Yunanistan'da suç örgütü olarak nitelendirilerek kapatılan Neo-Nazi Altın Şafak partisinin lider kadrosunda yer alan İlias Kasidiaris, dün cezaevinden tahliye edilmesinin ardından yeni bir siyasi parti kuracağını duyurdu. Kasidiaris, hapisten çıktıktan kısa süre sonra yaptığı yazılı açıklamada, "milliyetçi" bir çizgide siyaset yapmaya devam edeceğini belirtti. 2020 yılında suç örgütü yöneticiliğinden 13 yıl hapis cezasına çarptırılan Kasidiaris, tahliyesiyle birlikte Yunan siyasetinde yeni bir tartışma başlattı.
Tahliye kararı ve siyasi yansımaları
Kasidiaris'in tahliyesi, Yunanistan'da geniş yankı uyandırdı. Altın Şafak, 2012-2019 yılları arasında parlamentoda temsil edilmiş, ancak 2020'de Mahkeme tarafından suç örgütü ilan edilerek kapatılmıştı. Partinin lider kadrosundan birçok isim çeşitli hapis cezaları almıştı. Kasidiaris, cezaevinde geçirdiği süre boyunca da siyasi faaliyetlerini sürdürmeye çalışmış, avukatları aracılığıyla açıklamalar yapmıştı. Tahliye kararı, Yunan yargısının verdiği cezaların infaz sürecine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.
Yeni parti planı ve olası etkileri
Kasidiaris, yeni partisinin adını ve programını henüz açıklamadı. Ancak yaptığı ilk açıklamada, "vatansever güçleri bir araya getireceklerini" ve "sistem karşıtı bir duruş sergileyeceklerini" ifade etti. Gözlemciler, Kasidiaris'in yeni partisinin aşırı sağ seçmende karşılık bulup bulmayacağını tartışıyor. Altın Şafak'ın kapatılmasının ardından bu alanda oluşan boşluğu doldurmak isteyen başka oluşumlar da bulunuyor. Kasidiaris'in karizmatik liderliği ve hapisteyken bile koruduğu taban desteği, yeni partinin potansiyelini artıran faktörler arasında sayılıyor.
Yunanistan'da son yıllarda aşırı sağ ve milliyetçi partilerin oy oranlarında dalgalanmalar yaşanıyor. Altın Şafak'ın kapatılmasından sonra seçmenin bir kısmı farklı partilere yönelmişti. Kasidiaris'in yeni partisi, bu seçmeni yeniden mobilize etmeyi hedefliyor. Ancak yasal engeller de bulunuyor: Yunanistan'da suç örgütü üyeliğinden mahkûm olan kişilerin siyasi parti kurması veya yönetmesi yasak. Bu nedenle Kasidiaris'in parti kurma girişimi hukuki tartışmalara yol açabilir. Avukatlar, mahkûmiyetin infazı tamamlanmadan böyle bir girişimin mümkün olmadığını belirtiyor.
Uluslararası bağlam ve benzer örnekler
Avrupa'da aşırı sağ partilerin yükselişi, son yıllarda sıkça gündeme geliyor. Yunanistan'daki Altın Şafak vakası, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşınmış ve parti, suç örgütü olarak yargılanmasının siyasi faaliyetlerini engellediğini savunmuştu. Mahkeme, 2023'te verdiği kararda Yunanistan'ı haklı bulmuştu. Kasidiaris'in yeni parti hamlesi, benzer şekilde yasaklanan diğer aşırı sağ oluşumlar için emsal teşkil edebilir. Almanya'da NPD'nin kapatılması tartışmaları, Fransa'da Ulusal Birlik'in yükselişi gibi gelişmeler, Avrupa'da aşırı sağın yeniden yapılanma sürecini gözler önüne seriyor.
Kasidiaris'in tahliyesi, Yunanistan'da yaklaşan seçimler öncesinde siyasi dengeleri etkileyebilir. Ana muhalefet partileri, hükümeti yargı kararlarını uygulamakta gevşek davranmakla suçladı. Hükümet sözcüsü ise yargı kararlarına saygılı olduklarını, ancak suç örgütü üyelerinin siyaset yapmasının önünde yasal engeller bulunduğunu vurguladı. Kamuoyu araştırmaları, Yunan seçmeninin büyük çoğunluğunun Altın Şafak benzeri oluşumlara mesafeli olduğunu gösteriyor. Ancak ekonomik zorluklar ve göçmen karşıtlığı gibi konular, aşırı sağın taban bulmasını kolaylaştırabilir.
Sonuç olarak, İlias Kasidiaris'in tahliyesi ve yeni parti kurma açıklaması, Yunanistan'da siyasi ve hukuki açıdan yakından takip edilecek bir gelişme. Ülkedeki demokratik kurumların bu tür girişimlere nasıl yanıt vereceği, Avrupa'daki benzer hareketler için de belirleyici olacak. Yunanistan'ın yakın siyasi geçmişi, aşırı sağın yükselişinin toplumsal ve siyasal sonuçlarını hâlâ canlı tutuyor.