ANK-AR Araştırma'nın Haziran 2026 tarihli Seçmen Gündemi Araştırması, Türkiye'de seçmenlerin ekonomiye yönelik karamsarlığını ve erken seçim talebini ortaya koydu. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 83,4'ü ekonominin kötü yönetildiğini belirtirken, yüzde 56,5'i erken seçim yapılmasını istedi. Olası seçim senaryolarında CHP'nin oy oranı dikkat çekerken, diğer partilerin durumu da mercek altına alındı.
Ekonomi birinci sorun
ANK-AR'ın araştırması, seçmenlerin en büyük sorun olarak ekonomiyi gördüğünü bir kez daha teyit etti. Katılımcıların yüzde 83,4'ü ekonominin kötü yönetildiği görüşünde birleşirken, bu oranın yüksekliği hükümetin ekonomi politikalarına duyulan güvensizliği gösteriyor. Enflasyon, işsizlik ve alım gücündeki düşüş, seçmenlerin temel şikayetleri arasında yer alıyor. Araştırmada, yurttaşların yalnızca yüzde 12'si ekonominin iyiye gittiğini düşünüyor; bu da genel tablonun ne denli olumsuz olduğunu ortaya koyuyor.
Erken seçim talebi yüksek
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, seçmenlerin yarısından fazlasının erken seçim istemesi. Oran yüzde 56,5 olarak ölçülürken, bu talep özellikle genç ve kentli seçmenlerde daha belirgin. Erken seçim isteyenlerin gerekçeleri arasında ekonomik krizden çıkış, siyasi istikrarsızlığın sona ermesi ve mevcut hükümetin politikalarının değişmesi yer alıyor. Ancak, erken seçimin zamanlaması ve olası sonuçları konusunda seçmenler arasında fikir birliği bulunmuyor. Öte yandan, seçmenlerin yüzde 35'i önümüzdeki iki yıl içinde seçim yapılmasını beklemezken, bu durum siyasi belirsizliği artırıyor.
Seçim senaryoları
ANK-AR, olası erken seçim senaryolarında partilerin oy oranlarını da hesapladı. Buna göre CHP'nin oy oranı yüzde 28-30 bandında seyrederken, AK Parti'nin oyları yüzde 32-34 aralığında. İYİ Parti, HDP ve MHP'nin oy oranları ise sırasıyla yüzde 12, 10 ve 8 düzeyinde. Ancak, araştırmada ittifakların durumu ve kilit seçmen kitlelerinin kararsızlığı vurgulanıyor. Özellikle genç seçmenler arasında kararsızların oranı yüzde 15'i bulurken, bu grup seçimin kaderini belirleyebilir. Uzmanlar, erken seçim olasılığının düşük olduğunu ancak seçmen talebinin siyasi partiler üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor.
Bağlam ve değerlendirme
ANK-AR'ın bu araştırması, Türkiye'de siyasetin olağan akışında ekonomi ve seçim taleplerinin ne denli iç içe geçtiğini gösteriyor. Ekonomik gidişata duyulan memnuniyetsizlik, seçmenin siyasi tercihlerini doğrudan etkilerken, erken seçim çağrıları da yükseliyor. Ancak, mevcut siyasi konjonktürde erken seçimin gerçekleşme ihtimali düşük görünüyor. Bu durum, seçmen ile siyaset arasındaki mesafeyi daha da açabilir. Araştırma, siyasi aktörlerin seçmenin nabzını tutması açısından önemli bir uyarı niteliği taşırken, kriz yönetiminde ekonominin kritik rolünü bir kez daha hatırlatıyor.