Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde Almanya için Alternatif (AfD), yüzde 43.8 oy oranıyla sandıktan birinci parti olarak çıktı. 2021 seçimlerindeki oyunu ikiye katlayan AfD, mutlak çoğunluğa ulaşamasa da mevcut iktidar blokunun matematiksel olarak sona ermesine yol açtı. Sonuç, Almanya'da yıllardır aşırı sağa karşı uygulanan 'Brandmauer' (yangın duvarı) politikasını yeniden gündeme taşıdı.
Seçim sonuçları ve siyasi tablo
Resmi olmayan sonuçlara göre AfD, Saksonya-Anhalt'ta oyların yüzde 43.8'ini alarak eyalet parlamentosundaki sandalye sayısını önemli ölçüde artırdı. Bu oran, partinin 2021'deki yüzde 20'lik oyunun iki katından fazlasına işaret ediyor. Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) ise ikinci sırada yer aldı ve oy oranı yüzde 20 civarında kaldı. Sosyal Demokratlar (SPD), Yeşiller ve Sol Parti oy kaybı yaşadı. Hür Demokratlar (FDP) ise baraj altında kalarak parlamentoya giremedi.
AfD'nin bu zaferi, eyalet siyasetinde yeni bir dönemin habercisi. Mevcut koalisyon hükümeti (CDU, SPD ve Yeşiller) matematiksel olarak çoğunluğunu kaybetti. AfD'nin mutlak çoğunluğu olmadığı için hükümet kurma yetkisi diğer partilere geçmiş durumda. Ancak AfD ile koalisyon kurma konusunda diğer partilerin isteksizliği, siyasi belirsizliği artırıyor.
Brandmauer politikası nedir?
'Brandmauer' (yangın duvarı), Alman siyasetinde ana akım partilerin aşırı sağ partilerle, özellikle AfD ile, her türlü işbirliğini reddetmesi anlamına geliyor. Bu politika, İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya'nın aşırı sağa karşı geliştirdiği 'Aşırı sağa karşı siyasi hijyen' anlayışının bir parçası. CDU, SPD, Yeşiller ve FDP gibi partiler, AfD ile koalisyon kurmayı ve onunla ortak hareket etmeyi reddediyor.
Ancak AfD'nin oy oranındaki bu artış, Brandmauer'in ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusunu gündeme getiriyor. Özellikle CDU içinde, AfD ile işbirliği yapılması gerektiğini savunan sesler yükseliyor. CDU Genel Başkanı Friedrich Merz, seçim sonrası yaptığı açıklamada, 'AfD ile koalisyon kurmayacağız' dese de, parti içindeki baskılar artıyor.
AfD'nin yükselişinin nedenleri
AfD'nin Saksonya-Anhalt'taki başarısının arkasında birkaç faktör yatıyor. Birincisi, göçmen karşıtı söylemler. Parti, özellikle 2015'ten bu yana Almanya'ya gelen mültecilere karşı sert politikalar izliyor. İkincisi, ekonomik hoşnutsuzluk. Doğu Almanya'da işsizlik ve düşük ücretler, AfD'ye olan desteği artırıyor. Üçüncüsü, iklim politikalarına karşı çıkış. Yeşiller'in iklim politikaları, kırsal kesimde ve sanayi bölgelerinde tepki çekiyor. Dördüncüsü, koronavirüs pandemisi sürecinde uygulanan kısıtlamalar, AfD'nin 'özgürlük' söylemini güçlendirdi.
Saksonya-Anhalt, Almanya'nın doğusunda yer alıyor ve ekonomik olarak batıya göre daha az gelişmiş durumda. Bu bölgede AfD, 2017'den bu yana istikrarlı bir şekilde yükseliyor. 2021 seçimlerinde yüzde 20 olan oy oranı, 2026'da yüzde 43.8'e çıktı. Bu artış, partinin bölgede kalıcı bir taban edindiğini gösteriyor.
Brandmauer'in geleceği
AfD'nin bu zaferi, Brandmauer politikasının geleceğini tartışmaya açtı. Bazı siyaset bilimciler, ana akım partilerin AfD'yi dışlamaya devam etmesinin, seçmen iradesini yok saymak anlamına geldiğini savunuyor. Diğerleri ise aşırı sağın normalleşmesinin tehlikeli olduğunu belirtiyor. Almanya'da yapılan anketler, seçmenlerin önemli bir kısmının AfD ile diğer partiler arasında işbirliği yapılmasına karşı olduğunu gösteriyor.
Ancak Saksonya-Anhalt örneği, Brandmauer'in artık işlemediğini gösteriyor. AfD, eyalet parlamentosunda en büyük parti olarak, yasama sürecinde etkili olacak. Diğer partiler, AfD'nin desteği olmadan bütçe geçiremeyecek veya yasa çıkaramayacak. Bu durum, ya erken seçime ya da AfD ile dolaylı işbirliğine yol açabilir. CDU'nun bu ikilemden nasıl çıkacağı, Almanya siyasetinin geleceği açısından belirleyici olacak.
Sonuç olarak, Saksonya-Anhalt seçimleri, Almanya'da aşırı sağın yükselişinin durdurulamadığını gösteriyor. Brandmauer politikası, bir dönemin sonunu simgeliyor olabilir. Avrupa'da aşırı sağ partilerin yükselişi göz önüne alındığında, Almanya'daki bu gelişme, kıta genelinde bir eğilimin parçası olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde, ana akım partilerin AfD'ye karşı tutumu, Almanya'nın siyasi istikrarını belirleyecek.