Ankara'da son günlerde tartışmalara yol açan bir gelişme, Maliye Bakanı'nın İngiltere vatandaşı olması ve hükümetin Londra merkezli finans çevreleriyle mücadele ettiğine yönelik propaganda çalışması, senaristleri zor durumda bıraktı. Siyasi kulislerde konuşulan senaryolar, ABD ile İngiltere arasında bir çatışma ekseninde şekillenirken, muhalefet bu durumu 'çelişkiler yumağı' olarak nitelendiriyor.
Maliye Bakanı'nın çifte vatandaşlığı
Maliye Bakanı'nın İngiltere vatandaşlığına sahip olması, iktidarın son dönemde yürüttüğü 'Londracılarla mücadele' söylemiyle birlikte eleştirilerin odağına oturdu. Hükümet, bir yandan Brexit sonrası Londra'nın finans merkezi olma özelliğini kaybetmemesi için çaba gösterirken, diğer yandan İngiltere merkezli bazı finans çevrelerini hedef alan bir dil kullanıyor. Bu durum, Bakan'ın çifte vatandaşlığı nedeniyle 'çıkar çatışması' tartışmalarını da beraberinde getirdi.
ABD-İngiltere rekabeti Ankara'ya yansıyor
ABD'nin küresel finans sistemindeki etkisiyle İngiltere arasındaki rekabet, Ankara'daki siyasi aktörler arasında da yankı buluyor. Bazı çevreler, Amerika'nın İngiltere'yi devre dışı bırakarak Türkiye'yi kendi finansal ağına çekmek istediğini öne sürerken, iktidarın bu denklemi kendi siyasi hesapları için kullandığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, bu senaryo Türkiye'nin dış politikasında yeni bir denge arayışının işareti olabilir.
Öte yandan, hükümet içinde 'Londracılarla mücadele' söyleminin mimarlarından bazı isimlerin de İngiltere bağlantıları olduğu iddiaları, çifte standardı gündeme getiriyor. Muhalefet, bu durumun iktidarın kendi içindeki gruplar arasında bir hesaplaşma olduğunu ileri sürüyor.
Senaristlerin zor durumu
Siyasi senaryoların ülke gündemini belirlediği bugünlerde, iktidarın bu tür söylemleri tercih etmesi senaristleri zor durumda bıraktı. Siyasi analistler, bu tür çelişkili mesajların uzun vadede güvenilirlik sorunu yaratacağını ifade ediyor. Kamuoyu araştırmaları ise halkın büyük kısmının bu tartışmaları anlamakta güçlük çektiğini ve siyasete olan güvenin daha da azaldığını gösteriyor.
Ankara'daki diplomatik kaynaklar, ABD ve İngiltere'nin Türkiye üzerindeki nüfuz mücadelesinin yeni olmadığını, ancak bu kez bir maliye bakanının vatandaşlığı üzerinden yürütülmesinin sıra dışı olduğunu belirtiyor.
Bağımsız bir değerlendirme: Türkiye'nin küresel finans sisteminde bir denge arayışı içinde olduğu açık. Ancak bir bakanın çifte vatandaşlığı üzerinden yürütülen 'Londracılarla mücadele' söylemi, hem iç politikada hem de uluslararası alanda güvenilirlik kaybına yol açabilir. Bu tür senaryolar, ülkenin gerçek sorunlarını gölgelemekten başka bir işe yaramamaktadır.