Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerde son dönemde gözle görülür bir dönüşüm yaşanıyor. İki ülke ortak askeri tatbikatlar düzenliyor, savunma iş birliği anlaşması imzalıyor ve üst düzey heyetler sürekli bir araya geliyor. Tüm bu adımlar, Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarının paylaşımına yönelik yeni bir yol haritasının sinyallerini veriyor.
Normalleşme süreci hızlanıyor
2013 sonrası gerilen ilişkiler, 2021'de başlayan istihbarat düzeyindeki temaslarla yumuşamaya başladı. 2023'te büyükelçi atamalarıyla normalleşme resmiyet kazandı. Bugün gelinen noktada iki ülke arasında ticaret hacmi 7 milyar dolara ulaştı. Türkiye'nin Mısır'daki yatırımları 3 milyar doları aşarken, yeni enerji ve altyapı projeleri gündemde.
Savunma iş birliği ve ortak tatbikatlar
Geçtiğimiz aylarda Akdeniz'de gerçekleştirilen ortak deniz tatbikatı, iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin somut göstergesi oldu. Savunma bakanlıkları arasında imzalanan mutabakat zaptı, bilgi paylaşımı ve ortak eğitim programlarını kapsıyor. Uzmanlara göre bu adımlar, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımına yönelik olası bir uzlaşının önünü açabilir.
Deniz yetki alanları masada
Türkiye ile Mısır arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına yönelik teknik düzeyde görüşmeler sürüyor. İki ülkenin kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlarının belirlenmesi, Doğu Akdeniz'deki doğalgaz rezervlerinin işletilmesi ve iletim hatlarının güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Mısır'ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile yaptığı MEB anlaşmaları, Türkiye'nin tezleriyle çelişiyordu. Ancak son dönemdeki diyalog, bu sorunun çözümü için umut veriyor.
Ekonomik iş birliği ve enerji koridoru
İki ülke arasındaki ticaret hacmi son yıllarda istikrarlı bir artış gösterdi. Türkiye'nin Mısır'a ihracatı 4 milyar doları aşarken, ithalatı 3 milyar dolara yaklaştı. Özellikle enerji sektörü, iş birliği için büyük potansiyel barındırıyor. Mısır'ın Doğu Akdeniz'deki doğalgaz sahaları, Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınabilir. Bu kapsamda bir enerji koridoru oluşturulması, her iki ülkenin de çıkarına olacak.
Bölgesel dinamikler ve yeni denklem
Türkiye-Mısır yakınlaşması, sadece ikili ilişkileri değil, bölgesel güç dengelerini de etkiliyor. İsrail, Yunanistan ve GKRY'nin oluşturduğu ittifaka karşı, Türkiye-Mısır-Libya hattı alternatif bir denklem oluşturabilir. Bu durum, Doğu Akdeniz'deki enerji rekabetinde yeni bir sayfa açabilir. Ayrıca, Arap Birliği'ndeki etkili konumuyla Mısır'ın Türkiye ile ilişkileri, Körfez ülkeleriyle de yeni bir diyalog zeminini beraberinde getirebilir.
Gelecek perspektifi
Önümüzdeki dönemde iki ülke arasında üst düzey ziyaretlerin artması ve yeni iş birliği anlaşmaları imzalanması bekleniyor. Uzmanlar, ilişkilerin siyasi diyalogdan ekonomik entegrasyona doğru evrileceğini öngörüyor. Ancak, Libya ve Suriye gibi bölgesel konularda hala fikir ayrılıkları bulunuyor. Bu farklılıkların yapıcı bir şekilde ele alınması, normalleşmenin kalıcı olması için kritik önem taşıyor. Tüm bu gelişmeler, Ankara ve Kahire'nin artık birbirini rakip değil, potansiyel ortak olarak gördüğünü gösteriyor.