Alman medyası, Türkiye’nin savunma sanayisindeki hızlı yükselişine dikkat çekerek, savaş uçaklarından hava savunma sistemlerine, İHA’lardan radarlara uzanan Türk savunma ürünlerinin uluslararası pazarda giderek daha güçlü bir konum elde ettiğini yazdı. Almanya’nın önde gelen gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung, Die Welt ve Der Spiegel’in yanı sıra Deutsche Welle gibi yayın organları, Türkiye’nin savunma ihracatının son yıllarda gösterdiği sıçramayı geniş haberlerle okuyucularına taşıdı.
Savunma Sanayisinde Türkiye’nin Yükselen Yıldızı
Alman basınına göre Türkiye, savunma sanayisinde ithalatçı konumdan ihracatçı konuma geçerek önemli bir dönüşüm yaşadı. Özellikle insansız hava araçları (İHA) ve silahlı insansız hava araçları (SİHA) alanında dünya çapında bilinirlik kazanan Türkiye, Bayraktar TB2 ve Anka gibi platformlarla uluslararası pazarda dikkatleri üzerine çekiyor. Örneğin, Die Welt gazetesi, Türk İHA’larının Ukrayna-Rusya savaşında gösterdiği performansın ardından Avrupa ülkelerinin de Türkiye’ye ilgisinin arttığını vurguladı. Polonya, Romanya ve Macaristan gibi Doğu Avrupa ülkelerinin yanı sıra İtalya, İspanya ve Fransa gibi Batı Avrupa ülkelerinin de Türk savunma ürünlerine talepte bulunduğu ifade ediliyor.
Hava Savunma Sistemlerine Yoğun İlgi
Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ), Türkiye’nin hava savunma sistemlerinde de önemli bir oyuncu haline geldiğini belirtti. Almanya’nın da aralarında bulunduğu birçok NATO ülkesinin, Rus tehdidine karşı hava savunma kapasitelerini güçlendirmek isterken Türk sistemlerine yöneldiği kaydedildi. Türkiye’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği Siper ve Korkut gibi sistemlerin, uluslararası alanda ilgi görmesi, ülkenin savunma sanayiindeki kabiliyetini gözler önüne seriyor.İtalya, İspanya, Fransa ve Polonya’dan Türkiye’ye İlgi
Alman medyasının aktardığı bilgilere göre, son dönemde İtalya, İspanya, Fransa ve Polonya gibi ülkeler Türkiye ile savunma alanında iş birliği arayışına girdi. Bu ülkelerin, Türk savunma firmalarıyla ortak projeler geliştirmek ve ürün tedarik etmek için temas halinde olduğu öne sürüldü. Bu durum, Türkiye’nin savunma sanayisinde yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte de söz sahibi olmaya başladığının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Özellikle Fransa ile Türkiye arasında zaman zaman yaşanan siyasi gerilimlere rağmen, savunma alanında karşılıklı çıkar odaklı iş birliklerinin gündeme gelmesi dikkat çekiyor. İspanya ise Türkiye’nin denizaltı ve gemi inşa projelerinde potansiyel ortak olarak görülüyor. Polonya’nın ise Rusya tehdidine karşı İHA ve hava savunma sistemlerinde Türkiye ile yakın iş birliği içinde olduğu belirtiliyor. İtalya’nın da özellikle helikopter ve askeri elektronik alanlarında Türk firmalarla görüşmeler yürüttüğü kaydediliyor.
Türkiye’nin Savunma Sanayisindeki Yükselişinin Arka Planı
Türkiye’nin savunma sanayisindeki bu başarısının arkasında, yerli üretime verilen önem ve son yıllarda yapılan Ar-Ge yatırımları yatıyor. Türk savunma sanayi şirketleri, geliştirdikleri yüksek teknolojili ürünlerle uluslararası standartlarda rekabet edebilir düzeye ulaştı. ASELSAN, TUSAŞ ve ROKETSAN gibi firmaların yanı sıra özel sektör oyuncularının da katkılarıyla Türkiye, savunma harcamalarında kendi kendine yeterlilik oranını artırdı. 2023 yılında Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı tarihi bir rekora imza atarak 5 milyar doları aşarken, bu rakamın önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor.
SİHA’ların Rolü Büyük
Özellikle Bayraktar TB2’nin Karabağ Savaşı’nda ve Rusya-Ukrayna Savaşı’nda gösterdiği etkinlik, bu platformun dünya çapında tanınmasını sağladı. Bugün itibarıyla 30’dan fazla ülkeye ihraç edilen SİHA’lar, Türkiye’nin savunma ihracatında lokomotif görevi üstleniyor. Alman basını da bu başarıyı, ‘Türk insansız hava araçlarının Avrupa’da yükselişi’ başlıklarıyla manşetlerine taşıdı. Bazı analistler, Rus tehdidiyle artan savunma harcamalarının, Türk savunma ürünlerine olan ilgiyi daha da artıracağını öngörüyor.Türkiye’nin savunma alanındaki bu performansı, NATO içindeki konumunu da güçlendiriyor. Alman uzmanlar, Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük ordusu olmasının yanı sıra savunma sanayisinde de kilit bir ortak haline geldiğini vurguluyor. Özellikle ABD ile yaşanan F-35 krizinin ardından Türkiye, kendi hava savunma sistemlerini ve savaş uçaklarını geliştirme kararı almıştı. KAAN (Milli Muharip Uçak) projesinin de ilerlemesiyle, Türkiye’nin bu alandaki dışa bağımlılığını azaltması bekleniyor.
Uluslararası İş Birliklerinin Geleceği
Uzmanlar, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselişinin uluslararası iş birliklerinde dengeleyici bir unsur olabileceğini belirtiyor. Batı ile yaşanan gerilimlere rağmen, savunma ticareti alanında karşılıklı bağımlılığın arttığı bir döneme girildiği ifade ediliyor. Almanya’nın Türkiye’ye yönelik silah ihracatına kısıtlamalar getirdiği dönemlerde bile, Türk savunma sanayisinin kendi başına ayakta kalabilmesi, Alman medyasında takdirle karşılanıyor. Öte yandan, Türkiye’nin savunma alanındaki bu atılımının, Avrupa savunma sanayisinde rekabeti artırabileceği yorumları yapılıyor.
Türkiye’nin savunma ihracatındaki bu büyümenin sürdürülebilirliği ise yeni nesil teknolojilere yatırım yapmasına ve mevcut pazarlardaki konumunu korumasına bağlı. Uzun vadeli hedefler doğrultusunda, Türk savunma firmalarının, siber güvenlik ve uzay sistemleri gibi alanlarda da söz sahibi olmak istediği biliniyor. Alman basınının haberlerinde de bu gelişmelerin yakından takip edildiği görülüyor. Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselen yıldızı, şüphesiz önümüzdeki dönemde uluslararası gündemin önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek.