İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Ali Çağatay hakkında 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' ve 'devletin kurum ve organlarını aşağılama' suçlamalarıyla gözaltı kararı verdi. Çağatay'ın, İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılması dosyasına ilişkin sosyal medya paylaşımlarında emniyet teşkilatını hedef aldığı belirtiliyor. Gözaltı işlemi sabah saatlerinde İstanbul'da gerçekleştirildi.
Paylaşımlar ve suçlamalar
Çağatay'ın, Erhan Karaal'ın kaçırılması olayıyla ilgili yaptığı yorumlarda, emniyetin soruşturmayı yürütme biçimini eleştirdiği ve kuruma yönelik 'asılsız' ifadeler kullandığı iddia ediliyor. Başsavcılık, bu paylaşımların kamuoyunda yanlış algı oluşturduğunu, devlet kurumlarının itibarını zedelediğini ve halkı yanıltıcı nitelikte olduğunu öne sürüyor. Soruşturma kapsamında Çağatay'ın dijital materyallerine el konulduğu ve ifadesinin alınacağı öğrenildi.
Erhan Karaal dosyası
İBB Kültür A.Ş. yöneticisi Erhan Karaal, 2024 yılında bir süre kaybolmuş ve daha sonra bulunmuştu. Olayın ardından başlatılan soruşturma devam ederken, dosya zaman zaman kamuoyunun gündemine gelmişti. Çağatay'ın paylaşımları, bu soruşturma sürecinde emniyetin rolüne dair eleştiriler içeriyor. Ancak yetkililer, soruşturmanın gizliliği ve kurumlara güvenin önemine vurgu yapıyor.
Benzer soruşturmalar
Son yıllarda Türkiye'de sosyal medya paylaşımları nedeniyle birçok gazeteci ve aktivist hakkında 'halkı yanıltıcı bilgi yayma' suçlamasıyla soruşturma açıldı. 2022'de yürürlüğe giren ve 'dezenformasyon yasası' olarak bilinen düzenleme, bu tür suçlamaların yasal dayanağını oluşturuyor. Eleştirmenler, yasanın ifade özgürlüğünü kısıtladığını savunurken, hükümet yetkilileri düzenlemenin kamu düzenini koruma amacı taşıdığını belirtiyor.
Ali Çağatay'ın gözaltına alınması, medya ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Olayın, adli sürecin nasıl ilerleyeceği ve benzer vakaların önüne geçilip geçilemeyeceği konusunda önemli bir sınav olduğu değerlendiriliyor.