Altın, perşembe günü ABD tahvil getirilerindeki düşüşün etkisiyle iki haftayı aşkın sürenin en güçlü günlük yükselişini kaydetti ve cuma günü de kazançlarını korudu. Spot altın, perşembe günü yüzde 1,3 değer kazanarak 8 Eylül'den bu yana en büyük günlük artışını gösterdi. Sarı metal, bu hareketin ardından 1.900 dolar seviyesinin üzerinde işlem görmeye devam ediyor.
Tahvil Getirileri ve Dolar Endeksi
Altının yükselişinde, ABD 10 yıllık Hazine tahvili getirisinin yüzde 4,8'in altına gerilemesi etkili oldu. Tahvil getirilerindeki düşüş, altının alternatif maliyetini azaltarak yatırımcıların ilgisini artırdı. Aynı zamanda dolar endeksi de gerileyerek altın fiyatlarını destekledi. Doların diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesi, altının diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha cazip hale gelmesine yol açtı.
Piyasa analistleri, tahvil getirilerindeki geri çekilmenin geçici olabileceğini ve altının yönünü belirlemede Fed'in para politikası duruşunun kritik olduğunu belirtiyor. Özellikle enflasyon verileri ve istihdam raporları, önümüzdeki dönemde altın fiyatlarında dalgalanmaya neden olabilir.
Fed Politikaları ve Faiz Beklentileri
Altın, faiz oranlarına karşı hassas bir varlık olarak bilinir. Düşük faiz ortamı, faiz getirisi olmayan altını daha cazip kılar. Son dönemde Fed yetkililerinden gelen açıklamalar, faiz oranlarının bir süre daha yüksek kalabileceğine işaret ediyor. Ancak piyasalar, Fed'in faiz artırım döngüsünün sonuna yaklaştığını fiyatlamaya başladı. Bu beklenti, altının aşağı yönlü risklerini sınırlıyor.
Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, perşembe günü yaptığı konuşmada, enflasyonun kontrol altına alınmasında kaydedilen ilerlemeye dikkat çekti ve faiz kararlarında temkinli olunması gerektiğini vurguladı. Goolsbee'nin açıklamaları, piyasalarda faiz artırımlarının sona erebileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.
Jeopolitik Riskler ve Talep Görünümü
Orta Doğu'daki jeopolitik gerilim, altının güvenli liman talebini destekleyen unsurlar arasında. İsrail ve Hamas arasındaki çatışmalar, yatırımcıların riskten kaçınma eğilimini artırarak altına olan talebi canlı tutuyor. Ayrıca, Çin'deki ekonomik yavaşlama endişeleri ve küresel büyüme görünümündeki belirsizlikler de altının desteklenmesine katkı sağlıyor.
Fiziki talep tarafında ise, Hindistan ve Çin gibi büyük altın tüketicisi ülkelerde düğün sezonu ve festival dönemlerinin yaklaşması, takı talebini artırabilir. Ancak yüksek fiyatlar, bu talebin bir kısmını baskılayabilir.
Teknik Görünüm ve Öngörüler
Teknik analistler, altının 1.900 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı olması durumunda 1.950 dolara doğru yükselebileceğini belirtiyor. Aşağı yönlü hareketlerde ise 1.880 dolar önemli bir destek konumunda. Piyasa oyuncuları, önümüzdeki günlerde açıklanacak ABD enflasyon verilerini yakından takip edecek. Verilerin beklentilerin altında gelmesi, altının yükselişini hızlandırabilir.
Öte yandan, altın fonları ve borsa yatırım fonları (ETF) kanallarıyla yapılan yatırımlar, son haftalarda toparlanma sinyali veriyor. Dünya Altın Konseyi'nin verilerine göre, altın ETF'lerine girişler eylül ayında pozitife döndü. Bu da kurumsal yatırımcıların altına olan ilgisinin arttığını gösteriyor.
Değerlendirme
Altın, kısa vadede tahvil getirileri ve dolar endeksindeki hareketlere bağlı olarak dalgalanmaya devam edecek gibi görünüyor. Uzun vadede ise merkez bankalarının altın alımları, jeopolitik riskler ve enflasyon belirsizlikleri, altının portföy çeşitlendirmesi açısından önemini korumasını sağlayabilir. Yatırımcıların, Fed'in para politikası kararlarını ve küresel ekonomik verileri dikkatle izlemesi gerekiyor. Altın, güvenli liman özelliğiyle belirsizlik dönemlerinde tercih edilmeye devam edecek gibi duruyor.