Ankara, 22 yıl aradan sonra ev sahipliği yaptığı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne sahne oldu. 28-30 Haziran 2024 tarihlerinde başkentte düzenlenen zirve, yalnızca ittifak üyelerinde değil, dünya basınında da geniş yankı uyandırdı. Zirvede, Ukrayna'daki savaş, savunma harcamaları ve terörle mücadele gibi kritik konular ele alındı.
Zirvenin ana gündem maddeleri
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, açılış konuşmasında müttefiklerin dayanışmasını vurgularken, Türkiye'nin ittifak içindeki önemli rolüne dikkat çekti. Zirvede, Ukrayna'ya askeri ve mali desteğin artırılması, yeni savunma planlarının onaylanması ve Çin'in artan etkisine karşı alınacak önlemler masaya yatırıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ikili görüşmeler kapsamında ABD Başkanı Joe Biden, Almanya Başbakanı Olaf Scholz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya geldi.
Dünya basınında geniş yankı
Washington Post, zirveyi 'Türkiye'nin diplomatik gücünün yeniden kanıtlanması' olarak yorumlarken, BBC ise 'NATO'nun geleceği için kritik bir toplantı' başlığını kullandı. Le Monde gazetesi, Türkiye'nin İsveç'in üyeliğine onay vermesinin ardından ittifak içindeki konumunun güçlendiğini belirtti. El Cezire, zirvenin Akdeniz ve Ortadoğu güvenliği açısından önemine vurgu yaptı.
Güvenlik ve savunma iş birliği
Zirvede kabul edilen yeni savunma planları, Doğu Avrupa ve Akdeniz'deki caydırıcılığı artırmayı hedefliyor. Türkiye, NATO'nun yanı sıra kendi savunma sanayisi alanında da önemli adımlar atarken, yerli üretim hava savunma sistemlerinin entegrasyonu gündeme geldi. Terörle mücadele başlığı altında PKK/YPG ve diğer terör örgütlerine karşı ortak eylem planları değerlendirildi.
Değerlendirme: Ankara'daki NATO Zirvesi, Türkiye'nin jeopolitik konumunu ve ittifak içindeki belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koydu. Ancak alınan kararların uygulanması ve sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi oluşturulması için üye ülkeler arasındaki mutabakata dayalı iş birliği kritik önem taşıyor. Dünya genelindeki yankılar, zirvenin yalnızca askeri değil, aynı zamanda diplomatik bir başarı olduğunu gösteriyor.