Bartın'ın Amasra ilçesinde 14 Ekim 2022'de meydana gelen maden patlamasında 43 madencinin yaşamını yitirmesinin üzerinden 4 yıl geçti. Facianın ardından başlatılan adli ve idari süreçler sürerken, madenci yakınları ne adaletin ne de tazminatların tam anlamıyla sağlanmadığını ifade ediyor. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın olay sonrası 'Bu aileler bize mirastır, sahip çıkacağız' sözlerini hatırlatan aileler, verilen vaatlerin havada kaldığını söylüyor.
Tazminat süreci tıkanmış durumda
Maden faciasının ardından Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) tarafından işletilen maden ocağında çalışan işçilerin ailelerine ödenmesi gereken tazminatların büyük kısmı ödenmedi. Aileler, hukuki sürecin yavaş ilerlediğini ve bazı tazminat davalarının henüz sonuçlanmadığını belirtiyor. Özellikle maddi ve manevi tazminat taleplerinde gecikme yaşandığı ifade ediliyor. Madenci yakınları, 'Cumhurbaşkanı bize sahip çıkacağını söyledi, ama biz hala tuvalet temizliyoruz' diyerek tepkilerini dile getirdi.
Adalet çağrıları sürüyor
Facianın ardından açılan davalarda, kazaya neden olan ihmallerin yeterince sorgulanmadığı düşünülüyor. Madenin işletmecisi olan TTK ile dönemin bakanlık yetkilileri hakkında soruşturma başlatılmış olsa da, aileler sürecin şeffaf ilerlemediğinden şikayetçi. Amasra'da her yıl düzenlenen anma törenlerinde adalet çağrısı yapan aileler, sorumluların cezalandırılmasını ve benzer faciaların önlenmesi için yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini istiyor.
Erdoğan'ın vaatleri ne oldu?
Dönemin Cumhurbaşkanı Erdoğan, facia sonrası yaptığı açıklamalarda 'Amasra bizim başımızın tacıdır, hiçbir madenci ailesi mağdur edilmeyecek' demişti. Ancak aileler, bugün geldikleri noktada mağduriyetlerinin devam ettiğini savunuyor. Bir madenci eşi, 'Bize iş, ev, eğitim yardımı sözü verildi. Hiçbirini alamadık. Çocuklarımızı okutacak paramız yok' şeklinde konuştu.
Ne olmuştu?
14 Ekim 2022'de TTK'ya ait Amasra maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında 43 işçi hayatını kaybetmiş, 10 işçi ise yaralanmıştı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında çok sayıda kişi gözaltına alınmış, ancak yargılama süreci halen devam etmektedir. Madenin güvenlik eksiklikleri ve denetim zafiyeti, facianın başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.
Bağımsız değerlendirme ve bağlam
Amasra faciası, Türkiye'de iş cinayetlerinin önlenmesinde ciddi bir sınav olarak duruyor. İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda mevzuat yetersizliği ve denetim eksikliği, benzer faciaların tekrarlanmasına zemin hazırlıyor. Madenci ailelerinin mağduriyetinin giderilmemesi, devletin vaatlerinin sorgulanmasına neden oluyor. Yetkililerin bir an önce harekete geçerek hem tazminat sürecini hızlandırması hem de adaletin sağlanması bekleniyor.