Türkiye'nin üretim hafızası, yıllarca finansman, hammadde, enerji ve ihracat pazarı arayan Anadolu Kaplanları'nın şimdi karşı karşıya olduğu en büyük sorun, bin bir emekle büyüttükleri fabrikalara sahip çıkacak 'torun' bulamamak. Aile işletmelerinde üçüncü ve dördüncü kuşaklar, üretim bandının başına geçmek yerine teknoloji girişimlerine ve finans sektörüne yöneliyor. Bu durum, Türkiye'nin sanayi mirasının geleceği açısından önemli bir risk oluşturuyor.
Kuşaklar arası kopuş
Anadolu'nun dört bir yanındaki küçük ve orta ölçekli işletmeler, 1980'lerden itibaren ihracat odaklı büyüme stratejisiyle 'Anadolu Kaplanları' olarak anılmaya başlandı. Ancak son yıllarda bu şirketlerin kurucu babaları emeklilik yaşına gelirken, çocukları ve torunları aile şirketini devralmak konusunda isteksiz. Gençler, tekstil, makine, gıda gibi geleneksel sektörler yerine yazılım, fintech ve e-ticaret gibi alanlara ilgi gösteriyor. Üniversitelerin mühendislik fakültelerinden mezun olan birçok üçüncü kuşak, fabrikada çalışmak yerine İstanbul, Ankara veya yurt dışındaki teknoloji şirketlerine yöneliyor.
Veriler ne söylüyor?
TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) verilerine göre, Türkiye'deki aile şirketlerinin sadece %30'u ikinci kuşağa, %12'si ise üçüncü kuşağa başarıyla geçebiliyor. Dördüncü kuşağa ulaşan şirketlerin oranı ise %3'ün altında. Bu devir oranları, gelişmiş ülkelerdeki ortalamaların da altında. Ekonomistler, bu eğilimin Türkiye'nin küresel rekabetteki konumunu zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor. Üretim tesislerinin kapanması veya elden çıkarılması, istihdam kaybına ve yerel ekonomilerin daralmasına neden olabilir.
Çözüm arayışları
Bazı aileler, profesyonel yöneticiler getirerek ya da şirketi halka arz ederek çözüm arıyor. Ancak çoğu, aile mirasını koruma içgüdüsüyle kendi içinde çözüm bulmaya çalışıyor. Genç kuşakları fabrikaya çekmek için işletmelerin dijital dönüşümü teşvik ediliyor; otomasyon, yapay zeka ve robotik yatırımları artırılıyor. Aile konseyleri ve kuşaklar arası iletişim programları düzenleniyor. Devlet ise KOSGEB aracılığıyla genç girişimcilere yönelik teşvikler sunuyor ancak bu desteklerin aile şirketlerinin devamlılığına odaklanan spesifik programlara dönüşmesi gerektiği belirtiliyor.
Değerlendirme
Anadolu Kaplanları'nın torun sorunu aslında Türkiye'nin yapısal dönüşümünün bir yansıması. Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş, gençlerin beklentilerini kökten değiştirdi. Bu dönüşümü yok sayarak aile şirketlerini ayakta tutmaya çalışmak yerine, gençlerin ilgisini çekecek yeni iş modelleri ve kariyer yolları sunmak gerekiyor. Aksi takdirde, Türkiye'nin üretim hafızası sadece müze ziyaretlerinde hatırlanan bir nostaljiye dönüşebilir.