Geçen gün okuduğum bir istatistik, ABD işgücü piyasasında çalışma çağındaki erkeklerin durumunu gözler önüne serdi. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS) verilerine göre, 25-54 yaş arası erkeklerin işgücüne katılım oranı 1950'lerde %97 civarındayken, 2023 itibarıyla %89'a geriledi. Bu, sekiz puanlık bir düşüş anlamına geliyor ve milyonlarca erkeğin artık aktif olarak iş aramadığını gösteriyor. Peki bu düşüşün arkasında yatan nedenler neler? Gerçekten Amerika'da erkeklere iş yok mu, yoksa işgücü piyasasındaki yapısal değişimler mi söz konusu?
İstihdamdaki Düşüşün Arkasındaki Nedenler
Öncelikle, işgücüne katılım oranındaki düşüş sadece erkeklere özgü değil; kadınlarda da benzer bir eğilim var ancak erkeklerdeki düşüş daha keskin. 1950'lerde kadınların işgücüne katılımı %30'ların altındayken, bugün %75'in üzerinde. Bu, toplumsal cinsiyet rollerindeki değişimi yansıtıyor. Ancak erkeklerdeki düşüşün nedenleri arasında imalat sanayisindeki küçülme, otomasyon ve küreselleşme öne çıkıyor. Özellikle 2000'li yıllardan itibaren ABD'de imalat istihdamı milyonlarca kişi azaldı. Bu işler genellikle orta vasıflı, iyi ücretli ve ağırlıklı olarak erkekler tarafından yapılıyordu. Bu işlerin kaybı, birçok erkeği ya düşük ücretli hizmet işlerine yönelmeye ya da işgücünden tamamen çekilmeye itti.
BLS verilerine göre, 2023'te 25-54 yaş arası erkeklerin %7'si işsiz değil, ancak işgücü dışında. Yani çalışmıyor ve iş de aramıyor. Bu oran, 1960'larda sadece %3 civarındaydı. Peki bu erkekler ne yapıyor? Araştırmalar, bu kişilerin önemli bir kısmının engellilik yardımı aldığını, serbest çalıştığını veya kayıt dışı ekonomide yer aldığını gösteriyor. Ancak yine de bu, tam zamanlı bir işte çalışmadıkları gerçeğini değiştirmiyor.
Eğitim ve Beceri Uyumsuzluğu
Bir diğer önemli faktör, eğitim düzeyi ile işgücü piyasasının talepleri arasındaki uyumsuzluk. ABD'de üniversite mezunu erkeklerin işgücüne katılımı %95'in üzerindeyken, lise mezunu olmayan erkeklerde bu oran %80'in altına düşüyor. İmalat işlerinin kaybolmasıyla birlikte, bu işleri yapan düşük eğitimli erkekler için alternatif istihdam alanları genellikle düşük ücretli ve güvencesiz hizmet sektörü işleri oluyor. Birçok erkek, bu tür işleri kabul etmek yerine işgücünden çekilmeyi tercih ediyor. Bu tercihin altında yatan nedenler arasında, düşük ücretin yanı sıra toplumsal statü kaybı ve geleneksel erkeklik rolüne uymama endişesi de var.
Ekonomistler, bu durumu "işgücü piyasasından kopma" olarak adlandırıyor. Özellikle 2008 finansal krizi ve COVID-19 pandemisi bu eğilimi hızlandırdı. Pandemi döneminde milyonlarca erkek işini kaybetti ve bir kısmı hiç geri dönmedi. Federal rezerv'in 2021 tarihli bir raporuna göre, pandemi sonrası işgücüne geri dönmeyen erkeklerin oranı kadınlardan daha yüksek.
Kadınların Yükselişi ve Değişen Dinamikler
Öte yandan, kadınların işgücüne katılımı artarken, eğitimde de erkeklerin gerisinde kalmıyorlar; hatta birçok alanda öne geçtiler. ABD'de üniversite mezunlarının %60'ı artık kadın. Bu, işgücü piyasasında kadınların daha nitelikli işlerde yer almasını sağlıyor. Ancak bu durum, erkeklerin iş bulamadığı anlamına gelmiyor; aksine, işgücü piyasasındaki dönüşüme ayak uyduramayan erkeklerin varlığını gösteriyor.
Bazı uzmanlar, bu düşüşün bir kısmının gönüllü olduğunu savunuyor. Örneğin, erken emeklilik, eşin kazancının yeterli olması veya serbest çalışma gibi nedenlerle işgücünden ayrılanlar var. Ancak yine de bu, genel eğilimi açıklamakta yetersiz kalıyor. Zira işgücü dışında kalan erkeklerin önemli bir kısmı, çalışmak istedikleri halde uygun iş bulamadıklarını belirtiyor.
Sonuç: Yapısal Bir Sorun
Amerika'da erkeklere iş yok mu sorusunun yanıtı, basit bir "evet" veya "hayır" değil. İşgücü piyasası hala milyonlarca erkek istihdam ediyor, ancak geçmişe kıyasla daha az erkek aktif olarak çalışıyor veya iş arıyor. Bu, ekonomik, sosyal ve kültürel faktörlerin birleşiminden kaynaklanan yapısal bir sorun. İmalat işlerinin azalması, eğitimdeki cinsiyet farklılıkları, otomasyon ve küreselleşme gibi etkenler, önümüzdeki yıllarda da bu eğilimin devam edebileceğini gösteriyor. Politika yapıcıların, işgücüne katılımı artırmak için mesleki eğitim programları, çocuk bakım desteği ve engellilik yardımlarının yeniden yapılandırılması gibi adımlar atması gerekebilir. Aksi halde, çalışma çağındaki milyonlarca erkeğin işgücü piyasasının dışında kalması, sadece ekonomik değil, toplumsal sonuçlar da doğuracaktır.