Kıbrıs'ta federal çözüm arayışları yıllardır sürerken, Birleşmiş Milletler'in Ada'da ''stratejik anlaşma'' niteliği taşıyan yeni bir yol haritası üzerinde çalıştığı ortaya çıktı. Rum basınına sızan taslak belgeye göre BM, gevşek federasyon modeli, iki yıllık bir geçiş süreci ve yeni bir güvenlik mekanizması öngörüyor. Ankara ise iki devletli çözümde ısrar ederek Kıbrıslı Türklerin eşit egemenlik haklarını vurguluyor.
BM'nin stratejik anlaşma taslağı
Rum gazetesi Fileleftheros'un haberine göre BM, Kıbrıs konusunda tarafları masaya oturtacak yeni bir girişim başlattı. ''Stratejik anlaşma'' olarak adlandırılan belge, Ada'da iki toplumlu, iki bölgeli bir federasyon yerine daha gevşek bir yapıyı öneriyor. Taslakta, geçiş sürecinin iki yıl süreceği ve bu dönemde güven artırıcı önlemlerin hayata geçirileceği belirtiliyor. Ayrıca, mevcut güvenlik sisteminin yerini alacak yeni bir mekanizma kurulması da hedefler arasında. BM yetkililerinin bu hafta Ada'da yürüttüğü diplomatik temaslar, tarafların pozisyonlarını netleştirmeye yönelik.
Ankara'nın kararlı tutumu
Türkiye ise uzun süredir savunduğu iki devletli çözüm modelinden taviz vermiyor. Dışişleri Bakanlığı kaynakları, ''Kıbrıslı Türklerin egemenlik hakları tartışmaya açık değil'' vurgusu yaparken, BM'nin federal çözüm ısrarının gerçekçi olmadığını dile getiriyor. Ankara, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın önerdiği ''egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü'' temelinde bir anlaşmayı destekliyor. Geçtiğimiz hafta yapılan açıklamada Türkiye'nin, ''Ada'da kalıcı barış ancak iki devletin iş birliğiyle mümkün olur'' tezini yineledi.
Rum tarafı ise BM taslağına temkinli yaklaşıyor. Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, ''Federasyon temelinde bir çözümden vazgeçmiş değiliz'' dedi ancak BM'nin yeni girişimine kapalı olmadıklarını ima etti. Görüşmelerde Yunanistan'ın da arabuluculuk rolü üstlenebileceği konuşuluyor.
Tarihsel arka plan ve beklentiler
Kıbrıs sorunu, 1960'lı yıllardan bu yana uluslararası gündemin önemli maddelerinden biri. 1974'teki Kıbrıs Barış Harekâtı'nın ardından Ada fiilen ikiye bölünmüş durumda. Annan Planı ve Crans-Montana görüşmeleri gibi birçok girişim sonuçsuz kaldı. Uzmanlara göre BM'nin ''stratejik anlaşma'' vurgusu, tarafları uzlaştırmak için yeni bir zemin yaratma çabası. Ancak Ankara'nın iki devletli çözüm konusundaki kararlılığı ve Rum tarafının federal modelde ısrarı, önümüzdeki dönemde yoğun diplomatik trafiğin yaşanacağını gösteriyor.
Kıbrıslı Türkler, uluslararası toplumdan daha fazla tanınma beklerken, BM'nin attığı adımların ne kadar ilerleme kaydedeceği merak ediliyor. Yeni güvenlik mekanizması ve geçiş süreci detayları, tarafların kırmızı çizgilerini test edecek. Türkiye'nin tutumu, Doğu Akdeniz'deki enerji dengelerini de etkileyebilecek potansiyel bir anlaşmanın anahtarı konumunda.