükseltilmesi ve hasta haklarının güçlenmesi bekleniyor.