ABD'nin İran'a yönelik yeni askeri operasyonları, küresel piyasalarda dalgalanmaya neden oldu. Jeopolitik gerilimin artmasıyla petrol fiyatları yükselirken, altın fiyatları beklenmedik bir şekilde geriledi. Uzmanlar, yatırımcıların artan enflasyon ve faiz beklentileriyle altından uzaklaştığını belirtiyor.
Petrol Fiyatlarındaki Yükseliş Altını Nasıl Etkiledi?
ABD'nin İran'daki hedeflere yönelik saldırıları, petrol arzına ilişkin endişeleri artırarak Brent petrolün varil fiyatını 75 doların üzerine taşıdı. Artan enerji maliyetleri, küresel enflasyonun daha da yükselebileceği endişesini beraberinde getirdi. Bu durum, merkez bankalarının faizleri uzun süre yüksek tutabileceği beklentisini güçlendirdi. Altın, faiz getirisi olmayan bir yatırım aracı olduğu için yüksek faiz ortamında cazibesini kaybediyor. Bu nedenle, ons altın salı günü 2.630 dolara kadar gerileyerek son birkaç haftanın en düşüğünü gördü.
Piyasalardaki Beklentiler ve Altına Etkisi
Analistler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) önümüzdeki dönemde faiz indirimine gitme olasılığının azaldığını vurguluyor. Enflasyonun hedeflenen seviyelerin üzerinde seyretmesi, Fed'in şahin duruşunu korumasına neden oluyor. Bu ortamda, yatırımcılar güvenli liman arayışında altın yerine dolar ve tahvillere yöneliyor. Ayrıca, jeopolitik gelişmeler kısa vadede altına talep yaratsa da, kalıcı bir yükseliş için faizlerin düşüş trendine girmesi gerektiği belirtiliyor.
Türkiye'de ise gram altın, ons fiyatındaki düşüş ve dolar kurundaki hareketlilikle birlikte dalgalı bir seyir izliyor. Kapalıçarşı'da gram altın 3.000 lira seviyelerinde işlem görürken, çeyrek altın ve Cumhuriyet altını da benzer oranlarda geriledi. Uzmanlar, yatırımcıları jeopolitik gelişmeleri yakından takip etmeye çağırıyor.
Bağımsız Değerlendirme
Altın fiyatlarındaki bu düşüş, jeopolitik risklerin her zaman altını desteklemediğini gösteriyor. Artan petrol fiyatları ve enflasyon beklentileri, faizleri aşağı çekmek yerine yukarı iterek altın için olumsuz bir ortam yaratıyor. Yatırımcıların, altının uzun vadeli güvenli liman özelliğini göz ardı etmeden, mevcut makroekonomik verileri de dikkate alarak hareket etmeleri önem taşıyor.