Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi, kamuoyunda “Aleyna Çakır” olarak bilinen Sema Esen’in ölümüne ilişkin davada gerekçeli kararını açıkladı. Kararda, sanık Ümitcan Uygun’un olay gecesine dair savunmasında “telefonunun uçak modunda olduğunu” öne sürdüğü, ancak mesaj kayıtlarının bu ifadeyi çürüttüğü belirtildi. Mahkeme, Uygun’un Sema Esen’e yönelik eylemlerini ayrıntılı şekilde değerlendirerek hüküm verdi.
Olayın geçmişi ve iddianame
Sema Esen, 17 Haziran 2020’de Ankara’daki evinde ölü bulundu. İlk incelemelerde şüpheli ölüm olarak kayda geçen olay, ardından açılan dava ile kamuoyunun gündemine yerleşti. Esen’in eski erkek arkadaşı Ümitcan Uygun hakkında “kasten öldürme” suçlamasıyla dava açıldı. Yargılama sürecinde sanık, suçlamaları reddederek Esen’in intihar ettiğini savundu.
Dosyada yer alan bilirkişi raporları ve tanık beyanları, olayın intihar olmadığı yönünde güçlü deliller ortaya koydu. Mahkeme, özellikle olay gecesine ait dijital verileri mercek altına aldı.
Gerekçeli kararın ayrıntıları
Gerekçeli kararda, Ümitcan Uygun’un olay gecesi telefonunu uçak moduna aldığı yönündeki savunmasına yer verildi. Uygun, ifadesinde “O gece telefonum uçak modundaydı, bu yüzden mesajlara bakamadım” dedi. Ancak mahkeme, HTS kayıtları ve WhatsApp yazışmalarını inceleyerek bu savunmanın gerçeği yansıtmadığını tespit etti.
Kararda, Uygun’un olay saatinden kısa süre önce Esen’e çok sayıda mesaj gönderdiği, bu mesajlarda tehdit ve hakaret içeren ifadeler bulunduğu belirtildi. Ayrıca, olaydan sonra Uygun’un telefonunu kapattığı ve bazı mesajları sildiği kaydedildi. Mahkeme, bu davranışları “suç delillerini gizleme çabası” olarak yorumladı.
Gerekçeli kararda, sanığın eyleminin “tasarlayarak öldürme” kapsamında değerlendirildiği ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığı hatırlatıldı. Kararda, Uygun’un savunmasının çelişkili olduğu ve mahkemeyi ikna etmediği vurgulandı.
O geceye ait mesajlar
Dosyaya giren mesaj kayıtlarına göre, olay gecesi saat 23:00 sularında Ümitcan Uygun, Sema Esen’e “Beni terk edemezsin, yoksa seni bitiririm” şeklinde mesajlar gönderdi. Esen’in cevap vermemesi üzerine Uygun’un ısrarcı mesajlarını sürdürdüğü görüldü. Saat 01:30’da Esen’in telefonundan Uygun’a “Beni rahat bırak” yazılı bir mesaj gönderildiği, ancak bu mesajın ardından Uygun’un aramalarının devam ettiği belirlendi.
Olay saatinde Esen’in telefonunun sinyal verdiği baz istasyonu ile Uygun’un evine yakınlık tespit edildi. Mahkeme, bu verilerin sanığın olay yerinde olduğunu desteklediğini ifade etti. Ayrıca, Uygun’un olaydan sonra saat 03:00’te telefonunu uçak moduna aldığı, ancak bu eylemin olaydan sonra gerçekleştiği HTS kayıtlarıyla sabitlendi.
Savunma ve mahkemenin değerlendirmesi
Ümitcan Uygun, mahkemedeki savunmasında “O gece telefonum uçak modundaydı, bu yüzden mesajları görmedim. Aleyna’nın intihar ettiğini düşünüyorum” dedi. Ancak mahkeme, uçak modu savunmasının olaydan sonraki saatlerle sınırlı olduğunu, olay anında telefonun aktif olduğunu belirledi. Kararda, “Sanığın uçak modu savunması, HTS kayıtları ve mesaj trafiği ile çürütülmüştür” denildi.
Mahkeme ayrıca, Uygun’un olaydan sonra Esen’in ailesine ve arkadaşlarına yönelik tehditkar mesajlar gönderdiğini de tespit etti. Bu mesajlar, sanığın suçluluk psikolojisi içinde olduğunu gösterdiği şeklinde yorumlandı.
Kamuoyu ve tepkiler
Gerekçeli kararın açıklanmasının ardından kamuoyunda çeşitli tepkiler oluştu. Kadın hakları örgütleri, kararın kadına yönelik şiddet davalarında emsal teşkil etmesi gerektiğini vurguladı. Avukatlar, özellikle dijital delillerin önemine dikkat çekerek, HTS ve mesaj kayıtlarının bu tür davalarda belirleyici olduğunu ifade etti.
Sema Esen’in ailesi, kararın ardından yaptıkları açıklamada “Adaletin yerini bulduğuna inanıyoruz” dedi. Aile, kızlarının ölümünden sorumlu tutulan Uygun’un en ağır cezayı almasını beklediklerini belirtti.
Davanın hukuki boyutu ve geleceği
Dava, Türkiye’de kadın cinayetleri ve dijital delillerin kullanımı açısından önemli bir örnek oluşturuyor. Mahkemenin uçak modu savunmasını çürütmesi, sanıkların teknolojiyi kullanarak delil gizleme çabalarının boşa çıkabileceğini gösterdi. Hukukçular, bu kararın benzer davalarda da yol gösterici olacağını belirtiyor.
Ümitcan Uygun’un avukatlarının kararı temyiz etmesi bekleniyor. Dosya, Yargıtay aşamasına taşınırsa, gerekçeli kararın detayları bir kez daha incelenecek. Kamuoyu, davanın seyrini yakından takip etmeye devam ediyor.
Sonuç olarak, Aleyna Çakır davasında verilen karar, adaletin tecellisi adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak kadına yönelik şiddetin önlenmesi için yasal ve toplumsal düzenlemelerin sürmesi gerektiği vurgulanıyor.