Almanya'nın Frankfurt kentinde yaşayan ve iltica başvuruları reddedilen Özlem ile Metin Kaya çifti, üç çocukları Almanya'da bırakılarak Türkiye'ye sınır dışı edildi. En büyüğü 3 yaşında, en küçüğü ise yalnızca 6 aylık olan çocuklar, Frankfurt Gençlik Dairesi'nin kararıyla koruyucu aileye yerleştirildi. Olay, Almanya'da insan hakları örgütlerinin ve siyasilerin tepkisini çekerken, aile birleşimi hakkının ihlal edildiği belirtiliyor.
Sınır dışı kararı ve ailenin yaşadıkları
Özlem ve Metin Kaya, 2015 yılında Suriye'deki iç savaştan kaçarak Almanya'ya gelmiş ve sığınma talebinde bulunmuştu. Ancak Alman makamları, çiftin Türkiye üzerinden geldiğini ve Türkiye'nin güvenli ülke olduğunu gerekçe göstererek iltica başvurularını reddetti. Çift, karara itiraz etmek için yasal yollara başvurdu ancak tüm itirazları reddedildi. Geçtiğimiz hafta polis ekipleri, ailenin evine sabahın erken saatlerinde baskın yaptı. Çift, gözaltına alınarak Frankfurt Havalimanı'na götürüldü ve Türkiye'ye uçakla gönderildi. Çocuklar ise annelerinin gözaltına alınması sırasında evde bulunan komşuya teslim edildi. Ardından Frankfurt Gençlik Dairesi, çocukların geçici olarak koruyucu aile yanına yerleştirilmesine karar verdi.
Frankfurt Gençlik Dairesi'nin kararı ve tepkiler
Frankfurt Gençlik Dairesi, yaptığı açıklamada, çocukların menfaatini gözeterek böyle bir karar aldıklarını, ailenin sınır dışı işlemleri tamamlanana kadar çocukların bakımının sağlanacağını ifade etti. Ancak bu karar, insan hakları örgütleri ve siyasi partiler tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Alman Yeşiller Partisi milletvekili Ekin Deligöz, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu skandal bir uygulama. Aile birliği temel bir haktır. Çocukların ailelerinden koparılması kabul edilemez." dedi. Sol Parti'den Sevim Dağdelen ise, "Bu uygulama Almanya'nın insan hakları konusundaki iki yüzlülüğünü gösteriyor. Aileler parçalanıyor, çocuklar travmaya sürükleniyor." şeklinde konuştu. Ayrıca Frankfurt'ta yüzlerce kişi, konsolosluk önünde protesto gösterisi düzenleyerek ailenin birleştirilmesini talep etti.
Almanya'daki iltica politikaları ve aile birleşimi
Almanya, özellikle 2015 yılında yaşanan göç dalgasının ardından iltica politikalarını sıkılaştırdı. Birçok mülteci, güvenli üçüncü ülke kuralı nedeniyle sınır dışı ediliyor. Bu kurala göre, sığınmacıların geldikleri ülke güvenliyse, Almanya'ya iltica başvurusu yapamıyor. Türkiye, Almanya tarafından güvenli ülke olarak kabul ediliyor. Ancak insan hakları örgütleri, Türkiye'deki mültecilerin durumunun güvenli olmadığını ve bu uygulamanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtiyor. Ayrıca, sınır dışı kararlarında çocukların yüksek yararı gözetilmiyor. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne göre, çocukların ailesinden ayrılmaması esas. Almanya'da da bu yönde yasalar bulunmasına rağmen, uygulamada ihlaller yaşanıyor.
Almanya İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, 2023 yılında toplam 12 bin kişi sınır dışı edildi. Bu kişilerin önemli bir kısmını Türkiye'ye gönderilenler oluşturuyor. Ailelerin parçalanması vakalarına sıkça rastlanıyor. Uzmanlar, sınır dışı işlemlerinin çocuklar üzerinde ciddi psikolojik etkiler yarattığını ve bu durumun çocukların gelişimini olumsuz etkilediğini vurguluyor. Frankfurt Üniversitesi'nden göç uzmanı Prof. Dr. Ayşe Çağlar, "Bu tür uygulamalar, çocukların onarılması güç yaralar almasına neden oluyor. Aile birliği, çocuğun temel hakkıdır. Almanya'nın bu politikayı gözden geçirmesi şart." değerlendirmesinde bulundu.
Kaya çiftinin avukatı ise, karara itiraz edeceklerini ve çocukların ailelerine iade edilmesi için hukuki süreç başlatacaklarını duyurdu. Avukat, "Ailemizin parçalanması hukuka aykırıdır. Çocukların derhal ailesine teslim edilmesi için Almanya Cumhuriyeti aleyhine tazminat davası açacağız." dedi. Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da konuya ilişkin bir açıklama yaparak, "Olayı yakından takip ediyoruz. Vatandaşlarımızın haklarını korumak için gerekli tüm adımları atacağız." ifadelerini kullandı.
Bu olay, Almanya'da mülteci politikalarının insani boyutunu bir kez daha gündeme getirdi. Çocukların ailelerinden koparılması, sadece Almanya'da değil tüm Avrupa'da tartışma konusu. İnsan hakları savunucuları, bu tür uygulamaların göçmen toplumlar üzerinde derin yaralar açtığını ve toplumsal huzuru tehdit ettiğini belirtiyor. Almanya'nın, uluslararası hukuka ve insan haklarına saygılı bir politika izlemesi gerektiği açıkça ortada.