Uluslararası piyasalarda ons altın, Orta Doğu'daki anlaşma umutları, petrol fiyatlarındaki geri çekilme, zayıflayan dolar ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırma ihtimalinin azalmasıyla güçlü bir yükseliş yaşadı. Haftayı yüzde 7,3 primle tamamlayan ons altın, 4 bin 356 dolar seviyesinden kapanarak yılın en güçlü performansını sergiledi ve yatırımcıların yüzünü güldürdü. Piyasa uzmanları, altındaki bu yükselişin önümüzdeki haftalarda da devam edebileceğini, ancak jeopolitik gelişmelerin yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Orta Doğu'da ateşkes umudu ve petrolün etkisi
Orta Doğu'da tansiyonun düşürülmesine yönelik diplomatik çabalar, yatırımcıların risk iştahını artırarak güvenli liman talebini dengeledi. Ancak bu durum, altın fiyatlarını destekleyen ana faktörlerden biri olan jeopolitik riskleri azaltsa da, zayıf dolar ve Fed beklentileri altına olan ilgiyi canlı tuttu. Öte yandan, petrol fiyatlarındaki geri çekilme, enflasyon endişelerini hafifleterek altının cazibesini artırdı. Analistler, Orta Doğu'daki gelişmelerin belirsizliğini koruduğunu, bu nedenle altına olan talebin devam edebileceğini vurguluyor.
Zayıf dolar ve Fed beklentileri
ABD ekonomisinde soğuma sinyalleri ve enflasyondaki yavaşlama, Fed'in faiz artırım döngüsünün sonuna yaklaşıldığına işaret ediyor. Bu beklenti, dolar endeksinin değer kaybetmesine neden olurken, altın dolar cinsinden fiyatlandığı için ons fiyatını yukarı çekti. Piyasalar, Fed'in faiz indirimine başlama ihtimalini fiyatlarken, altın bu ortamdan en çok kazanan varlıklardan biri oldu. Uzmanlar, faiz indirimlerinin altın için ek bir destekleyici faktör olacağını, ancak bu sürecin zamana yayılacağını belirtiyor.
Yatırımcılar altına yöneldi
Yılın ilk aylarında dalgalı bir seyir izleyen altın, son haftalarda güçlü bir toparlanma gösterdi. Küresel belirsizlikler, merkez bankalarının altın alımları ve fiziki talebin güçlü seyretmesi, altının yönünü yukarı çevirdi. Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki merkez bankalarının rezervlerini altınla çeşitlendirme çabaları, piyasada destekleyici bir faktör olarak öne çıkıyor. Yatırımcılar, portföylerinde güvenli liman olarak altına ağırlık verirken, gram altın da ons altındaki yükselişten olumlu etkilendi.
Gram altın ve iç piyasa beklentileri
Ons altındaki rekor seviyeler, Türkiye'de gram altın fiyatlarını da yukarı taşıdı. Kapalıçarşı'da gram altın, dolar kurundaki hareketliliğe bağlı olarak yatırımcısına kazandırırken, iç piyasada fiziki altına olan talep canlılığını koruyor. Vatandaşlar, düğün, takı ve yatırım amaçlı altın alımlarını sürdürürken, kuyumcular da hareketlilikten memnun. Piyasa uzmanları, ons altındaki yükselişin devam etmesi durumunda gram altının yeni rekorlar deneyebileceğini, ancak döviz kuru ve jeopolitik gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Teknik görünüm ve direnç seviyeleri
Teknik açıdan bakıldığında, ons altın için 4 bin 300 dolar seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması, yükselişin devamı açısından önem taşıyor. Analistler, 4 bin 400 dolar seviyesinin ilk güçlü direnç olduğunu, bu seviyenin aşılması durumunda 4 bin 500 doların hedef haline gelebileceğini belirtiyor. Aşağı yönlü senaryoda ise 4 bin 250 dolar destek olarak öne çıkarken, 4 bin 200 dolar ana destek konumunda bulunuyor. Teknik göstergeler, altının aşırı alım bölgesine yaklaştığına işaret etse de, güçlü temel faktörlerin fiyatları desteklemeye devam ettiği görülüyor.
Jeopolitik riskler ve merkez bankalarının rolü
Küresel jeopolitik riskler, altın fiyatlarının ana belirleyicilerinden biri olmaya devam ediyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Çin-Tayvan gerilimi ve Orta Doğu'daki çatışmalar, yatırımcıları güvenli liman arayışına yönlendirirken, merkez bankalarının altın alımları da piyasada taban fiyat oluşturuyor. Özellikle Çin, Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerin Merkez bankaları, rezervlerini artırmak için altın almaya devam ediyor. Bu durum, arz-talep dengesinde altın lehine bir görünüm yaratırken, fiyatların orta ve uzun vadede yüksek seviyelerde kalmasına katkı sağlayabilir.
Değerlendirme
Altındaki bu güçlü dönüş, küresel ekonomik belirsizlikler ve para politikalarındaki gevşeme beklentilerinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Fed'in faiz indirimlerine yaklaştığı bir ortamda, altının cazibesini koruması ve hatta rekor kırması şaşırtıcı değil. Ancak yatırımcıların, özellikle Orta Doğu'daki gelişmeler ve doların seyri konusunda dikkatli olması gerekiyor. Kısa vadede aşırı alım bölgesinde olmasına rağmen, güçlü temeller ve jeopolitik riskler altının yükseliş trendini destekliyor. Bu nedenle, portföyünde altına yer veren yatırımcıların, dalgalanmalara karşı temkinli bir duruş sergilemeleri ve olası düzeltmeleri fırsat olarak değerlendirmeleri öneriliyor.