İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak genel seçimler öncesinde yayınlanan son anketler, siyasi dengelerin değiştiğini ortaya koydu. Kanal 12'nin kamuoyu araştırmasına göre, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un liderliğindeki Ulusal Birlik Partisi oy oranını artırırken, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Likud Partisi ciddi bir erime yaşıyor. Anket, seçimlere kısa bir süre kala koalisyon formüllerinin yeniden şekillenebileceğini gösteriyor.
Eisenkot'un Yükselişi ve Likud'un Kaybı
Kanal 12'nin yayınladığı ankete göre, Ulusal Birlik Partisi'nin Knesset'te 18 sandalye kazanması öngörülüyor. Bu, partinin son seçimlerde elde ettiği 12 sandalyeye kıyasla önemli bir artış anlamına geliyor. Buna karşılık, Netanyahu'nun liderliğindeki Likud Partisi'nin 27 sandalyeye gerileyeceği tahmin ediliyor. Önceki anketlerde Likud 30 civarında sandalye alıyordu. Bu düşüş, Netanyahu'nun yargı reformu ve ekonomik politikalarına yönelik artan hoşnutsuzluğun bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Ankete katılanların yüzde 45'i, Eisenkot'u başbakanlık için daha uygun bulurken, Netanyahu'yu destekleyenlerin oranı yüzde 38'de kaldı. Katılımcıların yüzde 17'si ise kararsız olduğunu belirtti. Bu sonuçlar, Eisenkot'un güvenlik ve ekonomi konularındaki deneyiminin seçmen nezdinde olumlu karşılandığını gösteriyor.
Koalisyon Senaryoları ve Ekonomik Etkiler
Anket sonuçlarına göre, mevcut koalisyonun Knesset'teki sandalye sayısı 64'ten 58'e düşüyor. Bu durum, Netanyahu'nun hükümet kurma şansını zorlaştırıyor. Muhalefet partilerinin toplam sandalye sayısı ise 62'ye çıkıyor. Bu tablo, seçim sonrası koalisyon görüşmelerinin uzun ve çetin geçebileceğine işaret ediyor.
Ekonomik açıdan bakıldığında, siyasi belirsizlik İsrail Şekeli'ni ve Tel Aviv Borsası'nı olumsuz etkiliyor. Son bir haftada şekel, dolar karşısında yüzde 2 değer kaybetti. Tel Aviv Borsası'nda ise bankacılık hisseleri ortalama yüzde 3 düştü. Yatırımcılar, seçim sonuçlarının ekonomik politikaları nasıl etkileyeceğini yakından takip ediyor. Uzmanlar, Eisenkot'un liderliğindeki bir hükümetin piyasa dostu politikalar izleyebileceğini, ancak koalisyon ortaklarının ekonomik ajandasının belirsiz olduğunu belirtiyor.
Arka Plan: Neden Bu Seçim Kritik?
İsrail, son iki yılda dört genel seçim yaşadı. Siyasi istikrarsızlık, ekonomik reformların gecikmesine ve hayat pahalılığının artmasına neden oldu. Netanyahu'nun yargı reformu girişimleri geniş protestolara yol açtı ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdi. Bu seçim, İsrail'in ekonomik ve sosyal politikalarının geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Ayrıca, bölgesel gelişmeler de seçim gündemini etkiliyor. İran'la artan gerilim, Gazze Şeridi'ndeki insani kriz ve Lübnan sınırındaki istikrarsızlık, seçmenin güvenlik endişelerini artırıyor. Eisenkot, askeri geçmişi ve güvenlik konularındaki deneyimiyle bu endişelere yanıt veriyor. Netanyahu ise uzun yıllardır güvenlik konusunda güvenilir bir lider imajı çiziyordu, ancak son anketler bu algının zayıfladığını gösteriyor.
Sonuç olarak, 27 Ekim seçimleri İsrail'in siyasi ve ekonomik geleceğini belirleyecek. Anketler Eisenkot'un yükselişini ve Netanyahu'nun erimesini işaret ediyor. Ancak seçmen davranışındaki son dakika değişimleri ve koalisyon dinamikleri, nihai sonucu etkileyebilir. Ekonomik göstergeler ve piyasa tepkileri, seçim belirsizliğinin devam ettiğini gösteriyor. Yatırımcılar ve uluslararası gözlemciler, İsrail'in yeni hükümetinin ekonomik politikalarını ve bölgesel ilişkilerini merakla bekliyor.