Altın ve gümüş fiyatlarında yaşanan sert düşüş, yatırımcıların odağını yeniden değerli metallere çevirdi. Uzmanlar, özellikle gram altın için kritik destek seviyelerine işaret ederken, İslam Memiş’in açıklamaları piyasalarda yankı buldu. Memiş, 2026 yılını “mal toplama yılı” olarak nitelendirerek, altından gümüşe geçiş stratejisinden mevduat getirisine ve Merkez Bankası’nın faiz indirimine kadar geniş bir çerçeve çizdi.
Gram altında kritik destek seviyeleri
İslam Memiş, son günlerde altın ve gümüşte görülen geri çekilmenin ardından yatırımcılara yol gösterecek seviyeleri paylaştı. Gram altın için özellikle 2.200 TL seviyesinin altının test edilmesi durumunda alım fırsatı olarak değerlendirilebileceğini belirten Memiş, bu seviyelerin uzun vadeli yatırımcı için önemli bir eşik olduğunu vurguladı. Ons altında ise 1.900 doların kritik olduğunu, bu seviyenin altında kalıcı bir düşüş yaşanması halinde piyasanın yön değiştirebileceğini ifade etti.
Memiş, gümüş tarafında ise gram gümüşün 25 TL’nin altına sarkması durumunda alımların artabileceğini söyledi. Gümüşün altına göre daha oynak bir yapıya sahip olduğunu hatırlatan uzman, bu nedenle gümüş yatırımcısının daha dikkatli olması gerektiğini ekledi.
2026’ya “mal toplama yılı” vurgusu
İslam Memiş, 2026 yılına ilişkin değerlendirmesinde, “2026’yı mal toplama yılı olarak görüyorum” dedi. Bu ifadeyle, önümüzdeki dönemde değerli metallerde yaşanabilecek düşüşlerin alım fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Memiş, özellikle fiziki altın ve gümüş biriktirmenin uzun vadede kazançlı olacağını savundu. Yatırımcıların panik satışlarından kaçınması gerektiğini belirten Memiş, düşüşlerin sınırlı kalacağını ve yılın ikinci yarısında toparlanma beklediğini söyledi.
Altından gümüşe geçiş stratejisi
Memiş’in dikkat çeken bir diğer önerisi ise altın-gümüş dengesi üzerine oldu. Portföyünde ağırlıklı olarak altın bulunduran yatırımcıların, gümüşün düşük fiyat seviyelerinden faydalanarak kısmi geçiş yapabileceğini ifade etti. Ancak bu geçişin oranının iyi ayarlanması gerektiğini, aşırı risk almaktan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Gümüşün endüstriyel talebinin arttığını ve yeşil enerji dönüşümüyle birlikte uzun vadeli potansiyelinin güçlendiğini belirten Memiş, bu nedenle gümüşün portföylerde yer alması gerektiğini dile getirdi.
Mevduat getirisi ve TCMB faiz indirimi
Memiş, mevduat faizlerinin cazip görünmesine rağmen enflasyon karşısında reel getiri sağlamadığını hatırlattı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirim döngüsüne girmesi durumunda mevduat getirisinin azalacağını ve bu durumun altına olan talebi artıracağını öngördü. Faiz indirimlerinin altın fiyatlarını destekleyen bir faktör olduğunu belirten Memiş, yatırımcıların mevduat yerine değerli metallere yönelebileceğini söyledi.
Uzman, TCMB’nin atacağı adımların yakından izlenmesi gerektiğini, faiz kararlarının sadece altın değil, tüm emtia piyasaları üzerinde etkili olacağını ekledi.
Piyasalarda genel görünüm ve beklentiler
Altın ve gümüş fiyatlarındaki dalgalanma, küresel ekonomik belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerle şekilleniyor. Son dönemde ABD’de açıklanan ekonomik verilerin Fed’in faiz politikasına yönelik beklentileri değiştirmesi, değerli metallerde sert hareketlere yol açtı. Uzmanlar, kısa vadede oynaklığın devam edebileceğini ancak uzun vadede altının güvenli liman özelliğini koruyacağını belirtiyor.
İslam Memiş’in açıklamaları, yatırımcıların bu belirsizlik döneminde nasıl bir strateji izlemesi gerektiğine dair ipuçları sunuyor. Memiş’in vurguladığı destek seviyeleri ve “mal toplama yılı” tezi, önümüzdeki dönemde piyasa aktörlerinin yakından takip edeceği bir çerçeve oluşturuyor.
Sonuç olarak, altın ve gümüş yatırımcıları için 2026 yılı, düşüşleri fırsata çevirme ve portföylerini çeşitlendirme açısından kritik bir dönem olabilir. Ancak her yatırım kararında olduğu gibi, riskleri göz önünde bulundurmak ve uzman görüşlerini dikkate almak gerekiyor.