Altın fiyatları, salı günü güçlü dolar ve yatırımcıların ABD enflasyon verilerinden Federal Reserve'in (Fed) faiz politikasına dair ipuçları araması nedeniyle değer kaybetti. Spot altın, gün içinde ons başına 2.320 dolar seviyesinin altına inerek son bir haftanın en düşük seviyesini gördü. Analistler, değerli metalin kısa vadede dolar endeksi ve tahvil getirilerindeki hareketlere duyarlı kalmaya devam edeceğini belirtiyor.
Dolar Endeksi Yükselişini Sürdürdü
Dolar endeksi, altın üzerindeki baskıyı artırarak altı haftanın zirvesine yakın seyretti. Euro ve yen karşısında güçlenen dolar, altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha pahalı hale getirdi. Commerzbank analisti Carsten Fritsch, "Doların güçlü seyri ve artan tahvil getirileri, faiz getirisi olmayan altına olan talebi azaltıyor" dedi. Fritsch, piyasanın Fed'in faiz indirimine ne zaman başlayacağına dair net bir sinyal beklediğini ekledi.
ABD 10 yıllık tahvil getirileri, beklentilerin üzerinde gelen perakende satış verilerinin ardından yükseldi. Bu gelişme, Fed'in faiz indirimlerini erteleyebileceği yönündeki endişeleri artırdı. Altın, faiz oranlarına karşı hassastır; zira yüksek faiz ortamı, altın tutmanın fırsat maliyetini yükseltir.
Fed'in Faiz Politikası Belirsizliğini Koruyor
Yatırımcılar, Çarşamba günü açıklanacak ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisine odaklanmış durumda. Reuters anketine göre, ekonomistler manşet enflasyonun aylık %0,1 artmasını bekliyor. Çekirdek enflasyonun ise %0,2 artış göstermesi öngörülüyor. Verinin, Fed'in faiz indirimine ilişkin zamanlamayı netleştirmesine yardımcı olması bekleniyor.
Fed Başkanı Jerome Powell, geçen hafta yaptığı açıklamada, enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde %2 hedefine doğru ilerlediğine dair daha fazla güven duymaları gerektiğini söylemişti. Piyasalar şu anda Eylül ayında bir faiz indirimi olasılığını yaklaşık %70 olarak fiyatlıyor. Ancak güçlü ekonomik veriler, bu beklentiyi zayıflatabilir.
Altın Talebinde Fiziki ve Merkez Bankası Desteği
Öte yandan, altının uzun vadeli görünümü hala destekleyici faktörlere sahip. Merkez bankaları, özellikle Çin ve Hindistan, rezerv çeşitlendirmesi kapsamında altın alımlarını sürdürüyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, merkez bankaları 2024'ün ilk çeyreğinde 290 ton altın satın aldı. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre hafif bir düşüş olsa da tarihsel ortalamaların üzerinde.
Ayrıca, Asya'daki fiziki talep, fiyatlardaki düşüşleri sınırlayabilir. Hindistan'da düğün sezonu ve Çin'deki tatiller öncesi alımların artması bekleniyor. Ancak analistler, kısa vadede doların yönünün belirleyici olacağını vurguluyor.
Teknik Görünüm ve Destek Seviyeleri
Teknik analistler, altının ons başına 2.300 dolar seviyesinde güçlü destek bulduğunu, bu seviyenin altına inilmesi durumunda 2.275 dolara kadar geri çekilme olabileceğini belirtiyor. Direnç seviyesi ise 2.350 dolar olarak öne çıkıyor. RSI göstergesi aşırı satım bölgesine yaklaşmış durumda, bu da kısa vadeli bir toparlanma sinyali olabilir.
Altın, yıl başından bu yana yaklaşık %12 değer kazandı. Jeopolitik riskler, merkez bankası alımları ve faiz indirimi beklentileri bu yükselişte etkili oldu. Ancak son haftalarda ABD'den gelen güçlü ekonomik veriler ve Fed yetkililerinin şahin tonu, rallinin hız kesmesine neden oldu.
Piyasa Katılımcıları Ne Bekliyor?
ING analisti Warren Patterson, "Altın için kritik eşik 2.300 dolar. Bu seviyenin üzerinde kalındıkça, yukarı yönlü hareket potansiyeli korunur. Ancak enflasyon verisi beklentilerin üzerinde gelirse, dolar daha da güçlenebilir ve altın 2.250 dolara kadar gerileyebilir" değerlendirmesinde bulundu.
Diğer taraftan, gümüş de altınla birlikte değer kaybetti ve ons başına 29 doların altına indi. Platin ise 1.000 dolar seviyesinin altında işlem gördü. Değerli metaller, genellikle benzer makroekonomik faktörlerden etkilenir.
Sonuç olarak, altın piyasası bu hafta ABD enflasyon verisi ve Fed yetkililerinin açıklamalarına odaklanacak. Yatırımcılar, faiz indirimi beklentilerini şekillendirecek her türlü sinyali yakından takip ediyor. Orta vadede ise merkez bankası alımları ve jeopolitik riskler altını desteklemeye devam edebilir. Ancak kısa vadede doların gücü ve tahvil getirileri belirleyici olacak.