Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO'nun 36. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak. İttifakın geleceği, küresel güvenlik tehditleri ve Türkiye'yi yakından ilgilendiren CAATSA yaptırımları ile F-35 savaş uçağı krizi zirvenin ana başlıkları arasında yer alıyor. A Haber ekibi, başkentin nabzını tutarak gelişmeleri anbean aktarıyor.
CAATSA yaptırımları ve F-35 gerilimi
Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması nedeniyle ABD tarafından uygulanan CAATSA yaptırımları, zirvede ele alınacak konuların başında geliyor. Yaptırımlar kapsamında Türkiye, F-35 programından çıkarılmış ve Savunma Sanayii Başkanlığı ile bazı yetkililere kısıtlamalar getirilmişti. Ankara, bu yaptırımların kaldırılması ve F-35 sürecine yeniden dahil olmak için temaslarını sürdürüyor. Zirvede, ABD Başkanı Joe Biden ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılması beklenen görüşmede bu konuların masaya yatırılması bekleniyor.
Zirvenin gündem maddeleri
NATO liderleri, savunma harcamalarının artırılması, terörizmle mücadele ve doğu kanadının güçlendirilmesi gibi konuları da ele alacak. İsveç ve Finlandiya'nın ittifaka katılım süreci, Ukrayna savaşı ve Çin'in yükselişi de gündemdeki diğer başlıklar. Türkiye, özellikle sınır ötesi güvenlik tehditlerine karşı NATO'nun daha etkin rol oynamasını talep ediyor.
Zirve, aynı zamanda Ankara'nın uluslararası alandaki konumunu güçlendirme fırsatı olarak değerlendiriliyor. Türkiye, ev sahipliği yaparak hem ittifak içindeki sorumluluklarını yerine getirdiğini göstermek hem de kendi güvenlik önceliklerini gündeme taşımak istiyor.
Uzman görüşleri ve beklentiler
Uzmanlara göre, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması kolay görünmüyor. ABD Kongresi'ndeki Türkiye karşıtı tutum ve Yunanistan lobisinin etkisi, süreci zorlaştırıyor. Ancak zirve, iki ülke arasındaki diyalog kanallarının açık tutulması açısından kritik. F-35 konusunda ise Türkiye'nin alternatif arayışları (Eurofighter Typhoon gibi) masada. NATO'nun genişleme politikası kapsamında İsveç ve Finlandiya'nın üyeliği de Türkiye için önemli bir pazılık kozu olarak görülüyor.
Türkiye'nin NATO içindeki konumu, jeopolitik önemi ve savunma sanayiindeki kabiliyetleri sayesinde güçlü kalmaya devam ediyor. Zirvenin sonuç bildirgesinde, müttefikler arası dayanışma ve ortak güvenlik taahhütleri vurgulanacak. Ankara'nın ev sahipliği, Türkiye'nin ittifak içindeki rolünü pekiştirecek bir adım olarak kaydedilecek.