UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Ani Ören Yeri'nde taşınır ve taşınmaz nitelikteki kalıntıların gün yüzüne çıkarılması amacıyla 5 farklı noktada kazı çalışması yürütülüyor. Kars'ın merkeze bağlı Ocaklı köyü yakınlarındaki antik kentte, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen kazılar, bölgenin tarihine ışık tutmayı hedefliyor.
Kazı alanları ve hedefler
Kazı çalışmaları, Ani'nin farklı bölgelerinde yoğunlaşmış durumda. İlk etapta Selçuklu dönemine ait yapı kalıntıları, Ermeni kiliseleri ve Orta Çağ'dan kalma surların bulunduğu bölgelerde sondaj ve detaylı kazı yapılıyor. Arkeologlar, taşınabilir eserlerin yanı sıra mimari parçaları da belgeleyerek envanter oluşturuyor.
Çalışmalar kapsamında, eski ticaret yolları üzerinde önemli bir durak olan Ani'nin ekonomik geçmişine dair izler de aranıyor. Kazı başkanı Prof. Dr. Muhammet Arslan, "Ani, sadece dini ve kültürel bir merkez değil, aynı zamanda bir ticaret kentiydi. Bu kazılarla dönemin ticaret ağını ve yaşam biçimini anlamaya çalışıyoruz" dedi.
Turizm potansiyeli ve ekonomiye katkı
Ani Ören Yeri, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Ancak kazı çalışmaları tamamlandığında, bölgenin turizm potansiyelinin katlanarak artması bekleniyor. Kars Valiliği ve İl Kültür Turizm Müdürlüğü, kazı alanlarının ziyarete açılmasıyla birlikte ildeki turizm gelirlerinin önemli ölçüde yükseleceğini öngörüyor.
Kars Belediye Başkanı Ötüken Sengezer, "Ani'nin tarihi dokusunu ortaya çıkarmak, sadece kültürel mirasımızı korumakla kalmayacak, şehrimize gelecek turist sayısını da artıracak. Bu da yerel esnaf ve oteller için büyük bir fırsat" diye konuştu.
Kazı çalışmalarına, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yanı sıra Kars İl Özel İdaresi ve bazı sivil toplum kuruluşları da maddi destek sağlıyor. Proje kapsamında toplam 5 milyon lira bütçe ayrıldığı öğrenildi. Kazıların 2025 yılı sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.
UNESCO süreci ve uluslararası iş birliği
UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne 2016 yılında dahil edilen Ani Ören Yeri'ndeki çalışmalar, uluslararası arkeoloji camiasının da dikkatini çekiyor. Kazılarda, Ermenistan, Fransa ve İtalya'dan gelen uzmanlar danışman olarak görev alıyor. Bu iş birliği, hem kazı tekniklerinin geliştirilmesine hem de kültürel mirasın ortak bir miras olarak korunmasına katkı sağlıyor.
Ani'nin tarihi, MÖ 5. yüzyıla kadar uzanıyor. Şehir, sırasıyla Urartu, Ermeni, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine tanıklık etmiş. Bu çeşitlilik, kazılarda farklı medeniyetlere ait eserlerin bir arada bulunma ihtimalini artırıyor. Son olarak Selçuklu dönemine ait bir hamam kalıntısı ve çini parçaları keşfedildi.
Ekonomik açıdan bakıldığında, Ani kazıları sadece turizmi değil, bölgedeki istihdamı da olumlu etkiliyor. Kazılarda çalışan 50 işçinin çoğu Ocaklı köyü ve çevre köylerden. Kars Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencileri de staj imkanı buluyor. Bu sayede gençlerin alanında deneyim kazanması sağlanıyor.
Uzmanlar, Ani'de yapılacak kapsamlı kazıların, bölgenin tarihi ticaret yolları ve kültürel etkileşimine dair yeni bilgiler sunacağını belirtiyor. Özellikle İpek Yolu'nun bir kolu olan Ani'nin, Ermenistan ve Gürcistan'a uzanan bağlantılarıyla ilgili veriler elde edilmesi bekleniyor. Bu nedenle kazı çalışmaları sadece ulusal değil, bölgesel bir öneme de sahip.