CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, beş günlük Karadeniz programının ardından yaptığı açıklamada, mevcut yönetimi 'mutlak butlan' olarak nitelendirerek sert eleştirilerde bulundu. Başarır, vatandaşlarla birebir temas kurduklarını belirterek, '40 kilometre yürüdük. El sıktık. Milletin gözünün içine baktık. Onları dinledik. Onlar da bir Trabzon’da, Tirebolu'da, Hopa'da, Kemalpaşa'da 40 metre yürüyemezler' ifadelerini kullandı.
Karadeniz programında vatandaşla buluşma
Ali Mahir Başarır, partisinin Karadeniz Bölgesi'nde düzenlediği saha çalışmalarını değerlendirdi. Program kapsamında Trabzon, Giresun, Artvin ve Rize gibi illerde esnaf ziyaretleri, köy meclisleri ve halk toplantıları gerçekleştirildi. Başarır, 'Karadeniz insanının samimiyetine, misafirperverliğine bir kez daha şahit olduk. Sorunları yerinde dinledik, çözüm önerilerimizi aktardık' dedi.
'Butlan yönetimi' vurgusu
Başarır, konuşmasında sık sık 'butlan' kavramına vurgu yaptı. 'Mutlak butlan' ifadesiyle mevcut iktidarın hukuk dışı uygulamalarını eleştiren CHP'li vekil, 'Millet iradesini yok sayan bir anlayışla karşı karşıyayız. Seçilmiş belediyelere kayyum atanması, muhalif seslerin susturulmaya çalışılması butlanın ta kendisidir' şeklinde konuştu. Başarır, vatandaşların bu durumdan rahatsız olduğunu ve değişim talep ettiğini söyledi.
Halkın talepleri ve CHP'nin çözüm önerileri
Başarır, Karadeniz turu boyunca en çok dile getirilen sorunları sıraladı: işsizlik, enflasyon, çiftçinin artan maliyetleri ve gençlerin yurt dışına göçü. CHP'nin bu sorunlara yönelik hazırladığı raporları kamuoyuyla paylaşacaklarını belirten Başarır, 'İktidarın dayattığı bu çaresizlik tablosuna karşı halkımızın umudu olmaya devam edeceğiz' dedi.
Bağımsız değerlendirme
Ali Mahir Başarır'ın 'mutlak butlan' vurgusu, hukuki bir terimi siyasi söyleme taşıması açısından dikkat çekiyor. 'Butlan' kavramı, işlemin baştan itibaren geçersiz olması anlamına gelirken, 'mutlak butlan' ise kamu düzenini ilgilendiren ve re'sen dikkate alınması gereken bir hukuki durumu ifade ediyor. Başarır'ın bu benzetmeyle, iktidarın politikalarının meşruiyetini sorguladığı söylenebilir. Karadeniz'deki saha çalışmalarının, CHP'nin bölgede yeniden yapılanma ve tabanla temasını güçlendirme stratejisinin bir parçası olduğu gözlemleniyor. Önümüzdeki dönemde muhalefetin bu tür bölgesel programlarla halkın nabzını tutmaya devam edeceği anlaşılıyor.