Küresel piyasalar, ABD'de beklentilerin altında kalan enflasyon verilerinin ardından kısa süreli bir rahatlama yaşarken, altın fiyatları üzerindeki baskı devam ediyor. Yatırımcılar, Fed'in bu hafta açıklayacağı faiz kararına odaklanmış durumda. Finans analisti İslam Memiş, altının güvenli liman kimliğini koruyup koruyamayacağına dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Enflasyon verisi ve piyasa tepkisi
ABD'de açıklanan enflasyon verileri, yıllık bazda %3,4 ile piyasa beklentilerinin (%3,5) altında gerçekleşti. Bu durum, Fed'in faiz artışlarında yavaşlamaya gidebileceği beklentilerini güçlendirdi. Kısa vadede borsalar ve altın dahil emtia fiyatlarında kısmi bir iyileşme gözlemlense de, kalıcı bir rahatlamadan söz etmek mümkün değil.
Jeopolitik riskler ve petrol fiyatları
Orta Doğu'daki artan gerilim ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, altın gibi güvenli liman varlıklarına talebi artırırken, aynı zamanda enflasyon endişelerini de canlı tutuyor. Petrol fiyatlarındaki oynaklık, özellikle gelişmekte olan ülkeler için ek bir risk faktörü oluşturuyor. Altın fiyatları, 2.300 dolar seviyesinin üzerinde tutunmaya çalışırken, analistler bu seviyenin kritik olduğunu vurguluyor.
Fed faiz kararı beklentileri
Yatırımcıların gözü, bu hafta açıklanacak Fed faiz kararına çevrilmiş durumda. Fed'in faiz oranını yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit bırakması bekleniyor. Ancak Fed Başkanı Jerome Powell'ın yapacağı açıklamalar, gelecekteki para politikası kararları hakkında ipuçları verecek. Piyasalar, olası bir faiz indirimine dair sinyalleri değerlendirecek.
Finans analisti İslam Memiş, altın fiyatlarının kısa vadede 2.200-2.400 dolar bandında hareket etmesini beklediğini belirterek, yatırımcıların Fed kararı öncesi temkinli olması gerektiğini ifade etti. Memiş, 'Altın, jeopolitik riskler ve enflasyon endişeleri nedeniyle cazibesini koruyor ancak doların güçlenmesi ve faizlerin yüksek kalması altın üzerinde baskı yaratıyor. Yatırımcılar, uzun vadeli perspektifle hareket etmeli.' dedi.