Alevi-Bektaşi Federasyonu’nun da aralarında bulunduğu yedi sivil toplum kuruluşu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Alevi-Bektaşi inancı ve kültürüne yönelik hazırladığı eğitim modüllerine itiraz etti. Kurumlar, hazırlanan içeriklerin Aleviliği devlet eliyle yeniden biçimlendirme girişimi olduğunu savunarak, sürecin inanç topluluklarının katılımı olmadan yürütüldüğünü belirtti.
Kurumların Ortak Açıklaması: Süreç Şeffaf Değil
Alevi-Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Cem Vakfı, Alevi Vakıfları Federasyonu ve Anadolu Alevi Kültür Vakfı’nın imzaladığı ortak açıklamada, MEB’in eğitim modüllerinin hazırlık aşamasında kendileriyle herhangi bir istişare yapılmadığı vurgulandı.
Açıklamada, “Alevilik, tarihsel ve toplumsal bir inanç sistemi olarak kendi kurumları, ocakları ve dedeleri aracılığıyla yaşatılır. Devletin, hangi inancın nasıl öğretileceğine karar vermesi, inanç özgürlüğüne müdahaledir. Alevi-Bektaşi inancı devlet eliyle yeniden biçimlendirilemez” ifadeleri kullanıldı.
Eğitim Modüllerinin İçeriği ve Eleştiriler
MEB tarafından hazırlanan modüllerin, seçmeli din dersleri kapsamında okutulması planlanıyor. Ancak Alevi kurumları, içeriğin Alevi-Bektaşi inancının temel kaynaklarına ve yaşam pratiklerine uygun olmadığını öne sürüyor. Kurumlar, modüllerin Aleviliği Sünni İslam çerçevesinde ele aldığını, cem ibadeti, semah, dedelik kurumu ve musahiplik gibi unsurların yeterince yer almadığını belirtiyor.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı, “Alevi çocuklarının kendi inançlarını doğru kaynaklardan öğrenme hakkı vardır. Ancak bu, devletin dayattığı bir müfredatla değil, inanç kurumlarının katkısıyla hazırlanan materyallerle mümkün olur” dedi.
MEB’in Savunması ve Süreç
Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, modüllerin hazırlanmasında akademisyenlerden ve uzmanlardan destek alındığını, Alevi toplumunun farklı kesimlerinden görüşlerin değerlendirildiğini savunuyor. Bakanlık, eğitim modüllerinin seçmeli ders olarak okutulacağını, zorunlu olmadığını hatırlatıyor.
Ancak Alevi kurumları, görüşlerinin dikkate alınmadığını, sürecin kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü belirtiyor. Kurumlar, MEB’e yaptıkları yazılı başvurulara yanıt alamadıklarını da sözlerine ekledi.
Alevi Toplumunun Talepleri ve Tarihsel Arka Plan
Türkiye’de Alevi toplumu, uzun yıllardır zorunlu din derslerinin kaldırılmasını veya Aleviliğin de bu derslerde kendi inanç esaslarına göre okutulmasını talep ediyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2007’deki kararı, zorunlu din derslerinin Alevi öğrenciler için ayrımcılık oluşturduğunu tespit etmişti. O günden bu yana çeşitli düzenlemeler yapılsa da Alevi kurumları, taleplerinin karşılanmadığını dile getiriyor.
2023’te MEB, seçmeli “Alevilik” dersi için müfredat hazırlığı başlattığını duyurmuştu. Ancak süreç, Alevi kurumlarının katılımı olmadan ilerledi. Kurumlar, bu tür girişimlerin Aleviliği devlet kontrolüne alma çabası olduğunu savunuyor.
Alevi-Bektaşi Federasyonu, konuyu yargıya taşıyacaklarını ve uluslararası platformlarda da gündeme getireceklerini açıkladı. Kurumlar, ayrıca Alevi ailelere çağrıda bulunarak, çocuklarını bu modüllerden muaf tutmaları için dilekçe vermeye davet etti.
MEB’in modülleri hangi sınıf düzeyinde ve ne zaman uygulamaya koyacağı ise belirsizliğini koruyor. Bakanlık, konuya ilişkin yeni bir açıklama yapmadı.
Bu gelişme, Türkiye’de din eğitimi ve inanç özgürlüğü tartışmalarının yeniden alevlenmesine neden oldu. Alevi toplumunun talepleri, laiklik ilkesi ve devletin inançlar karşısındaki konumu, önümüzdeki günlerde daha geniş bir kamuoyu tartışmasının parçası olacağa benziyor.