İstanbul merkezli yürütülen 'Alihan Kuriş Suç Örgütü' soruşturmasında, örgüt lideri Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu 32 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Operasyon kapsamında, firari olarak aranan kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'e yönelik yapılan aramalarda ise kaynağı belirsiz 200 kilogram külçe altın ele geçirildi. Ele geçirilen altının güncel piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar Türk lirası olduğu tahmin ediliyor.
Operasyonun Detayları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, polis ekipleri tarafından düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, örgüt üyelerine ait olduğu belirlenen 15 ayrı adrese baskın yapıldı. Baskınlarda, aralarında örgüt lideri Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 32'si, nöbetçi sulh ceza hakimliğince 'silahlı suç örgütü kurma ve yönetme', 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' ve 'nitelikli yağma' suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 6 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
200 Kilogram Altın Bulundu
Soruşturma kapsamında, firari olarak aranan ve örgütün finans sorumlusu olduğu iddia edilen Hilmi Tuna Kuriş'in, İstanbul'un Beylikdüzü ilçesindeki lüks bir rezidansta bulunan adresinde arama yapıldı. Aramada, bir odanın özel olarak yapılmış gizli bölümünde, üzerinde herhangi bir marka veya damga bulunmayan 200 kilogram külçe altın ele geçirildi. Altınlar, tek tek poşetlenmiş ve istiflenmiş halde bulundu. Ele geçirilen altına el konulurken, adreste bulunan iki kişi de ifadeleri alınmak üzere gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahısların, Hilmi Tuna Kuriş'in yakın akrabaları olduğu öğrenildi.
Soruşturmanın Kapsamı
Savcılık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, 'Alihan Kuriş Suç Örgütü'nün, özellikle İstanbul, İzmir ve Ankara'da faaliyet gösterdiği ve başta kuyumculara yönelik yağma, tefecilik ve nitelikli dolandırıcılık olmak üzere birçok suça karıştığı belirlendi. Örgütün, kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren esnafa yüksek faizli borç vererek mağdur ettiği, borcunu ödeyemeyenlerin ise iş yerlerini zorla ele geçirdiği iddia ediliyor. Ayrıca, örgüt üyelerinin, kuyumculara yönelik silahlı yağma eylemlerine de karıştığı ve bu eylemlerden elde edilen altınları, kaynağı belirsiz hale getirerek satışa sundukları belirtiliyor. Soruşturma kapsamında, ele geçirilen 200 kilogram altının, bu suçlardan elde edilen gelirlerle satın alınmış olabileceği değerlendiriliyor.
Alihan Kuriş Kimdir?
Alihan Kuriş'in, daha önce de birçok suçtan sabıka kaydı bulunduğu ve hakkında yakalama kararı olduğu öğrenildi. Kuriş'in, özellikle 2019 yılında İstanbul'da bir kuyumcuya yönelik düzenlenen silahlı saldırıda parmağı olduğu gerekçesiyle 10 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, ancak cezasının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yeniden yargılama sürecinin devam ettiği belirtildi. Kuriş'in, bu süre zarfında örgütünü genişleterek faaliyetlerine devam ettiği iddia ediliyor.
Geçmiş Dönemdeki Operasyonlar
Geçtiğimiz yıl, İstanbul'da düzenlenen ve 'Kartel' olarak bilinen bir operasyonda da, kuyumculara yönelik zorla senet imzalatma ve tehdit suçlarından gözaltına alınan şüpheliler arasında, Alihan Kuriş'in isminin de geçtiği, ancak Kuriş'in o dönemde yurt dışında olduğu için yakalanamadığı ortaya çıkmıştı. Bu operasyonun ardından Kuriş'in, örgütün yönetimini kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'e devrettiği ve yurt dışında yaşamaya başladığı ifade edilmişti. Hilmi Tuna Kuriş'in ise halen firari olduğu ve hakkında kırmızı bülten çıkarılması için girişimlerin sürdüğü bildirildi.
Ekonomik Etki ve Değerlendirme
Ele geçirilen 200 kilogram altın, piyasa değerindeki dalgalanmalara bağlı olarak milyarlarca liralık bir değere işaret ediyor. Bu durum, suç örgütlerinin ekonomik gücünün ne kadar büyük olduğunu ve karaparanın aklanmasında altının ne kadar önemli bir araç olduğunu bir kez daha gösteriyor. Uzmanlar, suç örgütlerinin yüksek değerli ve kolay taşınabilir olması nedeniyle altını tercih ettiğini, bu nedenle de bu tür operasyonların ekonomik anlamda da önemli bir sonuç doğurduğunu belirtiyor. Bu soruşturma, suç gelirleriyle mücadelede altın ticareti ve kuyumculuk sektörünün daha yakından takip edilmesi gerektiğini de ortaya koyuyor. Yetkililerin, bu sektörlerde yapacağı denetimlerin artırılması, benzer suçların önlenmesi açısından kritik bir adım olacaktır.